Bu Şehir Kime Hazırlanıyor?
01 Aralık 2025, Pazartesi 10:25
Malatya’da 65.000 ev yıkıldı.
Üstüne 35.000 kaçak yapı türedi.
Toplam ihtiyaç?
Taş çatlasa 30.000 konut.
Ama gel gör ki…
Bugün Malatya’da yapılan konut sayısı 150.000’i bulmuş
durumda.
Yani bu şehirde ihtiyaçtan 120.000 fazla ev var.
Evet, yanlış okumadınız.
Yüz yirmi bin.
Bir Malatya daha.
Deprem yıktı…
TOKİ fazlasıyla yaptı…
Peki bu evlerde kim yaşayacak?
Malatyalı mı?
Dışarıdan gelecek yeni bir nüfus mu?
Yoksa birileri Malatya’nın geleceğini bizim haberimiz olmadan mı
çiziyor?
Bilemem…
Ama tablo şöyle:
– 65 bin yıkım
– 35 bin kaçak
– 104 bin TOKİ
– 11 bin yerinden dönüşüm
– Toplam 150 bin yeni ev
İhtiyaç 30 bin…
Aradaki fark: 120 bin
Benim aklıma geleni söyleyeyim:
Bu kadar fazla ev,
bu kadar az nüfus için yapılmaz.
Bir şehrin demografisi böyle “yanlışlıkla” değişmez.
Bu kadar büyük rakamlar tesadüf olmaz.
Bu kadar fazla konut,
“yanlış hesap” diye geçiştirilemez.
Ben böyle düşünüyorum.
Peki siz ne düşünüyorsunuz?
Malatyalı için mi yapılıyor bu şehir?
Yoksa Malatya’nın yerine
başka bir Malatya mı kuruluyor?
(4).jpg)
KAYISIYI BİZ YETİŞTİRİYORUZ, SAHİBİ BAŞKASI ÇIKIYOR
Malatya’da şartlar yerini buldu mu…
700 bin ton yaş kayısı çıkar.
Kurutursun, 160 bin tonluk altın olur.
Dünya üretiminin yüzde doksanı tek bir şehrin avucunda durur.
Bir de Baskil var…
Onlarınki şekerlemelik garnitür.
En iyi sezonda 10 bin ton.
Yani Malatya’nın kenarında duran küçük bir zeytin tabağı kadar.
Ama ne hikmetse…
Kayısının markası Malatya,
pazarı Malatya,
ihracatı Malatya,
coğrafi hafızası Malatya…
Fakat çıkıp “Kayısı Baskil’indir!” diyeni alkışlıyorlar.
Bu cümle,
somonu Norveç’ten alıp
“Balık bizim denizden çıktı!” demek kadar absürt.
Kuru fasulyeyi Antep baklavasına benzetmek kadar komik.
Çünkü kayısı sadece meyve değil,
bu şehrin tapu senedi.
Toprağın kirecinden, güneşin sertliğinden, ovanın nefesinden
yapılmış bir imza.
Coğrafî işaret dediğin şey de zaten budur:
Ürünün karakteriyle toprağın karakteri aynı hanede yazılı olacak.
Malatya kayısının nüfus kâğıdı burada.
Baskil’inki…
Ancak ikametgâh fotokopisi.
Asıl mesele şu:
Dünya pazarında Malatya’nın sırtından yükselenler,
Malatya’nın adını kullanarak kayısı satanlar,
Malatyalı yüzünden para kazananlar…
Kayısıya sahip çıkıyor.
Malatya’nın vekilleri çıkamıyor.
Özet mi?
Kayısının derdi yok.
Malatya’nın var.
Kayısı marka olmuş,
biz hâlâ markaya sahip çıkmayı öğrenememişiz.
(5).jpg)
KAYISI VAR, KARACİĞER NAKLİ VAR... AKIL YOK
Geçen gün Ankara’da, Sağlık Bakanlığı bütçesi konuşulurken
bir cümle düştü masaya…
“Malatya kayısıyla meşhurdur,
ama karaciğer nakliyle dünyada markadır.”
Söyleyen: Veli Ağbaba.
Ve ne yalan söyleyeyim…
Hakkı teslim etmek lazım.
Çünkü bu şehirde yönetenlerin aklına gelmeyen cümleyi
bir muhalefet milletvekili kurdu.
Kayısı zaten toprağın bereketi…
Dalında oluyor.
Ama karaciğer nakli?
O, Prof. Dr. Sezai Yılmaz’ın alın teri…
Kimsenin fark etmediği, kimsenin sahip çıkmadığı bir emek.
