14 Haziran, 2026, Pazar
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

200 Konut... 200 Soru

27 Nisan 2026, Pazartesi 10:34
200 Konut... 200 Soru

Malatya’da konutlar yükseliyor.

Rakam büyüyor.
Yüz bin deniyor.

Anahtar veriliyor.
Kura çekiliyor.

Güzel.

Olması gereken.

Ama tam bu noktada…

şehrin içinde dolaşan bir mesele var.

Adı geçiyor:

Malatya TSO.

Ve başında bir isim:

Oğuzhan Atasadıkoğlu.

Konuşulan şu:

TSO üyeleri için
200 konut ayrıldığı söyleniyor.

Kesin mi?

Bilmiyoruz.

Ama mesele kesinlik değil.

güven duygusu.

Çünkü bu şehirde böyle söylentiler boşlukta doğmaz.

Bir sebep ister.
Bir zemin ister.

Ve en çok…

açıklama olmadığında büyür.

Şimdi herkes aynı şeyi merak ediyor:

Bu konutlar kimlere verildi?

Gerçek hak sahiplerine mi?

Deprem mağdurlarına mı?

Yoksa liste…

başka türlü mü yazıldı?

Hepsi dağıtıldı mı?

Bir kısmı bekliyor mu?

Çünkü mesele sayı değil.

itibar meselesi.

Bir kurum düşün.

Adı “ticaret”.

Ama konuşulan şey ticaret değil…

dağıtım listesi.

Bir başkan düşün.

Üyelerini temsil ediyor.

Ama şehir ona bakıyor.

İşte bu yüzden kimse hüküm vermiyor.

Ama herkes cevap bekliyor.

Çünkü Malatya artık temkinli.

Gördüğünü sorguluyor.

Duyduğunu tartıyor.

Ve çözüm çok basit:

Açıkla.

Listeyi koy.

İsimleri paylaş.

Kime, hangi ölçüyle verildiğini anlat.

Çünkü açıklama gelmezse…

boşluk dolmaz.

boşluk konuşur.

CAMİ BÜYÜTÜLÜR… SÖZ KÜÇÜLTÜR

Edirne’de bir cami var.

Selimiye.

İçinde bir iz…

ters lale.

Küçük.
Ama derin.

Bir hikâye bırakılmış.
Bir hatıra saklanmış.

Taş konuşmuyor…

niyet konuşuyor.

Malatya’da bir cami var.

Yeni Camii.

Deprem geldi.
Minare yıkıldı.

Sonra yapıldı.
Sonra yine yapıldı.
Yine tadilat gördü.

Ama…

yarım bırakıldı.

Bilerek.

İsteyerek.

Unutulmasın diye.

Çünkü bazı yapılar tamamlanmaz.

hatırlatmak için eksik kalır.

Şimdi sahne değişiyor.

Söğütlü Camii.

Ortada bir emek var.
Bir hayır var.
Bir isim var:

Bayram Kızılaslan.

Ve kürsüye çıkan bir cümle:

“Bundan daha büyüğünü yaptıracağız.”

Kime?

Başkasına.

Ne oluyor o anda?

Cami büyümüyor.

söz büyüyor.

Ama yanlış büyüyor.

Çünkü büyüklük metrekareyle ölçülmez.

üslupla ölçülür.

Bir caminin önünde…

başka bir camiyi yarıştırmak…

ne mimari,
ne nezaket,
ne de akıl işidir.

Bu…

ölçü kaybıdır.

Bir emek var.

Sen onu büyütmek yerine…

gölge düşürüyorsun.

Bir hayır yapılmış.

Sen onu takdir etmek yerine…

kıyaslıyorsun.

Ve sonra zannediyorsun ki büyüttün.

Hayır.

küçülttün.

Sadi Şirazi boşuna dememiş:

Yanlış söz…

doğrunun celladıdır.

İşte tam burada…

Yeni Camii’nin yarım minaresi akla gelir.

O minare eksik değil.

ibret.

O minare kusur değil.

hafıza.

Ve şimdi…

Söğütlü Camii için de aynı şey söylenebilir.

Tamamlanmasın.

Olduğu gibi kalsın.

Ve üzerine yazılsın:

“Bu eser, büyüklükle değil sözle küçültüldü.”

TALİH KÜSMÜŞTÜ… BİR İSİM SES VERDİ

Malatya bir süredir şansla değil…

şanssızlıkla anılıyor.

Covid geldi.
Ardından deprem.
Sonra bir daha deprem.
Akabinde don.
Üstüne sel.

Yetmedi.

En ağır darbe…

siyasetten geldi.

Çünkü afet geçer.

Ama seviye düşünce…

şehir düşer.

Ve Malatya tam orada.

Konuşan çok.
Üreten yok.

Kürsü var.
İçerik yok.

