19 Temmuz, 2026, Pazar
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

Bir Çocuğun Canı... Okullarda Zorbalığa Karşı Kapsamlı Mücadele Başlatılmalı

11 Aralık 2025, Perşembe 19:52
Bir Çocuğun Canı... Okullarda Zorbalığa Karşı Kapsamlı Mücadele Başlatılmalı

Malatya'da Kemal Özalper Ortaokulu'nda yaşanan ve 13 yaşındaki pırıl pırıl bir yavrumuzun canına kastetmeye kalkışmasıyla sonuçlanan o yürek burkan haberi okuduğumda, inanın nefesim kesildi. O an hissettiğim acı ve çaresizlik duygusu, sadece o ailenin değil, çocuğunu okula gönderen her ebeveynin ortak kâbusudur. "Bu duruma çok üzüldüm" demek yetersiz kalır; içim yandı. Gözümün önüne gelen tablo, okul koridorlarında yardım dilenen ve sesini duyuramayan küçük bir kız çocuğu ve onun zorbalıktan bunalan ruhunun son çırpınışıydı.

O BİZİM DE ÇOCUĞUMUZ

Haberde dile getirilen iddialar, ne yazık ki bu acı gerçeğin sadece yeni bir örneği olduğunu gösteriyor. Akran zorbalığı, tüm dünyada olduğu gibi bizim okullarımızda da giderek büyüyen, ancak çoğu zaman halının altına süpürülen büyük bir problem. Fakat beni en derinden yaralayan kısım, çocuğun defalarca yardım istemesine rağmen okul yönetiminin ve öğretmenlerin duyarsız kalması iddiasıdır.

"Kızım bu durumu iki kez öğretmenlerine söylemiş, öğretmenler ise 'Sen bulursun bunları' diyerek geçiştirmişler," diyor anne Hatice Akgün. Bu cümle, sadece ihmalin değil, aynı zamanda görevi kötüye kullanmanın da bir itirafı gibidir. Bir eğitimcinin, yardım isteyen bir öğrenciye gösterdiği bu kayıtsızlık, zorbanın eylemi kadar yıkıcıdır. Zira zorbalık, sadece yapanların değil, seyirci kalanların ve sessiz olanların da suçudur.

CİDDİYET!..

İşte bu noktada sistem çöküyor. Okul yönetimleri, bir "kriz yönetim merkezi" gibi değil, bir "bürokrasi kapısı" gibi davranıyor. Oysa zorbalık iddiaları, anında ve ciddiyetle ele alınması gereken, bir canın geleceğini belirleyen alarm sinyalleridir.

E.A.'nın karaciğerinin iflas etme noktasına gelmesi, bize sadece bir çocuğun bedenindeki tahribatı değil, o ihmal zincirinin bir bireyin hayatında açtığı telafisi zor yaraları gösteriyor. O annenin, "Sorumluların cezalandırılması için hukuken bu işin peşini bırakmayacağız" sözü, her anne-babanın haykırışıdır.

Umarım bu acı olay, okullarımızın artık bu sessiz çığlıklara kulak tıkamaması için son bir uyarı olur. Bir canın bedeli, hiçbir ihmale sığdırılamaz. Dualarım, yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren o küçük kızımızla. Allah O'na ve acılı ailesine güç versin.

Sevgiyle Kalın. 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.