11 Haziran, 2026, Perşembe
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

Alican Başkan'la Darende

01 Nisan 2026, Çarşamba 09:53
Alican Başkan'la Darende

Geçen hafta ani bir kalp krizi nedeniyle vefat eden Sinan Budak evladımızın cenazesine katılmak üzere İstanbul’dan Darende’ye gitmiştim. İlçeye geldiğimi haber alan belediye başkanı Alican Bozkurt sağ olsun beni makamına kahve içmeye davet etti. Fakat hem yol yorgunu hem de Sinan’ın vefatının verdiği üzüntü ile;  “Ben buraya genç yaşında vefat eden bir yiğidin cenaze namazına katılmak için geldim” diyerek teşekkür edip davete icabet edememiştim. Davet sahibi; 32 yıllık dostum, Malatya Büyükşehir’den 30 yıllık mesai arkadaşımdı. Daha aday bile değilken ismi adaylık için geçtiği günden itibaren -en güçlü rakibi de arkadaşım olmasına rağmen- onu öne çıkarmış, yazılarımda ve paylaşımlarımda onu desteklemiştim. Çünkü daha ehildi. Ancak seçildikten bu yana yaklaşık iki yıldır hakkında tek cümle yazmadım, bahsetmedim. Nedenini kendisinin bildiğini sanıyorum.

Sinan’ın cenaze namazından önce Ayvalı Merkez Camii’nde öğlen namazını kılmış camiden çıkıyorduk ki bir elin koluma girdiğini fark ettim. Yana döndüğümde Alican Başkan olduğunu gördüm. Sarıldık hal hatır ettik. Cenaze namazı, defin ve taziyeden sonra - ikinci kez- belediyeye davet etti. Görevlerimizi yerine getirdikten sonra davete icabet ettik. İyi ki gitmişiz, burada Alican Başkan’la birlikte uzun yıllar birlikte çalıştığımız Daire Başkanı Şaban Aşıcı ve sevgili kızı Ayşe, Başkan Danışmanı Ahmet Turan Özbey ve Özel Kalem Müdürü İbrahim Bozdemir ’le yıllar sonra görüşme, kısa da olsa sohbet etme imkânı bulduk. Alican başkana daveti, yakın ilgi ve misafirperverliği için tekrar teşekkür ediyorum.
…..
 Darende öteden beri Malatya’nın ilçeleri arasında önem verdiğim, ‘huzur beldesi’ diye tanımladığım sıra dışı muhteşem bir ilçemiz. Malatya’da yaşadığım yıllarda yılda birkaç kez ziyaret eder, ilçede yaşanan gelişme ve hizmetleri kaleme alırdım. Bu yazılardan bazıları kitaplarımda da yer alır. Şu kanaatimi yıllardır söylerim, Darende’yi görmediyseniz, Malatya’yı gördüm saymayın. Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi dışında, Ayasofya, Selimiye, Süleymaniye, Eyüp Sultan, yine Bağdat’ta bulunan Azamiye ve Geylani camileri dâhil gittiğim onca cami/mescit içerisinde beni en çok etkileyen, içinde huzur bulduğum mescid; Somuncu Baba Camii ve Türbesidir. Burada nedenini çözemediğim manevi/lahuti bir hava var. Yine Tohma Kanyonu, Kudret Havuzu, Günpınar Şelalesi başta olmak üzere onlarca tarihi ve turistik eseri ile sadece Malatya’da değil, ülke çapında öneme haiz bir ilçe Darende. İlçede ikamet edenlerin çoğunun bunun farkında olduklarını sanmıyorum.
…..
Beni tanıyanlar bilir; gözümün ışığı da olsa usulünce eksiğini söyler, ama hakkı teslim etmekten de geri durmam. Öncelikle şu gerçeği bir kez daha ifade etmeliyim ki,  Alican Başkanı seçerek Darende kazanmıştır. Gerek yaşı, gerek bugüne kadarki hizmetleri itibariyle, onun çok da ihtiyacı yoktur böyle bir göreve. Zira iki yılın sonunda ilçeye baktığınızda ehil bir elin dokunduğunu hemen fark ediyorsunuz.