Görüntü var.
Ağırlık yok.

Siyaset var gibi…

ama aslında yok.

Bu şehir belki de tarihinin en zayıf dönemini yaşıyor.

İsimler var.

Ama iz yok.

Unvan var.

Ama etki yok.

Ve insan bir noktada şunu diyor:

Bu iş buraya kadar mı?

Tam o anda…

küçük bir haber.

Ama anlamı büyük.

Prof. Dr. Ahmet Kızlay.

Malatya Tabip Odası’na seçildi.

Bir makam değil mesele.

Bir işaret.

Çünkü uzun zamandır ilk defa…

bir isim umut çağrıştırdı.

Şaşırdık.

Evet.

Bu şehirde umut görünce şaşırıyoruz artık.

Çünkü alıştığımız şey başka:

Hayal kırıklığı.

Boşluk.

Tekrar.

Ama bu defa farklı.

Küçük.

Sessiz.

Ama net.

Sanki bir şey kırıldı.

Belki de o meşhur şey.

şeytanın bacağı.

O yüzden bu sadece bir seçim değil.

Bir hatırlatma.

Bu şehir tamamen bitmedi.

Henüz değil.

Ve belki de ilk kez…

uzun zamandır ilk kez…

Malatya için şu cümle kurulabiliyor:

Ümit hâlâ yaşıyor.

KAYYUM SADECE BAŞKASINA DEĞİL… SANA DA GELİR

Halfeti’de kapı çaldı.

İçeride kim var?

Dün kayyum.
Sonra seçilmiş başkan.

Aynı dosyada.

Aynı fotoğrafta.

Ve yıllardır anlatılan hikâye…

çatırdadı.

“Kayyum sadece muhalefete gelir” deniyordu.

Öyle mi?

Halfeti cevap verdi.

Hayır.

Sıra gelince…

rozete bakılmıyor.

Çünkü mesele parti değil.

dosya.

Mesele renk değil.

kayıt.

Mesele koltuk değil.

sorumluluk.

Ama yine de alışkanlık kolay bırakılmaz.

Birileri hâlâ şunu zannediyor:

“Bize dokunmaz.”

“Bizden olana gelmez.”

“Biz güvendeyiz.”

Halfeti diyor ki:

değilsin.

Çünkü bu işler başladığında…

çember daralır.

Ve o çember genişlemez.

yaklaşır.

O yüzden şimdi kulislerde tek bir cümle dolaşıyor:

“Sırada kim var?”

İsim yok.

Ama şehir var.

Elazığ konuşuluyor.

Fısıltı değil.

beklenti.

Ve herkesin aklının ucunda bir başka yer:

Malatya.

Kesin mi?

Hayır.

Ama mesele kesinlik değil.

ihtimalin ağırlığı.

Çünkü bu tür süreçlerde en büyük hata şudur:

“Bize gelmez” demek.

Oysa geldiğinde…

çoktan geç olur.

Ve en sert gerçek şudur:

Dün başkasına bakıyordun.

Bugün sana bakılıyor.

Yarın?

kapı çalınır.

SINAVDA ÖĞRENCİ AZ… VELİ FAZLA

26 Nisan. Saat 10.
Adres: Beydağı Anadolu Lisesi.

Sınav var.

Ama içeride değil…
bahçede.

Öğrenci kapıda.
Veli merdivende.

Sanki soru çözülecek yer sınıf değil…
okulun önü.

Kalabalık akıyor.
Koridor tıkanıyor.
Giriş kilit.

Dakika ilerliyor.

Ama kimse “dur” demiyor.

Çünkü düzen yok.

seyir var.

En ironik an?

Sınav sürerken…
mikrofon açılıyor.

Açıklama yapılıyor.

Evet.

Çocuk içeride ter dökerken…
dışarıda cümle kuruluyor.

Söz var.
Ama tedbir yok.

Plan var gibi.
Ama sonuç yok.

Ve asıl sahne:

Kriz büyüyor.

Kim çözüyor?

Bir öğretmen.

Evet.

Bir kişi.

Velileri çıkarıyor.
Alanı açıyor.
Düzeni kuruyor.

Yani sistem değil…

refleks kurtarıyor.

Şimdi soralım:

Bu işin sorumlusu nerede?

Orada.

Ama yok.

Yetki var.
Ama irade yok.

Görev var.
Ama müdahale yok.

Ve tablo net:

Sınav günü…

öğrenci içeri giremiyor,
veli dışarı çıkmıyor,
yönetim ise…

yerinde duruyor.

Ve bu işin en acı tarafı:

Bu bir aksaklık değil.

alışkanlık.

Çünkü bir şehirde sınavı öğretmen kurtarıyorsa…

orada problem küçük değil.

yönetim zayıf.

