18 Temmuz, 2026, Cumartesi
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

Bu Şehirde Her şey Paylaşılıyor... Bir Şey Hariç

06 Nisan 2026, Pazartesi 11:34
Bu Şehirde Her şey Paylaşılıyor... Bir Şey Hariç

Malatya’da belediyecilik bitti.

Kadraj başladı.

Büyükşehir…

Kadraj var.
Açı var.
Vitrin var.

Şehir?

Yarım.

Yeşilyurt…

Etkinlik var.
Selfie var.
Gülüş var.

Vatandaş?

Arka plan.

Battalgazi…

Kalabalık var.
El sıkışma var.
Poz var.

Eser?

Yok.

Ve sahneye çıkıyor:

İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak.

Kendine rol seçmiş.

Demir Lady.

Sert bakış.
Ağır duruş.
Ama sahada karşılığı yok.

Fotoğrafta güçlü.
Kadrajda kararlı.

Ama sahaya inince…

yumuşak.

Karar yok.
İcraat yok.
Sonuç yok.

Demir Lady olmak…

pozla olmaz.

işle olur.

Ağırlıkla olmaz.
sorumlulukla olur.

Ama burada…

görüntü var, gerçek yok.

Çünkü bu şehirde artık siyaset değil…

karakter taklidi yapılıyor.

Kimisi lider gibi duruyor.
Kimisi güçlü gibi konuşuyor.
Kimisi yönettiğini sanıyor.

Ama Malatya’ya bakıyorsun…

yöneten çok, 
yönetim yok.

Aç adama yemek vermezsin…

ama “her şey güzel” dersin.

Susuz şehre su vermezsin…

ama paylaşım yaparsın.

Yolu bitirmezsin…

ama açılmış gibi anlatırsın.

Ve sonra beklersin:

İnanılsın.

Ama Malatyalı görüyor.

Kimin çalıştığını da…
kimin rol yaptığını da.

Ve gerçek şu:

Bu şehirde her şey paylaşılıyor.

Ama paylaşılmayan bir şey var.

Yapılan iş.

ORTAK AKIL GELDİ… SAMİ ER KONUŞTU

Malatya’da “ortak akıl” toplantısı yapıldı.

10 masa kuruldu.
Akıl çağrıldı.

Ama gelmedi.

Çünkü kürsüye çıkan biri vardı:

Sami Er.

Konuştu.

Uzattı.
Dolandırdı.
Aynı cümleyi başka cümleyle anlattı.

Sonra bir daha anlattı.

Program mı?

Dayanabildiği kadar dayandı.

Ortak akıl mı?

sırasını bekledi… bulamadı.

İş insanı dinledi.
Akademisyen baktı.
Basın not aldı.

Ama herkesin aklında aynı soru:

Bu toplantı mı…
yoksa tek kişilik yayın mı?

İbn-i Sina ne diyordu?

“Sözün güzelliği kısalığındadır.”

Burada?

Kısalık yoktu…
sadece uzatma vardı.

Çünkü bazı insanlar konuşur…

anlattığı için değil,
duramadığı için.

Bazıları uzatır…

bilmediğini gizlemek için.

Bazıları vardır…

hiçbir şey yapmaz.

Ama konuşarak…

yapmış gibi görünür.

Sami Er de tam orada.

Yapamıyor.

Ama anlatıyor.

Anlatıyor.

Ve en sonunda…

kimse anlamıyor.

Çünkü mesele konuşmak değil.

bilmek.

Mesele anlatmak değil.

yapmak.

Ve o gün Malatya’da olan şuydu:

Ortak akıl çağrıldı.

Ama kürsü doluydu.

Söz vardı…
akıl yoktu.

10 YIL ÇÖP DİYENLERE… 2 YILLIK AYNAYA BAKIN

Malatya’ya yeni bir masal anlatılıyor.

“10 yıl çöpe gitti” diyorlar.

Selahattin Gürkan…
Hacı Uğur Polat…
Ahmet Çakır…

Hepsi bir kalemde siliniyor.