2024 yılı başında daha aday adayı iken de yazdığım gibi Alican bey,  Malatya Belediyesi’nde benim de Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığım efsane başkan Ahmet Münir Erkal döneminde DİB’dan belediyeye geçiş yaparak, Zabıta Müdür Yardımcısı, Zabıta Müdürü olarak görev yapmış, daha sonra Av. Cemal Akın başkanımız döneminde, kendisinin başka bir birimde yine müdür olarak görevlendirileceğini kendisiyle paylaştığım halde İstanbul’a gitmeyi tercih etmiş ve Fatih Belediyesi’nde Temizlik İşleri Müdürü olarak deneyimler kazanmış başarılı bir yerel yöneticidir. 2009 yılında kendisi de Darende’li olan Ahmet Çakır başkanımızın seçilmesi ile birlikte Ahmet Başkan tarafından Malatya’ya davet edilerek Başkan Yardımcısı olarak görevlendirildi. Devamında Malatya’nın ‘Büyükşehir’ statüsü kazanması ile birlikte Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı olarak görevlendirilmiş-arada adaylık nedeniyle istifa, dönüşte kısa Yol Yapı ve Koordinasyon Daire Başkanlığı, ardından bir yıl kadar yine Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı-yaparak 41 yıllık devlet hizmetinden sonra 2020 yılında bu görevden emekliye ayrılmıştır. 

Üç yıllık emeklilik döneminin ardından 2024 yılında yapılan yerel yönetimler seçiminde AK Parti’den aday yapılarak % 55 gibi yüksek bir oyla Darende Belediye Başkanı seçildi.
Belediyecilikteki yöneticilik görevleri üst üste toplandığında 30 yıla yakın bir deneyime sahip olduğu görülecektir. Darende Belediye tarihinde, belediyecilik alanında bu deneyim ve birikime sahip birinin daha önce görev yaptığı vaki değildir. Varsa da ben bilmiyorum. Darende halkı onu seçmekle doğru bir tercih yaparak, tecrübe ve hizmeti seçmiştir. Fakat bu destek bu kadarla kalmamalı, ona sahip çıkarak ve desteğini sürdürerek, daha büyük hizmetler yapmasının önünü açmalıdır Darende.

ALİCAN BOZKURT NE KATAR BU İLÇEYE?

Alican Başkan’ı sadece 30 yıllık belediyecilik deneyimi ile değerlendirmek de eksik bir değerlendirmedir. Onun başka avantaj ve artıları da vardır. Bunları hizmete yönlendirerek bir değil birkaç dönemde yapılabilecek hizmeti Darende’ye kazandırmak mümkün. Nedir bu avantajları;

1-Her şeyden önce Malatya Büyükşehir Belediyesinin’de Ak Partili bir başkan tarafından yönetilmesi Darende için büyük bir avantajdır. Çünkü 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Yasasına göre hizmetlerin çoğu büyükşehir belediyeleri eliyle yapılmaktadır. Bu avantaj, Darende’de bu güne kadar layıkıyla kullanılamamıştır. Buna Darendeli olan Ahmet Çakır dönemi de dâhildir. “Durmak yok yola devam” mottosu bir dönem işe yaradı. Fakat şimdi daha fazlası gerek.

2-Alican Bozkurt, Fatih Belediyesi’nde de birlikte çalıştığı (Başkan Yardımcısı olarak amiri olduğu) için Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ile uyum içerisinde çalışır. Birileri gibi, onunla ego yarışına girmek yerine, kurduğu –saygıya dayalı-sıcak ilişkiler sayesinde ondan (ilçeye hizmet adına) azami istifade etmeyi düşünür. (Tavsiye edilmez ama siz kişisel hayatınızda ve ilişkilerinizde büyükşehir Belediye Başkanını sevmeyebilir, mesafeli olabilir, onu hafife alan cümleler kurabilirsiniz. Fakat bunu ilçe belediye başkanı olarak yapamazsınız. Buna hakkınız yok! Çünkü böyle davranmakla; ilçeye gelecek hizmetlere engel olur, ilçe halkını cezalandırmış olursunuz.)  

