Ağlayan Başkan, Anlatamayan Ajans
18 Kasım 2025, Salı 12:18
Sami Er sonunda itiraf etmiş:
“Vatandaş beklenti içinde… Biz çalışıyoruz ama anlatamıyoruz.”
Bak hele…
Ağlayası bir üslup, sızlayası bir serzeniş.
Feryadı figan, ciğeri dağlanmış!
Ama bir ayrıntı var:
Milyonları bastığı İstanbul ajansı derdine derman olamamış.
Demek ki reçete yanlış yazılmış Başkan…
Ben de merak ediyorum:
Sami Er bu şehir için gerçekten ne yaptı?
Bir eser mi var? Bir proje mi? Bir çivi mi?
Varsa niye görmüyoruz?
Yoksa ajans paylaşamıyor mu?
Paylaşamıyorsa, bu da yeni bir klinik vaka…
Çünkü ortada iki ihtimal var:
Ya yapılan yok,
ya da yapılanı anlatacak akıl yok.
İkisi de senin hanene yazılıyor Başkan!
Bak kardeşim…
Ben senin başarılı olmanı isterim,
hem de bütün gönlümle.
Algıya değil, esere ihtiyacı var bu şehrin.
Benim hakkımda kulağına kim ne üflüyorsa,
rüzgârın yönü değişir,
ama hakikat değişmez.
Sen bir şey yap…
Biz anlatırız.
Sen eser üret…
Biz yazıya dökeriz.
Malatya kalkınsın,
Malatyalı mutlu olsun,
gelecek umuda döksün kendini…
Ama önce sen,
şiirin değil, şehrin derdine düş.
Gerisi kelimelere kalır Başkan…
Biz onları hallederiz.
.jpeg)
CAMİ DEFTERİ VELİ’DE, SORUMLULUK DEFTERİ KİMDE?
Malatya’da tuhaf bir manzara var…
Cami listesini cebinde taşıyan Veli Ağbaba,
camilerin eksiklerini tek tek sayıyor.
Minarenin boyası…
Şadırvanın musluğu…
Elektriği, halısı, avizesi…
Sanki CHP milletvekili değil,
Diyanet müfettişi.
Ama mesele Veli değil abi…
Mesele, AK Parti’nin göbeğinde duranların “yokmuş gibi” davranması.
Çünkü Malatya’daki muhafazakâr seçmenin oyu,
AK Parti’de yazılıdır.
Cami cemaati, AK Parti’nin ruhudur.
Sabah namazındaki selam…
Cuma çıkışındaki muhabbet…
Hepsi AK Parti’nin sandığa yazdığı sermayedir.
Ama ne garip…
Bu şehrin camisi su ister,
ses yok.
Mihrap dökülür,
ses yok.
Cemaat üşür,
ses yok.
Sonra ne oluyor?
Listeyi CHP’li Veli Ağbaba çıkarıyor.
Cami cemaatinin eksiğini söylemek,
muhafazakârın değil,
muhalefetin gündemine düşüyor.
Bu başarı mı?
Hayır.
Bu, Veli’nin meziyeti değil…
AK Parti’nin beceriksizliği.
Çünkü düşün abi:
Malatya’da camiyi konuşması gerekenler,
bakanlık koridorlarında kaybolmuş.
İmamın sesini duyması gerekenler,
danışmanların fısıltısına teslim olmuş.
Cemaatin duasını alması gerekenler,
PR ajanslarının görseline bakıyor.
Sonra da şunu soruyor Malatyalı:
“Caminin ihtiyacını CHP söylüyorsa,
AK Parti ne yapıyor?”
Kısa konuşalım…
İş bu noktaya geldiyse,
sorun Veli’nin cebindeki liste değil,
AK Parti’nin cebindeki boşluktur.
Hasbihal bu kadar.
Gerisi, vicdanın ve minarenin gölgesinde saklı.
.jpeg)
TEKERLEKLİ SANDALYEYİ MAGİNDER ALIYOR DA,
AK PARTİ NEREDE DURUYOR?
Malatya’da bir dernek var…
Adı MAGİNDER.
Yaptığı iş, resmî kurumlardan daha hızlı,
siyasî yapılardan daha etkili.
Şehrin nabzını tutar, sorununu görür, çözümünü üstlenir.
Başında Salih Karademir var.
Bir dernek yöneticisi değil,
şehrin refleksini diri tutan adam.
Geçen gün Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne
30 adet tekerlekli sandalye sözü verdi.
Dev bütçeler gerektirmeyen,
ama hastaneye düşenin kaderini değiştiren bir ihtiyaç.
Hastanede tekerlekli sandalye bulmak,
cezaevine düşenin boş yatak bulması gibi:
Varsa nefes alırsın, yoksa sürünürsün.