İyi.

Madem öyle…

şimdi soralım:

Sen ne yaptın?

Çünkü başkasının 10 yılını çöpe atmak kolaydır.

kendi 2 yılını doldurmak zordur.

“Geç geldi” diyorsun.

Doğru(!).

Ama sorun şu:

geldi mi?

Çünkü gelen başkan görünür.

İz bırakır.

İz yoksa…

kumbara vardır.

Şimdi tabloya bakalım:

10 yıl çöpmüş…

Peki bu 2 yıl ne?

Destan mı?

Yol var mı?
Yok.

Su var mı?
Yok.

Şehir toparlandı mı?
Yok.

Ama anlatı var.

Hem de bol.

Çünkü bazıları iş yapamaz…

hikâye yazdırır.

Bazıları iz bırakamaz…

algı bırakır.

Bazıları yönetemez…

kandırır.

İşte mesele bu.

10 yılı silenler…

2 yılı yazamamış.

Geçmişi küçültenler…

bugünü büyütememiş.

Ve en acı gerçek:

10 yıl çöpmüş(!) diyorsun…
ama şehir asıl şimdi çöplükte.

Demek ki sorun zaman değil.

başkanın kendisi.

Ve şimdi Malatya tek bir şey soruyor:

Madem herkes yanlıştı…

doğru olan nerede?

Çünkü bu şehir artık masal değil…

hesap istiyor.

CAMİ YAPILDI… KİMSE GELMEDİ

Malatya’da, Kayısı Ticaret Merkezi’nin yanında…

Bir cami yapıldı.

Yapan kim?

İşkaya.

Yani lafla değil, işle konuşanlardan.

Cami nasıl?

Gösterişsiz ama güçlü.
Sade ama ağır.

Eser.

Açılış günü?

Boş.

Vali yok.
Başkan yok.
Vekil yok.

Ama cami orada.

Dimdik.

Ve o gün asıl açılan şey cami değildi.

kimin ne olduğu açıldı.

Çünkü bazıları açılışa gelmez…

ama kendini açık eder.

Bu şehirde artık ölçü değişmiş.

Eserin büyüklüğü değil…

yapanın kimliği önemli.

Eğer “bizden” değilsen…

yok sayılırsın.

İster cami yap.
İster şehir kur.

Fark etmez.

Çünkü burada takdir yok.

taraf var.

O yüzden gelmediler.

Çünkü gelmek…

kabul etmek demekti.

Ve kabul etmek…

zor geldi.

Ama şu gerçek değişmedi:

Cami yapıldı.

İşkaya yaptı.

Adam gibi yaptı.

Ve gelmeyenler…

hiç farkında değil ama…

o caminin gölgesinde küçüldü.

SAAT 05.00 PROJESİ

Malatya Büyükşehir Belediyesi bir afiş yayımladı.

Tarih: 14 Haziran 2026.
Yani…

daha aylar var.

Ama heyecan bugünden.

Yetmemiş…

Saat koymuşlar:

05.00.

Evet.

Şehrin en sessiz saati.
İnsanın en uykulu anı.

Ama proje hazır.

Dev ekran kurulacakmış.
Millet toplanacakmış.
Hep birlikte maç izlenecekmiş.

Kim?

Ne zaman?

Nasıl?

Soruları yok.

Ama afiş var.

Detay var.
Saat var.
Stadyum var.

Sanki organizasyon başlamış.

Sanki insanlar sabahın köründe parka akacak.

Sanki hayat o saatte başlıyor.

Oysa gerçek şu:

Bu bir proje değil.

Bu…

zaman duygusunu kaybetmek.

Aylar sonrasına bugünden sarılmak.

Sabah 05.00’i kalabalık sanmak.

Gerçekle bağ kuramamak.

Çünkü mesele Dünya Kupası değil.

Mesele ekran da değil.

Mesele şu:

Bir şehir yönetimi…

insanın uykusunu bile hesap edemiyorsa…

başka neyi hesap ediyor?