3-Yine Fatih Belediyesi’nde ilk olarak çalıştığı (Benim de Alican Bey aracılığı ile tanıştığım ve vaktiyle Malatya’da ağırladığım) başkan Dt. Mustafa Demir (hatırladığım kadarı ile eşi Darendeli idi), şimdi Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı. Bu avantaj kullanılarak ilçeye büyük hizmet ve yatırımlar getirilebilir. Getirilmesine katkı talep edilebilir.

4-Darendeli İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç, İstanbul doğumlu olsa da aslen Darendeli olan Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, Adana Milletvekili ve eski bakan Fatma Güldemet Sarı,  27. Dönem İstanbul Milletvekili Serap Yaşar, İşadamları Erman Ilıcak, Derviş Ali Çokyaşar ve daha aklıma gelmeyen çok sayıda siyaset ve iş dünyasının önemli isimleri ile bu güne kadar kurulamamış düzeyde sıcak ilişkiler kurulabilir. Alican bey tecrübesi, sıcakkanlı yapısı ve güçlü sosyal yönü ile bu özelliklere sahiptir. Bu ilişkileri rahatlıkla kurabilir, kuruyordur da.

5-Ak Partili belediye başkanları, bazı il ve ilçelerde MHP teşkilatı ile sağlıklı ilişki kurmakta zorlanmaktalar. Alican başkan bu konuda da başarılı isimler arasındadır. Bu yönü bazı hizmetleri yaparken karşısına çıkabilecek bir takım engelleri gidermede avantaj olabilir.

Alican başkanın birçok avantajı yanında, koltuğa oturunca karşılaştığı önemli bir de dezavantajı var. Belediyede personel giderinin İller bankası payına oranı yaklaşık %40. Bu büyük bir oran. İdeal olanı %20’yi geçmemesi. Nedenlerinden biri; bir önceki başkanın aday yapılmayınca seçime kadarki kısa süre içinde 51 kişiyi işe almış olması. Bu sadece Darende eski başkanının icraatı değil, Türkiye’de aday yapılmayan birçok başkanın yaptığı adeta rutin bir iş. Hele şehirlerde, büyükşehirlerde bu sayı bazen bini buluyor. Evet, yanlış duymadınız aday yapılmayan başkanlardan örneğin İzmir Büyükşehir Belediye eski Başkanı Tunç Soyer, giderayak 3 ay içerisinde 1030 kişi’yi işe almıştı.

31 yıllık Başkan yardımcısı, başkan danışmanı ve daire başkanı-4 yılı Kültür Sanat Müdürlüğü- tecrübesi ile yıllardır şunu derim. Bunu vaktiyle bakanlığa da yazdım. Hangi partiden olursa olsun aday yapılmayan başkan, o günden itibaren görevi teslim edeceği güne kadar asla personel alma yetkisinde olmamalı, ya da seçimlere 6 ay kala personel alımı –özel durumlar hariç-yasal olarak durdurulmalı. Artı işçi ya da memurla sözleşme yenileme yetkisi varsa bile bu arada bunu kullanamamalı. Bu yetkiler derhal yasa ile elinden alınmalı. Zira bu yetki hem bir sonraki dönemde seçilecek başkana haksızlık, onun elini kolunu bağlamak, hem de KPSS sınavına girerek yüksek puan alıp yıllardır kadro bekleyen çoğu üniversite mezunu yüz binlerce gencin hakkına girmektir. 

ALİCAN BAŞKANIN PROJELERİ, YAPTIKLARI/ YAPACAKLARI

Başkan Bozkurt seçim öncesi yapmış olduğu toplantıda Darende için 27 adet proje açıklamıştı. 