Ve şimdi esas soruya gelelim:
MAGİNDER sandalye alıyor da,
AK Partili yöneticiler nerede?
Milletvekilleri nerede?
Partinin yerel kadroları nerede?
Bu şehirde bir iş insanına “30 sandalye lazım” denilse,
“30 mu? 300 gönderelim.” diyecek insanlar var.
Peki neden kimse demiyor?
Neden görmek istemiyorlar?
Neden şehrin yükünü bir dernek taşıyor?
Şaşılacak durum şu:
Yıllardır “biz yaptık, biz ettik” diyenler,
konu bir tekerlekli sandalyeye gelince
ortadan buhar oluyor.
Görev tanımı net:
Konuşmak onlarda, yapmak başkasında.
Sonunda ortaya çıkan tablo:
Bir dernek sorumluluk gösteriyor,
şehir rahatlıyor.
Siyaset sorumluluk göstermiyor,
şehir daralıyor.
Ve acı hakikat şu:
Bir sandalye eksikliğini bile göremeyenlerin,
bir şehri yönetme iddiası yok hükmündedir.
Gerisi, hastane koridorlarında
tekerlekli sandalye bekleyen insanların sessizliğinde gizli.
.jpeg)
TAZİYE EVİ DİYE BAŞLADI…
KÜLTÜR EVİ DİYE DEVRİLDİ…
YEŞİLYURT NEYE EVRİLDİ?
Yeşilyurt’ta tuhaf bir tablo var.
CHP’li Veli Ağbaba geliyor,
AK Partili Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit’le taziye evi protokolü imzalıyor.
Taziye evi yani…
Bu şehrin en temel ihtiyacı.
İnsanın acısını paylaşacağı, yasını tutacağı mekân.
Sonra ne oluyor?
Bir bakıyoruz, taziye evi
bir anda “kültür evi”ne dönüşüyor.
Peki kültür evi ne demek?
Malatya’nın bildiği anlamıyla söyleyelim:
Taziye evinin siyasal-kültürel bir kimliğe doğru kayması…
Yarın bir gün “cemevi statüsüne kapı aralayan” bir zemin…
Yani niyet başka, isim başka, işlev bambaşka.
Burada kimse Alevi vatandaşımızı incitmek istemez.
Onlar bu şehrin rengidir, komşumuzdur, kardeşimizdir.
Mesele inanç değil, mesele niyettir.
Söz konusu olan, samimiyet ile manipülasyon arasındaki ince çizgidir.
Çünkü ortada şöyle bir ironi var:
Taziye evi yapamayan bir iktidar,
CHP’li bir ismin “ben yapayım” demesine sevinir hale gelmiş.
Yeşilyurt Belediyesi ise bu tabloyu
mal bulmuş mağribi gibi paylaşmış.
Sanki yıllardır bekledikleri kurtarıcıyı bulmuş gibi.
Bir daha söyleyelim:
Taziye evini yapamayan,
şehrin en basit ihtiyacını karşılayamayan bir yönetim,
şimdi taziye evi diye yola çıkan projeyi
“kültür evi” diye evrilten stratejinin kuyruğuna takılmış.
Her şey ortada:
Veli Ağbaba elini taşın altına koymuş gibi görünüyor,
Yeşilyurt Belediyesi ise taşı kaldırıp altına bakmayı bile akıl edemiyor.
Siyaset böyle bir şey işte…
Yapamadığını alkışlatmak,
anlayamadığını paylaşmak,
bir taziye evini bile
“stratejik vizyon” zannetmek.
Ve işin en acı tarafı?
Bu şehirde acının mekânı olan taziye evi,
siyasi hesapların mekânına dönüştürülmek isteniyor.
Kısaca:
Taziye evi kültür evine,
kültür evi siyasete,
siyaset de Yeşilyurt’un aklına kelepçe olmuş durumda.
Gerisi,
bu şehrin acısına saygı duyan herkesin vicdanında gizli.
BİLAL YILDIRIM FAKTÖRÜ
Malatya’nın siyasi terazisini koyarsın masaya…
Bir kefeye AK Parti’yi, bir kefeye CHP’yi, yanına MHP’yi bırakırsın…
Ama teraziyi şaşırtan, ibreyi oynatan, rakamlarla inatlaşan tek bir isim çıkar karşına: Bilal Yıldırım.
Yeniden Refah Partisi’nin Malatya’da %9.2 oyla dördüncü parti olması,
40 bin 450 oyun şehri turuncuya boyaması,
Türkiye’de en yüksek oy oranının Malatya’dan çıkması…
Bunlar tesadüf değil.
Havadan yağmadı, arz-talep dengesiyle açıklanmaz.
Bu tabloya şöyle bir bakınca, insanın aklına şu geliyor:
Demek ki Bilal Yıldırım’ın gölgesi bile oy getiriyormuş.