Kayısı ticaret oldu,
karaciğer nakli bilim oldu,
Malatya ise hâlâ “biz ne yapıyoruz?” sorusunu soramadı.
Kayısıyı pazarlayamadık…
Karaciğer naklini tanıtamadık…
Sağlık turizmi diye bir kelimeyi duyan olmadı.
Şehirde deprem sonrası bir tuğla bile yerine oturmamışken
dünya çapındaki merkez kendi çabasıyla ayakta duruyor.
O yüzden…
Bu sefer, hak yerini bulsun:
Veli Ağbaba’nın cümlesi,
Malatya’nın unuttuğu gerçeği masaya geri koydu:
Malatya kayısıyla bilinir,
ama karaciğer nakliyle hatırlanmalı.
Kıymet bilene ne mutlu…
Kıymet bilmeyene, iki dünya da dar gelir.
(2).jpg)
İŞE GÖRE ADAM DEĞİL... ADAMA, PARDON "BAYANA" GÖRE İŞ
Malatya garip bir şehir…
Yoktan var etmeyi beceremez ama varken yok etmeyi iyi bilir.
Mesela sağlık hizmeti…
Yirmi yıl işledi, doktor gördü, diş ünitesi gördü, binlerce insanın
duasını aldı.
Sonra ağır ağır eridi.
Diş hekimi gitti, doktor gitti, muayene bitti…
Geriye fişi takılı mı belli olmayan bir eczane kaldı.
Tam bu boşluğun ortasında Sami Er sahneye çıktı:
“Sağlık Daire Başkanlığı kurdum” dedi.
Hani şu yıllardır zaten var olan birim…
Hani başında iki daireyi aynı anda yöneten, belediyenin nöbetçi
prizine dönen Kadir Çelik olan birim…
Ama bu kez koltuk başka birine:
Kurumda onlarca yönetici dururken,
masanın başına Hatice Bulut oturtuldu.
Poliklinik var mı?
Yok.
Doktor var mı?
Yok.
Hizmet var mı?
Yok.
Ama başkanlık var.
Koltuk var.
Makam var.
Tabelası hazır, içi meçhul.
Şehrin sağlık hizmeti çökmüşken,
boş binaya başkan atamak neyin aklı?
İşe göre adam bulamayınca,
adama göre iş icat etme sanatı mı?
Malatya’yı yönetenler bilmeli:
Eksik hizmet makamla tamamlanmaz.
Boş daire başkanlıkla dolmaz.
Soru basit:
Hani sağlık?
Hani hizmet?
Hani vatandaş?
Koltuk var…
Geri kalanı Allah kerim.
(5).jpg)
RANDEVU BULUNUR, DOKTOR BULUNAMAZ
Malatya’nın yeni sağlık müdürü Dr. Cezmi Karaca göreve başladı.
Hayırlı olsun diyelim…
Ama şehirde sağlık öyle bir hâlde ki,
müdür geliyor, hizmet gidiyor.
Hastanelerde randevu sistemi artık trajikomik bir duvara
dönüşmüş durumda.
Kalp hastası, tansiyon hastası, kanser hastası…
Hepsi aynı cümlede kilitleniyor:
“Randevu yok.”
Sistemin alt metni ise çok daha acı:
“Ölmezsen sıra sana da gelir.”
Doktorlar Malatya’da durmuyor.
Gelen gideni aratmıyor, giden geleni görmüyor.
Bir başlıyorlar…
Sonra bir bakıyorsun valizler toplanmış.
Hijyen desen,
hastanelerin tuvaletleri artık tıbbi bir uyarı levhası niteliğinde.
Sağlam gireni hasta eden bir başarı hikâyesi…
Bakteriler koridorda gezinse,
“Boş yatak var mı?” diye soracak hâle gelmiş.
Sağlık müdürü elinden geleni yapmaya çalışıyor belki,
ama çalışır görünen tek şey var:
Randevu vermeyen sistemin istikrarı.
Hekim yok, uzman yok, düzen yok…
Ama her sabah o mesaj mutlaka geliyor:
“Uygun randevu bulunamamıştır.”
Malatyalı artık hastaneye dua ederek gidiyor.
Hastalığın geçmesi için değil…
Sisteme düşmek için.
Ve kimse kusura bakmasın;
bu tabloyu düzeltmek sağlık müdürünün de, siyasetin de, şehrin
yönetenlerinin de boynunun borcudur.
