19 Temmuz, 2026, Pazar
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

AMERİKA’YA BEL BAĞLAYANLAR! “İbret Almak İster misiniz?”

01 Mart 2026, Pazar 09:30
AMERİKA’YA BEL BAĞLAYANLAR! “İbret Almak İster misiniz?”

Koyun ile kurdun meşhur hikâyesini bilirsiniz.
Koyun sürekli kurt ile korkutulur. Hep kurttan kaçar, ondan sakınır, korkuyla yaşar ve çobana sığınır. Sonunda onu kurt değil, çoban yer.

Yine meşhur bir söz vardır:
“Her devrim kendi çocuklarını yer.”

Kim ibret almak istiyorsa,
Pakistan eski Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref’e baksın.

General Pervez Müşerref,
Pakistan’ın 13. Cumhurbaşkanıydı.

Amerika’ya ve Batı’ya paha biçilemez askerî ve istihbarî hizmetler sundu. İzzet ve güç arayışıyla kendisini Batı’ya sattı.

11 Eylül 2001 olaylarından sonra,
Pakistan’ın Taliban ve El Kaide’ye karşı Amerikan ittifakına resmen katıldığını ilan etti.

Haçlı ittifakıyla, dönemin ABD Başkanı Bush’un bizzat “Haçlı savaşı” dediği savaşta tam ve koşulsuz iş birliği yaptığını açıkladı.

Amerika’ya Pakistan’daki bazı hava üslerini kullanma izni verdi. Bu üsler Afganistan’daki operasyonlara destek için kullanıldı.

Amerikalılara kritik istihbarat sağladı.
El Kaide ağlarının dağıtılmasına katkıda bulundu.

Bununla da yetinmedi; Amerika’yı memnun etmek için kendi vatandaşlarını öldürttü, onlara teslim etti ve pek çok yurttaşını tutukladı.

2001–2006 yılları arasında yedi yüzden fazla El Kaide mensubu yakalandı ve gönüllü olarak ABD’ye teslim edildi.

Yakalananlar arasında:
Halid Şeyh Muhammed (11 Eylül saldırılarının beyni), 2003’te Rawalpindi’de yakalandı.
Ebu Zübeyde, 2002’de Faysalabad’da yakalandı.
Mecd Han, 2003’te Karaçi’de yakalandı, CIA’ya teslim edildi, ardından Guantanamo’ya gönderildi.
Ramzi bin Eş-Şeybe, 2002’de Karaçi’de yakalandı ve ABD’ye teslim edildi.

Dünyanın en önemli nörobilimcilerinden Prof. Dr. Aafia Siddiqui, 2003 yılında çocuklarıyla birlikte Karaçi’de kayboldu.
Pakistan, onu “gizli teslim” programı kapsamında ABD’ye verdi ve Amerika tarafından 86 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Bütün bunların karşılığında Pakistan,
Bush’un memnuniyeti uğruna ağır bedeller ödedi. Elli binden fazla insan, sivil ve asker, hayatını kaybetti.

Pakistan ordusunun, Amerika’nın “terörle mücadele” dediği operasyonlar çerçevesinde ilk on yıl boyunca yürüttüğü saldırılar büyük kayıplara yol açtı.

Pakistan ekonomisi, saldırılar ve karşı saldırılar nedeniyle on milyarlarca dolarlık zarar gördü.

Pervez Müşerref ayrıca,
Amerikan insansız hava araçlarının Pakistan’ın Afganlarla iş birliği yapan kabile bölgelerinde saldırı düzenlemesine izin verdi.
Bu saldırılar çok sayıda sivil kayba neden oldu.

Bütün bunlara rağmen Amerika sonunda onu yüzüstü bıraktı.

Hayatını dışlanmış bir şekilde tamamladı. Kanserle mücadele ederken idam kararlarıyla karşı karşıyaydı ve yanında kimse durmadı.

Pakistan Cumhurbaşkanı rahmetli Muhammed Ziya’ul Hak şöyle der:

“Amerika ile ilişki kuran kimse,
kömürle uğraşan kimse gibidir. Yüzüne ve ellerine ancak karalık bulaşır.”

Bugün İran’a bakın, Hizbullah’a bakın, ona göre ders çıkarın. Bunlar sözde Amerika’yı “büyük şeytan” ilan eden; ama yarım asra yakındır Amerika ve İsrail ile iş tutan, onların yardımıyla Ortadoğu’da Müslümanları katleden yapılardır.
Şimdi tek tek selefleri gibi ortadan kaldırılıyorlar.

Bizim de bunlara yas tutmamızı istiyorlar. Dirilerinden istifade eden siyonistler, ölülerinden de istifade etmek istiyorlar.

Bunların eliyle Irak’ta, Afganistan’da, Lübnan’da, Suriye’de, Yemen’de ve birçok Afrika ve İslam ülkesinde milyonlarca Müslüman öldürüldü.

Suriye’yi takip edin. Sosyal medyasına bakın. Neler göreceksiniz! Şam’ın fethi ancak bu kadar sevinç oluşturmuştu. Suriyeliler bayram ediyor.

Zalimlerin kendi eliyle terbiye edilmesi sünnetullahtır. Zulüm ile abad olunmaz. Her kim kardeşlerine zulmederse sonu bu olacaktır. Dün seni satın alan, bugün sattı.

Dün kendilerine hizmet eden gizli piyonları deşifre olunca ve halk hareketlerine karşı koyamayınca, bugün tek tek ortadan kaldırmaya başladılar.

Yerine kimi ya da hangi sistemi getirecekler?
Bu sefer İslam ülkelerinin başındaki köleleri gibi kendilerine doğrudan hizmet edecek, sistemlerini koruyacak birilerini getirmeleri ihtimal dışı değildir.

Fî emanillah.

Ebuzer AYDIN

“Ey Kalemim! Bir Gün Doğru Bildiklerini Yazmazsan, Kolumla Beraber Kırar Atarım Seni.”