18 Temmuz, 2026, Cumartesi
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

2. BÖLÜM - İRAN Şİİ HİLALİ / MOLLA REJİMİ / BÜYÜK SENARYO

05 Şubat 2026, Perşembe 16:31
2. BÖLÜM - İRAN Şİİ HİLALİ / MOLLA REJİMİ / BÜYÜK SENARYO

 

2. BÖLÜM - “Cambaza Bak/ Kontrollü Gerilim Ortaklığı”

Uçak gemisi geliyor, tehditler havada uçuşuyor, müzakereler başlıyor, piyasalar geriliyor…
Sonra ne oluyor? Bir drone düşürülüyor.
Ve herkes oraya kilitleniyor.

Bu klasik bir gündem yönlendirme operasyonudur.
Drone, dikkat dağıtıcı nesne.
Asıl mesele, bölgesel yeniden tasarım.

İran–ABD düşmanlığı gerçeği: 
Sahnedeki rol, kuliste ortak çıkar.
İran, 1979’dan beri ABD’ye küfrederek büyütülmüş bir rejimdir. Ama hiçbir zaman ABD’nin varoluşsal düşmanı olmamıştır.
Gerçek düşman olsaydı:
İran bu kadar nefes alabilir miydi?
Bu kadar bölgeyi yutabilir miydi?
Bu kadar ambargoya rağmen sistem içinde kalabilir miydi?

Bu ilişki düşmanlık değil, kontrollü gerilim ortaklığıdır.
Yani:
“Sen bağır, ben sopayı gösteririm; ama masa asla devrilmez.”

 “İran’a Irak’ı, Suriye’yi, Lübnan’ı, Yemen’i kim verdi?”
ABD’NİN Irak işgali, İran’a altın tepsi,
Suriye'de rejim ayakta tutuldu, İran’a açık koridor,
Lübnan Hizbullah’ı, İsrail sınırı kontrollü tehdit,
Yemen Husileri, Körfez baskı aparatı...

Bunların hiçbiri İran’ın kendi başına altından kalkabileceği işler değil.
Bu yayılma ABD ve İsrail’in görmeden, bilmeden olabileceği bir şey değil.
Yani;
İran genişledi ama asla ipi koparmadı. Çünkü ip başkasının elindeydi.

Peki İsrail–Şia ilişkisi, düşmanlık mı, iş bölümü mü?
Burada duygusal değil, çıkar bazlı bakmak lazım:
İsrail için ideal düşman kim?
Arap ama Sünni olmayan,
Halk tabanı baskılanmış,
Mezhep üzerinden kontrol edilebilir,
Radikal ama öngörülebilir...

Şii Molla rejimi bu tanıma cuk oturuyor.
Bu yüzden, Sünni dünyanın enerjisini içeriden tükettiler.
Mezhep çatışmalarıyla İsrail’in etrafındaki halk kuşağı parçalandı.
Filistin meselesi mezhep gürültüsünde boğuldu...

Bu, “Şia İsrail’e çalışıyor” gibi basit bir slogan değil; bu işlevsel sonuç üzerinden okunan bir jeopolitik gerçekliktir.

Peki Amerika ne yapıyor?
İran’ı tam yıkmıyor,
İran’ı tam serbest bırakmıyor,
İran’ı bölgeyi kontrol edecek kadar güçlü,
sistemi bozacak kadar zayıf tutuyor.
Bu, klasik denge aktörü kullanma stratejisidir.

Sonuç olarak drone olayı hikâye,
İran–ABD kavgası rol paylaşımı,
Şii Hilali kontrollü bir proje.
İsrail’in güvenliği bu kaosta genişledi, derinleşti.

İran'da her seferinde halk ayağa kalktığında ABD ve İsrail İran halkını Molla Rejiminin etrafında toplamak ve İslam alemine gerçek yüzlerini göstermemek için, hep "cambaza bak" der.

İran nükleer silaha yaklaştırılır ama sahip kılınmaz. Bu dosya, rejimi ayakta tutan bir pazarlık sigortasıdır, savaş tetikleyicisi değil.

İsrail İran’ı tehdit olarak tutar ama devre dışı bırakmaz. Çünkü yaşayan İran, İsrail için bölgeyi parçalayan faydalı bir gürültüdür.

Türkiye’nin rolu:
Bu oyunda kullanılamayan ama durdurulması gereken aktördür. Ne tam dışlanır ne tam yetkilendirilir.

Bundan sonra ne olacak?

İran rejimi terbiye edilir, yıkılmaz.
Önümüzdeki dönemde:
İran’a nokta baskılar,
Sınırlı askerî mesajlar, drone, siber saldırı, örtülü operasyon vs,
Rejim değişimi değil, rejim hizalaması.
Yani hedef: Molla rejimini devirmek değil, fazla ses çıkaranı susturmak.
Bu tam bir kurumsal performans ayarlamasıdır. 

İsrail yayılmayı silahla değil, boşlukla yapacak. İsrail’in yeni konsepti:
Doğrudan işgal yok,
Uzun savaş yok.
Devletsiz alanlar,
Mezhepsel ve etnik kırılma hatları,
Gazze, Batı Şeria, Güney Lübnan, Suriye’nin güneyi…
Buralar tam kontrol değil, tam sahipsizlik alanı.
Çünkü sahipsiz coğrafya, direniş üretmez, hesap soramaz.

Asıl hedef: Sünni toparlanmanın önünü kesmektir.

ABD–İsrail hattının kırmızı çizgisi şudur:
Mezhep üstü, halk tabanlı, siyasal irade üreten bir Sünni blok.
Bu yüzden:
Şia kaosu tolere edilir,
Etnik parçalanmalar teşvik edilir,
Ama bağımsız halk hareketleri bastırılır

Türkiye için önümüzdeki eşik:
Türkiye açısından kritik soru şu: 
Seyirci mi kalacak, oyunu mu bozacak?

Eğer Türkiye:
Sahada etkili, Devlet aklıyla ilerlerse, bütün kurguyu çökertecek tek aktör olur.
O yüzden Türkiye sürekli iç tartışmalara çekiliyor,
Sürekli “dengeci” rolüne hapsediliyor,
Sürekli yavaşlatılıyor.
Bu tesadüf değil, stratejik yıpratmadır.
Türkiye isterse bu oyunu bozar, bozarsa hedef olur. Ama bozmak için devlet aklıyla hareket etmek ve direnmek zorundadır.
Devam edecek...

Fi Emanillah 

Ebuzer AYDIN 

"Ey Kalemim! Bir Gün Doğru Bildiklerini Yazmazsan Kolumla Beraber Kırar Atarım Seni"