Fatih Erbakan zaten biliyordu bunu.
O yüzden yıllar önce “Gel MKYK’da ol” demişti.
Bilal Yıldırım ise o zamanlar, “Ben işimi büyüteyim” deyip kenara çekilmişti.
Sahaya inmedi, örgüte fazla dokunmadı…
Sonuç?
Yeniden Refah Malatya’da hafif hafif erimeye başladı.
Sönmeye yüz tutan bir ocak gibi, kıvılcım ister hale geldi.
Ve en sonunda…
Fatih Erbakan’ın “Bu ocağın kıvılcımı sensin” ısrarıyla,
Bilal Yıldırım yeniden sahaya indi.
MKYK’ya oturdu.
Partinin Malatya’daki siyasi motoru yeniden çalıştı.
Çünkü bazı isimler vardır…
Siyaseti yapmaz, siyasetin nabzını attırır.
Partiye katılmaz, partiyi toplayıp ayağa kaldırır.
Görev almaz, görev görev onu bulur.
Bilal Yıldırım tam bu kategori işte.
Malatya’da Yeniden Refah’ın pusulası.
Oy haritasının mimarı.
Partinin “yükselen grafik” kodunun yazarı.
İşte bu yüzden diyorum:
Malatya’da Yeniden Refah’ın aldığı oy değil mesele…
Asıl mesele o oyun arkasındaki el.
O da belli.
Adı: Bilal Yıldırım.

LAF EBESİ: “Demedi Deme Bayram”
“8–5” dediniz Başkan…
Belediyeciliği mesai saatine bağladınız.
Ama geçtiğimiz Cumartesi,
Bakan Yusuf Tekin gelince
takvim de değişti, saat de.
Demek ki mesai,
saatle değil sorumlulukla ölçülüyormuş Bayram.
Demedi deme…
Bu şehir,
çalışanı bilir.
Saat tutanı değil.
KALEM HAKKI: Makam değil, şoför yönetiyor
Sami Er’in paylaşımlarına bakınca, sahnenin ortasında hep aynı isim var: Şoför Sabri.
Telefon elinde, talimat verir gibi… Sanki şehri o yönetiyor.
Genel sekreter olsan ne olur, daire başkanı olsan ne değişir?
Talimat yukarıdan değil, direksiyonun üzerinden geliyor.
Malatya Büyükşehir’de herkes koltuğa değil, şoförün makamına bakıyor.
Yeni düzen bu: Şehri yönetenler değil, şoförler yükseliyor.
FİSKOS MASASI:
Malatya’da bu hafta kulisler yine hareketli… Oda seçimlerinden pazara, güvenlikten Gazze’ye kadar herkes başka bir şey fısıldıyor!
– TSO’da “Koltuk Zinciri” Stratejisi!
MTSO’da ilginç bir plan konuşuluyor:
Oğuzhan Ata Sadıkoğlu önce yeniden TSO Başkanı olacakmış, sonra milletvekili adayı olup Meclis yoluna çıkacakmış. Ardından koltuk, doğal olarak Başkan Yardımcısı Basri İlhan’a devredilecekmiş.
“Başkanlık merdiveni çoktan kurulmuş” diyenlerin sayısı artıyor.
– Boyraz ve Baştürk Yeniden Sahada!
Mahmut Boyraz ve Akif Baştürk’ün TSO başkanlığı için yeniden yarışacağı konuşuluyor. “Bu seçim, TSO koridorunda değil, Malatya ticaret hayatında hissedilecek” diyenlerin sesi yükseliyor.
– Vali’den Emniyet’e Sert Uyarı!
Malatya Valisi’nin, asayiş olaylarındaki artış nedeniyle Emniyet Müdürü’nü ciddi şekilde uyardığı konuşuluyor. Sokakta huzursuzluk artmış, vali koridorunda tansiyon yükselmiş. “Bu şehir böyle gidemez” sözleri kulislerde yankılanıyor.
– Malatya Kaysısı Piyasa Kaybediyor!
Fiyatlar öyle yükselmiş ki, Malatya kaysısı yavaş yavaş kendi pazarını kaybetmeye başlamış. Aşırı pahalılık hem tüccarı hem tüketiciyi bıktırmış. “Kendi mahsulümüzü kendimiz alamıyoruz” diyenlerin sayısı çoğalıyor.
Fiskos Masası yine fısıldadı…
Çünkü Malatya’da bazen açıklanmayanlar, açıklananlardan daha çok konuşulur.
(2).jpg)
Selam ve dua ile
Fiemanillah
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.


