Bir Gün Kapıyı Çalacaksınız, Açan Olmayacak!..
24 Mayıs 2026, Pazar 07:48
Bu makalemde sizlerle ibretlik bir hikâyeyi paylaşacağım.
Duygusallığımı bağışlayın ve eğer sizleri bayram arifesinde ağlatırsam da affedin lütfen...
Adamın biri der ki;
Bir süre önce bir kadınla yemeğe çıktım. Bu fikir aslında eşime aitti. Bana dedi ki: "Onu ne kadar çok sevdiğini, onun da seni ne kadar çok sevdiğini ve sana nasıl hasret olduğunu çok iyi biliyorum."
Eşimin, dışarı çıkıp vakit geçirmemi istediği kişi annemdi.
Annem 19 yıldır yalnız yaşıyordu. Fakat işlerin yoğunluğu, günlük hayatın koşturmacası, çocukların eğitimi ve sorumluluklar yüzünden onu nadir ziyaret edebiliyordum.
Bir gün onu aradım ve restoranda akşam yemeğine davet ettim. Annem bana şaşkınlıkla, "İyi misin?" diye sordu.
Evet, iyiyim ama seninle baş başa dışarı çıkmak istiyorum anne dedim. Şaşırarak, "Sadece ikimiz mi?" diye sordu. Evet dedim.
"Bunu ne kadar çok istediğimi bilemezsin" diye karşılık verdi.
Ertesi gün iş çıkışı yanına gittim. Evine vardığımda kıyafetlerini giymiş beni bekliyordu. Görünüşe göre, babamın vefatından önce ona aldığı son elbiseydi. Annem bir melek gibi gülümsedi ve "Herkese bugün oğlumla dışarı çıkacağımı söyledim" dedi.
Güzel ve sakin bir restorana gittik. Annem, sanki ülkenin "First Lady'siymiş" gibi koluma girdi. Masaya oturduktan sonra menüyü okumaya başladım. Çünkü o küçük harfleri okuyamıyordu. Ben okurken, o kırışık dudaklarında kocaman bir tebessümle bana bakıyordu.
Sözümü keserek şöyle dedi:
"Sen küçükken sana menüyü ben okurdum, sen de dinlerdin."
Gözlerim dolarak ona cevap verdim:
"Şimdi senin borcunun küçük bir kısmını ödeme sırası bende anne" dedim.
Yemek boyunca çok konuştuk; eski hikâyeler, yeni hikâyeler derken zamanın nasıl geçtiğini anlamadık. Gece yarısını geçmişti. Evinin kapısına döndüğümüzde;
"Bir kez daha birlikte çıkalım, ama bu sefer hesap benden" dedi.
Ellerini öptüm ve onunla vedalaştım.
Birkaç gün sonra annem kalp krizi geçirerek vefat etti. Her şey çok ani oldu, hiçbir şey yapamadım.
Bir süre sonra restorandan bana annemin el yazısıyla bıraktığı bir not ulaştı. Notta şöyle yazıyordu:
"Oğlum, faturayı önceden ödedim. Çünkü bir daha orada olamayabilirim. Her şey Allah'ın takdirindedir. Sen ve eşin için iki kişilik yemek bedelini ödedim. Çünkü o gece, hayatımda yaşadığım en güzel geceydi. Seni seviyorum oğlum."
Yıllar önce babasını ve annesini kaybeden biri olarak, annesizliğin ve babasızlığın hissiyle söylüyorum:
Bu bayram anne ve babalarınızın yanında olun. Onlarla sohbet edip güzel vakit geçirin.
Bir gün hepimiz anne ve babamızı ebedî âleme uğurlayacağız. Onları kaybetmeden önce yanlarında olup, onlara yaklaşalım.
Eğer göçüp gitmişlerse, onlara dua edelim ve rahmet dileyelim.
Yüce Allah Kur'an'da şöyle buyuruyor:
"Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilik etmenizi emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, onlara 'öf' bile deme, onları azarlama ve onlara güzel, gönül alıcı söz söyle. Onları merhametle alçak gönüllülük kanadıyla sar ve de ki: Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl yetiştirdilerse, Sen de onlara öyle merhamet et."
Eşine değer veren, anne-babasına iyi davranmasını hatırlatan, kocasına değer veren anne-babasına hayırlı evlat olmasını hatırlatan hayırlı eşleri Allah mübarek eylesin.
Yüce Allah beni ve sizleri anne-babasına yaşarken de, öldükten sonra da iyilik edenlerden eylesin. Âmin...
Fi Emanillah.
Ebuzer AYDIN
"Ey Kalemim! Bir Gün Doğru Bildiklerini Yazmazsan Kolumla Beraber Kırar Atarım Seni"