Ve bütün hikâye tek cümlede bitiyor:

Aylar var…
Ama özgüven tam.

KALEM HAKKI: VİTRİN

CHP’de yeni hamle…
Başörtülü Ayşe Sena Türkmen sahnede.

Dün mesafe…
Bugün manşet.

Ne değişti?
Zihniyet mi…
strateji mi?

Çünkü bazı şeyler vardır;
ya inanırsın…
ya kullanırsın.

LAF EBESİ: “SIRA MESELESİ”

Bir tarafta yolsuzluk,
bir tarafta yasak aşk…
Belediyeler bir bir içeri alınıyor.

Öbür tarafta,
etiket değişiyor…
Partiden ihraç ediliyor.

Demek ki mesele parti değil,
dosya.

Ve sıra…
yavaş yavaş yaklaşıyor.

Demedi deme Malatya…

FIKRA GİBİ MEMLEKET

Demişler ki Hazreti İsa’ya:
“Kanunlara karşı geliyorsun.”

Demiş:
“Kanunlar gönlüme karşı geliyor.”

Sormuşlar:
“Hukuk var mı?”

“Var” demişler.

“Nasıl işliyor?”

“Kanuna göre.”

Malatya’da da cevap hazır:

Veysel Tay:
“Kanun var.”

Var.

Ama…
gönül yok.

FİSKOS MASASI:

Malatya’da bu hafta kulisler hem tedirgin hem yorgun…
Bahçede don korkusu, sokakta toz, siyasette sessiz bir çözülme konuşuluyor.
Masada umut az, fısıltı çok…

– Bahçede Don, Üreticide Korku!
Nisan geldi, gözler bahçede. İlaç pahalı, gübre pahalı… Bir de üstüne don ihtimali. Ağaçlar gelin gibi süslenmiş ama üretici tedirgin: “Bir gece yeter, her şey biter.”
Fısıltı şu: Üretici artık doğanın da siyasetin de insafına kalmış.

– Yol Değil, Toz Tarlası!
Şehirde yollar köstebek yuvasına dönmüş, toz sorunu hâlâ çözülmemiş.
Vatandaşın cümlesi kısa ve sert: “Seçim bitti, hizmet de bitti mi?”

– Kalede Sessiz Oy Kaybı!
Yerelde hizmetlerin gecikmesi kulisleri hareketlendirmiş.
Konuşulan o ki, iktidarın kalesi sayılan şehirde ciddi bir oy erimesi var.
Yüksek ses yok ama düşük güven var.

– Fotoğraf Var, Sonuç Yok!
Bakan ziyaretlerinden geriye yine gülümseyen kareler kalmış.
Kulis yorumu net: “Hayırlı olsun ziyareti tamam, peki çözüm?”
Vatandaşın sitemi ağır: “Biz enkazdayız, onlar albüm yapıyor.”

– Malatya Lobisi Zayıfladı mı?
Ankara kulislerinde en sert cümle bu: “Malatya’nın ağırlığı kalmadı.”
Bakanların Malatya heyetini sadece nezaketen kabul ettiği konuşuluyor.
Şehir soruyor: “Sesimiz neden duyulmuyor?”

Fiskos Masası notunu düştü…
Malatya’da artık sorunlar bağırmıyor,
ama herkes aynı şeyi fısıldıyor.

Selam ve dua ile
Fi-emanillah

Yorumlar

  • yorum avatar
    Malatyalı
    12-04-2026 23:25

    Yazık ne vekılı ne başkanı nede göreve getirdikleri çapsız müdürleri bu şehrin derdını dertlenmıyor umurlarında da değil zaten bu şehır ne günah işlemişki bu yöneticileri musallat etmiş bize layık görmüş Allah

  • yorum avatar
    Malatyalı
    12-04-2026 23:25

    Yazık ne vekılı ne başkanı nede göreve getirdikleri çapsız müdürleri bu şehrin derdını dertlenmıyor umurlarında da değil zaten bu şehır ne günah işlemişki bu yöneticileri musallat etmiş bize layık görmüş Allah

  • yorum avatar
    Sami Er için anket yapılsın
    06-04-2026 21:52

    Sami Er partisinin en büyük muhalifidir.Göreve geldiğinden beri geçmişi suçladı.Bu bir savunma mekanizması.Gürkan dönemi oy oranına bakın bir de şimdi bakın.Veli Ağbaba nın ekmeğine yağ bal süren Sami başkandır!