KALEM HAKKI: ŞEHRİN ŞARJI BİTİYOR
Malatya Büyükşehir’in logosuna bir bakın…
Kayısının tepesindeki ışıklar var ya…
Hani telefonda pili gösteren o minik barlar gibi olanlar…
En üstteki tamamen sönmüş.
Yanındaki yarım yanıyor.
Aşağıdaki kısık.
Telefon değil bu…
Şehrin ruh hâli.
Malatya’nın logosu, “düşük pil” uyarısına geçmiş.
Işık azalıyor, hizmet azalıyor, umut azalıyor.
Ve en acısı şu:
Logo bile şehrin gidişatını senden benden önce fark etmiş.
(2).jpg)
LAF EBESİ: “Demedi Deme Malatya…”
İnanç uykuda…
İhsan kuytuda…
Abdurrahman Avrupa’da…
Ve bütün bu tabloda
sahada bir tek Bülent Tüfenkci çalışıyor.
Demedi deme Malatya…
Bazen bir şehrin yükünü
kadrolar değil,
kalan tek bir adam taşır.
(1).jpg)
FİSKOS MASASI:
Malatya’da bu hafta kulisler yine kaynıyor… Siyaset başka telden,
sokak başka telden çalıyor!
– Büyükşehir İçin “Gizli Lobi Trafiği”!
Öznur Çalık, Bülent Tüfenkci ve Selahattin Gürkan’ın Büyükşehir
Belediye Başkanlığı için çeşitli kanallarda “lobi çalışmaları”
yürüttüğü konuşuluyor. Kim elini kimle sıkıyor, kim hangi kapıya
uğruyor, kim neyin zeminini hazırlıyor… Kulislerde tüm sorular
havada uçuşuyor.
– Ali Bakan’ın Kartları Güçleniyor!
AK Parti İl Başkanı Ali Bakan’ın milletvekilliği ihtimali parti içi
dengelerde ciddi şekilde konuşuluyor. “Ankara bu dosyaya sıcak
bakıyor” diyenler var.
– Kahraman Kavuk’un Sitemi Büyüyor!
Eski İl Başkan Yardımcısı ve milletvekili aday adayı Kahraman
Kavuk’un, Malatya Milletvekili İhsan Koca’ya yönelik sitemi
kulislerde yankı buluyor. “Sadece kırgın değil, incinmiş” yorumu
yapılıyor.
– Uyuşturucu Satışı Korkutuyor!
Malatya’da uyuşturucu satışı o kadar artmış ki, mahallelerde
alarm zilleri çalıyor. Ailelerin endişesi büyüyor, gençlerin durumu
kaygı veriyor. “Bu sessizlik hayra alamet değil” diyen çok.
– Demografik Yapı Değişti, Şehir Yorgun!
Deprem sonrası değişen demografik yapı, Malatya’nın
sosyolojisini altüst etmiş durumda. Asayişten ekonomiye kadar
etkisi hissediliyor. “Malatya eski Malatya değil” sözü artık
neredeyse sokak sloganına dönüşmüş.
Fiskos Masası yine fısıldadı…
Çünkü Malatya’da en çok konuşulanlar, yüksek sesle
söylenemeyenlerdir.
.jpg)
Selam ve dua ile
Fi-Emanillah
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.


Yorumlar
AĞAOĞLU
02-12-2025 22:29Makalenizin her başlığı ayrı bir önem arzetmekle birlikte sağlık sistemindeki randevu krizi gerçekten fazlası ile kayda değer… Defaaten göz bölümüne randevu almama rağmen her seferinde muayene gününe bir gün kala dr ile ilgili farklı mazeretler belirtilerek iptal mesajları geliyor farklı dr olmasına rağmen. Sağlık sistemi ile ilgili yöneticilerimizin çözüm odaklı el atması gerektiğini düşünüyorum vebal almayın; sağlık bu ihmale gelmez… Sn Çetin kuytuda ve uykuda kalmayıp köşenizde dile getirmek ile onca mağdurun sesi oldunuz; dualardasınız…
Kutay
02-12-2025 20:37Eğriye eğri doğruya doğru inanç hanıma haksızlık yapmışsınız. Kadın her gün sahada daha ne yapsın?
Orhan
01-12-2025 23:21Sami Bey gitsin 285 milyonu bir belediye binası içine kütüphane yapmakla uğraşsın..Malatya yolunu şaşırmış yöneticilerle çok daha iyi olacakken,olduğu yerde sayıyor,hatta geriliyor...Ama devlet TOKİ eliyle harika işler yapıyor...Belediye de TOKİ gibi adam akıllı işler yapsa Malatya bir yıldız olacak...
