08 Haziran, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

Az Gittim Uz Gittim Bir De Arkama Baktım Ki Bir Arpa Boyu Yol: İkizce’de Ömür Boyu Borç 

08 Haziran 2026, Pazartesi 11:35
Az Gittim Uz Gittim Bir De Arkama Baktım Ki Bir Arpa Boyu Yol: İkizce’de Ömür Boyu Borç 

Bizim Malatya’mızın o meşhur İkizce Mahallesi’nde tam 1000 konut, kura şartı şurtu olmaksızın, doğrudan Halk Bankası kanalıyla açık satışa sunuldu. Dedim ki kendi kendime, "Yahu şu deprem görmüş, düzeni şaşmış hemşerilerim için TOKİ’nin sunduğu nimetlere bir bakayım." Önümde öyle bir resmi fiyat tablosu duruyor ki okurken insanın gözleri yaşarıyor, cüzdanı saygıyla eğilip kendi kendini imha ediyor.

Gelin, İkizce’deki bir apartmanın o ibretlik tablosunu birlikte inceleyelim ve orta gelirlinin, asgari ücretlinin "sınıf atlama rehberine" hep beraber göz atalım.

KATI AYRI, CEPHESİ AYRI BİR SERVET

Elimizdeki tabloda aynı apartmandan üç farklı daire var. Hepsinin brüt alanı santimine kadar aynı: 107,69 metrekare. Neti mi? O da 86,39 metrekare. Oda sayısı, bizim buraların milli standardı olan "3+1". Yani fiziki olarak birbirinin kopyası üç beton yığını. 

Apartmanın Bodrum katındaki 2 numaralı daireye bakıyoruz. Cephesi Kuzey-Batı. Fiyatı ne kadar derseniz; 3 milyon 561 bin TL! Malatya’nın o meşhur ayazında, güneş yüzü görmeyen Kuzey-Batı cepheli bir bodrum katında oturmanın bedeli üç buçuk milyon lirayı aşmış. "Yok, ben bodrumda oturamam, toprağa yakın olmak ruhumu daraltıyor" derseniz, bir üst kata, yani Zemin kata terfi ediyorsunuz. Cephe bu kez Güney-Doğu oluyor, fiyat birden zıplıyor: 3.983.514 TL. Bodrumdan zemine çıkmanın, kafayı pencereden çıkarınca doğrudan sokağı görmenin faturası tam 422 bin TL fark! Asıl vizyon ise ikinci katta saklı. Güney-Batı cepheli 12 numaralı daireye ulaştığınızda fiyat adeta bulutlara göz kırpıyor: 4.395.029 TL! Bodrumdaki komşusuyla arasındaki uçurum neredeyse bir daire parası: 833 bin TL!

MEMURUN ZAMMI VATANDAŞIN KABUSU

Şimdi elimizi vicdanımıza koyalım. Bugün bu memlekette asgari ücret 28 bin TL, en düşük emekli maaşı ise 20 bin TL civarında geziyor. Tablonun sağ tarafında bir sütun var ki evlere şenlik: "Memur Maaş Artışı", vade ise "10 Yıl". Yani TOKİ dar gelirliye diyor ki: "Parayı şimdi sabit eksende görmen bir şeyi değiştirmez. Her altı ayda bir memur maaşına ne kadar zam gelirse, senin taksitin de kalan toplam borcun da o oranda katlanacak." 

Bizim asgari ücretli, bizim emekli her ay yemiyor, içmiyor, taksit ödüyor. Aradan yıllar geçiyor, hani masalda der ya; az gittim uz gittim, dere tepe düz gittim, bir de arkama baktım ki bir arpa boyu yol gitmişim! Dönüp borç bakiyesine bir bakıyor ki borç eksileceğine, memur maaş zammıyla katlanıp çığ olmuş, yerinde saymayı geçtik daha da büyümüş! Adam ömrünün sonuna kadar TOKİ’ye çalışsa yine de borçlu ölecek.