Yorumlar
Kudret Avcı
26-11-2025 00:21Bayram Taşkın belediye hizmeti nedir hiç bilmedi ki zaten. Osman Güderden kalmış ne hizmet sahası varsa kendince sahipleniyor, daha 1 tane proje yapamadı, çünkü vizyon yok. Koca Kırkgözun içine iki tane sandalye koyup düğün salonu yaptı, ben hizmet yaptım diyor, ve de Osmanin yaptığı eseri sahipleniyor. Taziye evi yaptım diyor, Veli Ağbabanin söylemi sayesinde o da. Yav elle tutulur tek bir hizmeti yok, yazıklar olsun ki 2 sene geçmiş çınarı parkın devamını bitiremedi, Osman diyecem yine adam zaten belediyeyi bayrama devir etmeden önce %40'ini bitirmişti. Bu kadar süre geçti hala ortada bir şey yok. Anca Belediyeye kendi adamlarını yerleştiriyor, eş dost akrabasına makam veriyor, yetmiyor başka kurumlardan, il dışından tanıdık, akraba memur getirtiyor. Vizyon 0 adamda, tek derdi millet vekili olmak. Boş boş sokaklarda gezip, halkın içindeyim imajı yaratmaya çalışıyor, bize imaj değil hizmet gerek Bayram efendi. Koltuğun hakkını ver ve işine bak.
Yasin Tarım
21-11-2025 10:25Bayram Taşkın,08.00 17.00 arası sadece sosyal medya reklamı gösterisi yapan başkan...Belediyeyle senin ne alakan var???o koltuğu hak et..Hizmet ver...
Resul
19-11-2025 00:07Sami Er Malatya için bir sınava dönüştü..Şehir bu kadar sıkıntıdayken kendisi saçma projelerle kendisinin kapasitesini gösteriyor..Mesela Çöşnük Kavsağı yla şehir trafigi iyice keşmekeş oldu.Gürkanı eleştirenler Sami er in davranış ve hitap gücünü nasıl görüyor acaba?Gelen gideni aratıyor .
Bayram Elverir
19-11-2025 00:01Sami Er şuan bir belediye binasının içine 285 milyon lira harcayarak kütüphane yapıyor..Dile kolay yahuuu 285 milyon lira!!!Akıl yahu akıl ..
Yakup Can
18-11-2025 23:59Bu İhsan Koca diye bir vekil var!!!!Nerede o ne hizmet veriyor,ne yapıyor...Yazık yahu yazık...
Harput
18-11-2025 17:57Malatyanın şanssızlığı bitmiyor.
Berk B.
18-11-2025 13:21Eğer siyasiler bu yazıyı okur da kendilerini aynada görebilirlerse onların faydalarına olur. Yapıcı eleştiriler yapmışsınız. Olumsuz şeyler yazmaktan yorulduğunuzu anladım. İyi şeyler yapın da artık bunları kelimelere dökelim diye de kapı aralamışsınız. Ak kim kara kim ortaya sermişsiniz.Ayrıca karikatürler de oldukça başarılı
Abdullah
18-11-2025 13:20Belediyecilik 8–5 değildir. Şehir 24 saat yaşar. Bayram başkan bunu anlamalı.
Osman
18-11-2025 13:18Ben Ak Partiyi suçluyorum nedeni is seçtikleri bize yolladıkları belediye başkanı. Kusura bakmayın oy moy vermem ben.
Turan
18-11-2025 13:17Veli Ağbaba sonraki belediye başkanımız. Hayırlı olsun.
Volkan
18-11-2025 13:15Dernekler görevini yapıyor ama siyasiler fotoğraf çekmekten başka bir şey yapmıyor. Karikatürler de konuyu özetliyor. Emeğinize sağlık
Furkan Avcı
18-11-2025 13:14MAGİNDER’i tebrik ederim ama bu iş devletin ve belediyenin görevi. Bir dernek kadar olamadılar
Hüseyin D.
18-11-2025 13:14Murat Bey elinize sağlık. Tebrik ederim. Kaleminiz her zaman dikkat çekici... Camilerin ihtiyaçlarını muhalefet gündeme getiriyorsa, iktidarın kulakları tıkalı demektir.
Kadriye
18-11-2025 13:13Caminin musluğu bozuluyor, elektrik gidiyor… Bunları CHP’li söylüyor da AK Partili niye söylemiyor, anlamıyorum. Veli Ağbaba'ya helal olsun.
Nilüfer
18-11-2025 13:12Depremden sonra hâlâ toparlanamadı başkanın derdi PR olmuş
Emekli Mehmet
18-11-2025 13:11Ben hizmet görünce alkışlamaya hazırım ama gözümle görmediğim şeye nasıl inanayım?
Ayşe Öğretmen
18-11-2025 13:10Bunca bütçeye rağmen bir ajans şehrin hizmetini anlatamıyorsa, sorun anlatanda değil, yapılmayandadır.