KALEM HAKKI: 150’YE 8 LİDER

Eğitim Bir-Sen Malatya’da 150 delege…
Ama 8 aday.

Basit matematik:
Her 19 kişiye bir “lider.”

Bu lider bolluğu değil…
lider yokluğu.

Çünkü gerçek lider varsa,
aday sayısı artmaz…
insanlar etrafında toplanır.

LAF EBESİ: “TABELA BELEDİYESİ”

Battalgazi Belediyesi taziye evi açıyor…
Öyle diyorlar.

Yapan kim?
Salih Karademir.

Belediye ne yapıyor?
Kurdele.

Hizmet hayırseverde,
şov makamda.

Demedi deme Battalgazi…
Bu gidişle belediye değil,
tabela kalır.

FIKRA GİBİ MEMLEKET;

Sormuşlar birine:
“Lale Devri neden bitti?”

Demiş:
“Halk açtı… saray çiçek sayıyordu.”

Malatya’da sormuşlar:

“Kayısı ne oldu?”

“Dolu yedi.”

“Peki ne yapılıyor?”

“Ters lale sayılıyor.”

Aynı hikâye.

Tek fark:

Eskiden kitaplara girdi.
Şimdi… story’ye.

FİSKOS MASASI:

Malatya’da kulisler bu hafta tozlu…
Sokak başka konuşuyor, siyaset başka…
Ama herkes aynı soruyu fısıldıyor: “Bu işler ne zaman düzelecek?”

– Toz Bitmedi, Sabır Bitti!
Malatya’nın kronik sorunu “toz”, 2026’da zirve yapmış.
Yollar kazılıyor, kapanıyor, yeniden kazılıyor…
Kulislerde tek cümle dönüyor: “Bu şehirde koordinasyon yok mu?”

– Ulaşım Çilesi Derinleşiyor!
Deprem sonrası değişen güzergâhlar ve yetersiz otobüs seferleri özellikle konteyner kentlerde yaşayanları bezdirmiş.
Fısıltı sert: “Ev geçici, çile kalıcı.”

– Verilen Sözler Unutuldu mu?
“Malatya’yı 2 yılda ayağa kaldıracağız” denmişti…
Zaman geçti, sabır azaldı.
Şimdi kulislerde şu konuşuluyor: “Söz verildi ama tutuldu mu?”

– Çevreyolu Alarm Veriyor!
Plansız trafik ışıkları ve bitmeyen kazalar halkı isyan noktasına getirmiş.
Soru açık: “Alt geçit mi zor, yoksa beklemek mi kolay?”

– Sağlıkta Yeni Gündem: Tozun Bedeli!
Astım ve alerji vakalarındaki artış artık sadece sağlık meselesi değil.
Kulis yorumu net: “Bu iş yönetim meselesine döndü.”

Fiskos Masası notunu aldı…
Malatya’da artık sorunlar görünmüyor değil,
görmezden geliniyor.

Selam ve dua ile
Fiemanillah

 

Yorumlar

  • yorum avatar
    Serhat
    28-04-2026 07:42

    Malatya sanayisi Sadıkoğlu döneminde kan kaybetmiştir.Yüzde yirmileri bulan gerileme mevcuttur.

  • yorum avatar
    Lale
    27-04-2026 20:57

    Siz bu yazıyı yayına verirken, büyükşehir başkanımız Sami Bey, Hekimhanda dolu zararını tespit etmekle meşguldü. Sarı çizmesini ayağına geçirmiş, bir koşu Hekimhan Kuluncak ve Darende de hasar tespiti yapıyordu. Öyle bir hazırlıklı gitmişti ki, sarı çizmeleri reklam oldu. Ekibi herşeyden bihaber ayakkabıları kirlenmesin diye çöp poşeti geçirmişti ayakkabıların üstüne. Demek ki adamın bir planı bir programı yok. Sabah kalkıyor yola çıkınca ne yapacağına karar veriyor. Sarı Çizmeli Sami Bey... Malatyanın bu kayıp yılları nasıl telafi edilecek acaba?

  • yorum avatar
    Mlx
    27-04-2026 15:09

    İlhan Geçit in belediye başkanlığına anlam vereniniz var mı?Ve şu ana kadar ne yaptığını bileniniz var mı?

  • yorum avatar
    Şelale
    27-04-2026 14:52

    Meşaleler belediyede aydınlık saçıyorlar!!!Çok yazık oluyor çok...

  • yorum avatar
    Mert
    27-04-2026 14:49

    Sami Er çok umursamaz bir başkan kim ne derse desin aynı şekilde devam ediyor. Bunun faturası mevcut iktidara yazılır.