Hakan temur
01-12-2025 22:38Malatya yaşanılmaz bir şehir haline geldi .Belediye otobüsleri mesela ..Yahu tartışma olmayan bir yolculuk yok ..Trambüsler de aynı..Saygı denen bir şey yok...Sanki deprem Malatya yı iyice cahilleştirdi...Malatya hiç iyi durumda değil ..
Cumali
01-12-2025 15:31Deprem sonrası ekonomik koşullar ile birlikte hükümetin öncelikleri değişti... Bu durum belediyelerdeki başkan seçimleri ve onların kurduğu kadrolarla berbat bir hal aldı belediyelerde hem fazla personel var hem de liyakat neredeyse sıfır hal böyle olunca hizmet gelişim vizyon olmuyor. Hükümet elbette bir gün bu duruma el atacaktır atmalı! bakalım ne zaman atacaklar çünkü zaman daralıyor ve seçim zamanı bu yaşanan süreci vatandaş unutmayacaktır.
Cemil
01-12-2025 14:00Hükümetin övündüğü tek şey olan sağlık sitemi de çöktü. Artık neye tutunurlar bilemiyorum.
Turan
01-12-2025 11:45Belediyede randevu alıp muayene olabilecek miyiz artık? Sağlık daire başkanlığı hangi katta gidip bakacağım. Başındaki hanımefendi Prof mu uzman mı?
Nur
01-12-2025 11:31Bülent Tüfenkci'nin sahada çalıştığı doğru, diğerleri pek görünmüyor. Ancak bu demek değildir ki, bir kişinin çalışması koca bir şehrin yükünü taşır. Murat Bey, bir gerçeği fısıldamış. Kadrolar uykuda, ama tek bir adam sahada kalmışsa o kadrolar sorgulanmalı
Burak
01-12-2025 11:28Hizmetin, ışığın ve umudun azalması bu şehrin en büyük dramıdır.
Gül
01-12-2025 11:28Ben kalp hastasıyım, randevu alamıyorum
Ayşe D.
01-12-2025 11:27Var olan birimi yeniden kurmuş gibi gösterip, poliklinik, doktor, hizmet yokken tabela asmak icraat yapıyoruz imajı vermekten başka bir şey değil.
Serhat S.
01-12-2025 11:27Prof. Dr. Sezai Yılmaz ve ekibinin emeği inanılmaz. Malatya'da dünya çapında bir karaciğer nakil merkezi var ve bunu kimse bilmiyor kimse tanıtımını yapmıyor! Veli Ağbaba’nın bunu meclis kürsüsünden dile getirmesi gerçekten takdire şayan. Kayısı zaten satılıyor ama karaciğer nakli bir şehir için sağlık turizmi demek.
Ramazan
01-12-2025 11:26Mesele Baskil’in kayısı yetiştirmesi değil, mesele Malatya'nın isminin başkaları tarafından kullanılmasına izin verilmesi. Coğrafi işaret dediğin şeyi güçlü kılmak zorundasın
Ferhat Yılmaz
01-12-2025 11:26Baskil mi? Ne münasebet! O kadar emeği biz veriyoruz, kireçli toprağı biz işliyoruz. Kayısı dediğin, Malatya’nın güneşi ve toprağı olmadan o tadı vermez. Veli Ağbaba’nın o çıkışı çok doğru.
Yavuz Kartal
01-12-2025 11:25Deprem bölgesine fonlar akıyor inşaat sektörü canlansın diye elimiz değmişken yapalım deniyor. Belki de bu evler, İstanbul'daki, İzmir'deki yabancıya, yatırımcıya satılacak.
Baran
01-12-2025 11:23Sami Er İnançlı beyefendi merhametli bir insan... Ama iyi bir belediye başkanı değil! Oysa bizim iyi bir belediye başkanına ihtiyacımız vardı bu süreçte.
Vahap
01-12-2025 11:20Baskil kayısısı oldukça kaliteli...Ve Malatya pazarından gönderiliyor...Burda Baskil i eleştirmenin hasütlük yapmanın bir anlamı yok...
Nilüfer
01-12-2025 11:04ben bu hesaba şaşırmıyorum. Depremzedeyiz evimiz yıkıldı hâlâ kiradayız. Kura çekin diyorlar ama şehirde 150 bin ev yapılıyor, ihtiyaç 30 binmiş. Kimse kusura bakmasın, Malatya’nın demografisi resmen değiştiriliyor. Birileri büyük bir göç planlıyor. Benim Malatyam yavaş yavaş el değiştiriyor. Yeni Malatya kimin Malatyası olacak asıl soru bu