Bunlardan bazı projelerin daha iki yılı dolmadan hayata geçtiğini görmek beni mutlu etti.

Bunlardan en önemlisi adeta kangrene dönüşmüş olan ilçenin imar durumuydu. 

Yargı kararları ile yıllardır kapalı olan imarın açılması gerekiyordu. Vatandaş kendi tapulu imarlı arazisine konut yapamıyordu. Herkes birbirini şikâyet etmiş, birbirleriyle mahkemelik olmuş, şikâyetler sonucunda mahkeme kararı ile imar tıkanmış, kapalı hale gelmişti. 

Göreve gelir gelmez 6 ay gibi kısa bir sürede kısmi imar uygulamaları yaparak; mahkemelik olan vatandaşları birbirleriyle görüştürüp uzlaştırma yoluyla, ilçeyi imara açtı. 
Yapılan hizmetlerden önemli bulduğum diğer bazılarını kısaca yazmak istiyorum. Zira hepsini yazmaya bana ayrılan sütun yetmez.

-6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan depremle birlikte konut ihtiyacı artmasına karşın yukarıda andığım yargısal engel nedeniyle vatandaş kendi arazisine konut yapamıyordu. Başkan Bozkurt bir yandan imarın açılması ile özel teşebbüsler eliyle, diğer yandan yoğun bir diplomasi ile TOKİ marifeti ile yapılan 4. ve 5. Etap deprem konutları tamamlandı ve köy evleri ile birlikte iki yıl içerisinde toplamda yaklaşık 2800 konutun yapımı tamamlanarak vatandaşın hizmetine sunuldu.

-Doğuda bulunan 12 ili Ankara’ya bağlayan D300 Şehirlerarası kara yolunun transit geçtiği ilçelerden olan Darende’nin bir otobüs terminali yoktu. Kısmen yerel imkânlar kısmen büyükşehir Belediyesi katkılarıyla kısa zamanda yapılarak hizmete açıldı.

-Belediyenin kendi arazisi üzerine 700 megavat lisanslı, toplamda 820 megavat kapasiteli, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Çevre Şehircilik Bakanlığı hibe projelerinden faydalanılarak yapılan GES projesi hayata geçirildi. Aylık 600.000 ile 800.000 TL arasında gelir getirmesi hedeflenen proje tamamlandı. Enerji izinleri alındı. Bir ay gibi kısa bir süre içerisinde bağlantıları yapılarak faaliyete alınacağı belirtildi.

-Yüz yılı aşkın bir süredir ilçe merkezinde faaliyet gösteren Darende Çarşısı gerek artan nüfus gerekse yaşanan deprem nedeniyle bazı dükkânların riskli hale gelmesi ile ilçeye yakışmıyordu. Çarşının yetersizliği ile deprem nedeniyle adeta bir fırsat yaratan rezerv alan kentsel dönüşüm projesinden yararlanan Alican başkan, içerisinde 400 araçlık otoparkı 300 kişilik konferans salonu bulunan her iş yeri sahibine mevcut yerlerinden metrekare olarak daha büyük dükkânlar planlanarak düşünülen çift katlı bir çarşı projesi hazırlattı. Mevcut çarşının yıkımı ile başlanan proje tamamlandığında ilçe görseline de katkı sağlayacak olan modern bir çarşıya kavuşulmuş, ilçedeki ticaret ve turizme ciddi katkılar sağlanmış olacaktır. 

-Hulusi Efendi Vakfı Darende'nin görünen yüzü, yüz akı, hatta lokomotif vitriniydi. Vakıf Darende için sadece dini hizmetler yapan bir vakıf değildi. Vakfın, başta Devlet Hastanesi, eğitim, kültür ve sosyal yardım hizmetleri olmak üzere ‘her canlıya hizmeti’ amaçlayan çok yönlü çağdaş bir yapısı vardı. Bundan 25 yıl önce yayımlanan bir makalemde dediğim gibi, “Vafkın yaptığı yatırım ve hizmetleri çıkarın Darende bir köy hüviyetinde kalır.” Bu nedenle Belediyenin vakıfla uyumlu çalışması son derece önemliydi. Bu önemi bilen Alican Başkan konuya hassasiyetle yaklaşarak teknik nedenlerle yıllardır doğalgazı olmayan vakfın doğalgaza kavuşmasını hem de belediye imkânları ile sağladı. Üstyapısını da belediye yine kendi imkânları ile tamamladı.