  • yorum avatar
    Yasin
    27-04-2026 13:49

    Malatya tarihinin en acı ama aynı zamanda en fırsat dolu bir dönemi yaşıyor Malatya.Devlet var olsun tüm gücüyle deprem bölgesini ayağa kaldırmaya çalışıyor.Ama belediye başkanları ne yazıkki bu hızın ve hedefin çok gerisinde bir kapasitede.Sami Er partisine en fazla zarar veren başkandır tabi onun da desteğiyle gelen merkez ilçe başkanları ise tam bir memur kafasında mesai doldurma peşindeler.İlhan Geçit in tek bildiği taziye evleri ve ziyaretleri.Vekillik peşinde olabilir ama bu zihniyetle mi vekil olacak!!Bayram Taşkın esnaf ziyareti peşinde ama eseri yok.Malatya hem bir şans hem de şanssızlık yaşıyor.Devlet harika işler yapıyor ama belediyeler gerileme içinde .

  • yorum avatar
    Ali
    27-04-2026 12:13

    Sami Başkan, Bayram Kızılaslan Beyin samimiyetine güvenerek o tür bir açıklama yapmış. Bayram Abi diyor adama. Berikine Sayın Ahmet Çalık Beyefendi. Bayram Beyi kendine yakın hissettiğindendir belki. Ama kullandığı dil doğru değil, üslup doğru değil. Neticede dost meclisinde konuşmuyor. Kamera karşısına geçmiş bütün dünyanın duyabileceği şekilde konuşuyor. Dikkatli olması lazım. Yanlış yapsa bile yanlışını düzeltebilecek ekibinin olması lazım. Fakat maalesef ne kendisi nede ekibi bunun farkında bile değiller. Hasbelkader geldikleri o makamlarda geçici olduklarını biliyorlar. Tadını çıkarmanın derdindeler.

  • yorum avatar
    Suat
    27-04-2026 11:49

    Cami büyütülür... Söz küçültür başlığı altındaki analiz, şehrin son dönemdeki üslup sorununu o kadar estetik özetlemiş ki, eminim bu hafta en çok bu kısım konuşulacaktır. Kalemindeki bu "vicdanlı sertlik" Malatya için çok kıymetli.

  • yorum avatar
    Burak
    27-04-2026 11:48

    150 delegeye 8 aday... Matematik yalan söylemez. Herkes başkan olmak istiyor ama kimse 'nefer' olmak istemiyor. Sendikacılık koltuk kapma yarışı değil, hak arama mücadelesi olmalıydı. Bu lider bolluğu aslında senin de dediğin gibi koca bir liderlik boşluğudur. Gerçeği yüzümüze çarpmışsın

  • yorum avatar
    Nilüfer
    27-04-2026 11:47

    Pazar günü o Beydağı Anadolu Lisesi’nin önündeki rezilliği bizzat yaşadım. Çocuğum içeride heyecandan titrerken dışarıdaki o gürültü, o koordinasyonsuzluk bizi bitirdi.

  • yorum avatar
    Çınar
    27-04-2026 11:44

    Vali Sedar Yavuz, ayağının tozuyla şehrin derdini dertlendi. Hasar tespit çalışmaları için düğmeye bastı, süreci hızlandırdı. Sokakta, sahada, enkazın ve inşaatın ortasında bir hareketlilik başlattı. Çünkü biliyor ki; bu şehrin beklemeye tahammülü kalmadı.Ama madalyonun diğer yüzü başka bir hikâye anlatıyor.Sami Başkan ise...Lalelerle poz vermeye, kadrajı ayarlamaya devam ediyor.Şehir yıkılmış, toz duman birbirine karışmış, millet başını sokacak sağlam bir çatı derdinde; belediye ise çiçekle, böcekle, görsellikle meşgul.SORUYORUM: Bu neyin estetiği?

  • yorum avatar
    Adem
    27-04-2026 11:14

    Daralan çembere en yakın belediye Malatya'da ilçelerden birisi. Yığınla adam alıyorlar ile. Hesapsız para harcıyorlar. Özel seçilmiş birilerini kadroya alıyorlar sonra maaşlarını yükseltiyorlar. Bütün ihalaleri usulsüz. Alımlar, satımlar... Dosyası da muhtemelen hazırdır. Az kaldı gibi. Herkes hissediyor, anlıyor ve bekliyor...

  • yorum avatar
    Adem
    27-04-2026 11:07

    Sami Başkanın ters laleler ile poz verdiği gün, memlekette dolu yağması kötü bir talihsizlik olmuş. Fakat basın birimi akıllı olsaydı, paylaşımı yapmazdı yada siler başka gün gerekirse yayınlardı. Zaten başkanı bitiren basın birimi ve başındaki zat. İyice adamı yerin dibine gömüyorlar. Aynı şey cami içinde geçerli. Ha birde memleket doluya teslim olmuş, bütün siyasiler Muş'ta 4.1 deprem için paylaşım yapıyorlardı.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.