Kurban olayım böyle hesaba! Bu borç biter mi? Borç her altı ayda bir katlanıyor, yukarıdan aşağıya doğru çığ gibi büyüyor. Adam ömrünün sonuna kadar TOKİ’ye çalışsa yine de borçlu ölecek. Bizim Malatyalılar kara kara düşünüyor: "Yahu biz bu dünyaya borç ödemeye, vade beklemeye mi geldik?" diyorlar. Memur maaşına zam geleceğinde sevinen vatandaş, şimdi "Aman memura zam vermesinler, yoksa bizim İkizce’deki evin taksiti tepemize çökecek" diye tersine dua ediyor. 28 bin lira asgari ücret alan adam, o borcun katlanma hızına yetişmek için herhalde yemeden içmeden, nefes almadan TOKİ’ye çalışmak zorunda.

DAĞ BAŞINDA BU FİYATSA, MERKEZ NE OLACAK?

İşin bir de şehir planlaması ve piyasa dengesi boyutu var ki tam bir muamma. Yahu neticede bahsettiğimiz yer İkizce! Şehrin kaç kilometre uzağında, tabiri caizse dağ başında bir yer. Şimdi Malatya’nın yerlisi sormaz mı: "Daha İkizce’nin bodrum katına 3.5 milyon, ikinci katına 4.4 milyon lira istiyorsanız; yarın bir gün şehir merkezindeki, çarşı içindeki evlerin fiyatı ne olur?"

Merkezdeki evlerin fiyatları herhalde uzay boşluğuna fırlayacak. İkizce’yi bu fiyata endekslerseniz, merkezdeki mülk sahipleri yarın "Benim evim Akpınar’da, emektar Kışla Caddesi’nde" diyerek 10-15 milyon TL’den aşağı kapı açmaz. Bu gidişatla orta gelirliyi geçtik, yüksek gelirli bile merkezde anca çadır kurar.

Neticede, eskiler "Ev alma, komşu al" derlerdi. İkizce’de bu kural tarihe karıştı; artık "Ev alma, memur maaş endeksine karşı sabır al" devri başladı. Bodrum kattaki Kuzey-Batı ayazında donan vatandaş ile ikinci katta keyif çatan vatandaşın tek ortak noktası, her altı ayda bir maaş zammı tablosuna bakıp birlikte yutkunmaları olacak. Memleketimize hayırlı, dar gelirlimize geçmiş olsun!

 İşte bu durumu görünce içim bir kez daha cız etti. Depremden sonra mecburen Siirt’e yerleşmek zorunda kalan canım komşum Hatice ablam geldi aklıma. Kaç zamandır "Bir evler yapılsın, fiyatlar düzelsin de memleketime, Malatya'ma geri döneyim" diye gün sayıyordu. Bu ilanları, bu milyonluk fahiş rakamları gördükten sonra bizim Hatice ablanın da Malatya’ya dönme ihtimali ne yazık ki yine başka bahara kaldı. 

İnsan düşünmeden edemiyor; acaba Ankara’daki her yetkilinin, her bürokratın Siirt’te memleket hasretiyle bekleyen böyle bir Hatice ablası olsaydı, her şey daha çabuk normale döner miydi? Mesela Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un da bir Hatice ablası olsaydı, bu fiyatlar yine böyle asgari ücretlinin, emeklinin boyunu aşar mıydı? Sayın Bakan Kurum sahadaki hızıyla, koordinasyonuyla bilinir ama katlanan borçlar sahaya yansıyınca umudumuz kırılıyor. Keşke kararlar alınırken rakamlara değil, gurbette bekleyen gözlere de bakılsaydı.

Buradan açık açık söylüyorum: Biz Hatice ablamızı çok özledik, Ankara'daki tüm yetkililere önemle duyurulur!

Sevgiyle Kalın. 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.