  • yorum avatar
    Çırmıhtılı
    06-04-2026 19:45

    İlhan Geçit Yeşilyurtta insanları kaderine terk etti.hizmet yok çalışma yok proje yok

  • yorum avatar
    Vedat
    06-04-2026 18:50

    Başkan bir an evvel affını istemeli,zorlamamalı. Tarihin en sönük ve en başarısız başkanı ve ekibi. Hiç bir çaba, çözüm ve proje uretmeyip heryerde uzun ve anlamsız konuşmalar, aslında kendini örtme gayreti. Ak parti hızla dibe doğru gidiyor. Zavallı bir haber siteside koskoca şehrin aklıyla alay eder gibi methiyeler diziyor. İnsanlar yaşadığı kenti, sorunlarını net olarak bilirken adam kalkmış 10 yıl önce gelmeliydi diye çok absürt bir yazı yazmış. Malatya bu STK,medya ve siyasi kimliklerle ayağa zor kalkar.

  • yorum avatar
    Resul yoldaş
    06-04-2026 16:44

    Sami Er samimi olsaydı vatandaşla iyi iletişimi olurdu.Bir Malatya şikayetçi olmasına rağmen hala kendine gelemedi.Belediyeden beklenti en azından yola geçici yama yapmasıydı,bunu bile başaramadı.Vizyonu yok samimiyeti yok ve tamamen belli bir grubun adaletine teslim etti belediyeyi.Toki olmasa ne yapardı Malatya,çok şükür ki devlet var...

  • yorum avatar
    Wakkas
    06-04-2026 16:24

    İlhan Geçit bu yönetiminle tüm Malatya nın günahına girdin..Belediye içinde adaleti sağlayamadın.Ş.Doğan'a bıraktığın belediye yönetimi şuan geçmişin bile çok gerisinde .Yazık ettin.

  • yorum avatar
    Ferhat Yılmaz
    06-04-2026 14:43

    İnanç Hanım için yaptığınız 'Demir Lady' benzetmesi tam oturmuş. Fotoğraflarda herkes çok kararlı, herkes çok sert bakıyor. Esnafın derdi poz değil, icraat. 10 yıl çöp diyenler önce şu anki çöpü bir toplasınlar hele

  • yorum avatar
    Ramazan
    06-04-2026 14:42

    Fiskos masasındaki don uyarısı ciğerimizi yaktı. Geçen gece gözümüze uyku girmedi. İlaç fiyatları almış başını gitmiş

  • yorum avatar
    Nilüfer
    06-04-2026 14:42

    Evimizin önü toz toprak içinde, konteyner kenti çamur götürüyor ama sosyal medyaya baksan sanırsın Malatya Paris olmuş. Vitrin süslemekle karın doymuyor

  • yorum avatar
    Adem
    06-04-2026 14:21

    Sayın Çetin, Dünya Kupası ABD de düzenleneceği için, Türkiye saati ile sabah saatlerinde oynanacak. Saatte yanlışlık yok ama bunu proje diye sunmak yanlıştır. Millet sabah namazı davetleri yaparken, bunların sabah saatlerinde maç programı yapmaları saçmalık... Hele de bunu aylar öncesinden projeymiş gibi sunmaları yanlış.

  • yorum avatar
    Seyhan
    06-04-2026 13:58

    İnanç hanım belediye başkanı olsun. Ama karşılığında sosyal medya hesaplarının yorum bolümünü açsın. Çok ilginçtir vatandaşın yorumuna kapalı sosyal medyası var.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.