Bazı fiziksel hizmetlerini yazmaya çalıştığım başkanın, sosyal ve kültürel belediyecilik adına da başta Tarihi Yusufpaşa Bedesteni restorasyonu ve Darende ile özdeşleşen ‘Aslantaşlar’ın ilçede kalmasının sağlanması olmak üzere birçok önemli hizmetlerine tanık oldum. İmkânları elverdiği kadar anlaşmazlıklar karşısında zaman zaman arabulucu görevi üstlenen, hastası, cenazesi olan her vatandaşın ayrım gözetmeksizin yanı başında olan, daima halkın içinde bir başkan portresi gördüm.

Benim de vaktiyle Av. Cemal Akın başkanımıza vekâleten ödül aldığım bir belediye haber dergisi, Alican Bozkurt’u % 94 vatandaş memnuniyeti ile 2025 yılında en başarılı başkan seçmiş. Ben şahsen genellikle reklam geliri geri dönüşümleri ile varlığını sürdüren böylesi dergilerin ödüllerini fazla inandırıcı bulmam. Geçen iki yılda Darende’ye bu dördüncü gelişim (ikisinde Alican Bey’e uğramadım). Fakat ilçede dostlarım arkadaşlarım var. Bu oranda olmasa da Darende’de Alican başkana olan desteğin seçimde aldığı % 55 oranının çok üzerinde olduğunu söyleyebilirim. Bunu fevkalade önemsiyorum. Çünkü seçilen Ak Partili başkanların bir kısmının bugünkü halk desteğinin 2024’dekinin gerisinde olduğunu, hatta bugün seçim olsa bazılarının kazanamayacaklarını tahmin etmek zor değil!

Dikkat etmeme rağmen bugün de yazıyı yine uzattığımın farkındayım. İmkân buldukça karayolu ile Malatya’ya her gittiğimde Darende’ye uğramaya çalışacak, Alican başkanı ve yapılanları takibe devam edeceğim. Umarım 5 yılın sonunda vadettiği tüm projeler hayata geçirilerek, bir süredir ihmal edilen Darende hak ettiği hizmetleri alarak, tarihi/turistik kazanımları yanında daha yaşanılabilir bir ilçe hüviyeti kazanır. Sözlerimi tamamlarken sayın başkandan küçük bir rica ile yazıyı noktalamak istiyorum.

BİR RİCA

Darendeli değilim. Artık buraya bin km uzakta yaşıyorum. Alican başkandan kişisel hiçbir talep ve beklentim yoktur. Sadece ondan bir hafta önce vefat eden kendi personeli Sinan Budak isminin Darende veya Ayvalı’da yapılacak olan bir tesise verilmesini rica ediyorum. Bizim geleneğimizde bu var. Çünkü gerçekten de Vefa, sadece İstanbul’da bir semtin adı değil! Hatırlarsa 2012 yılında birlikte çalıştığımız Basın Yayın Müdürümüz Cemal Aslan’ın ani vefatı üzerine ismini Koyunoğlu Mahallesindeki bir Eğitim ve Beceri Merkezine vermiştik. Bunun için Sinan’ın Müdür olması gerekmez. Alican Bey de bu bilinçte bir başkan. Darende’de bu öneriye karşı çıkacak biri olacağını sanmıyorum. Olsa da ona Erzurumlu İbrahim Hakkı gibi derim:
“… Harabat ehlini hor görme zakir, Defineye malik viraneler var.”

Ziya KESRİKLİOĞLU - 31 Mart 2026 / İstanbul

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.