Malatya
03 Şubat, 2023, Cuma
  • DOLAR
    18.83
  • EURO
    20.56
  • ALTIN
    1158.3
  • BIST
    4840.02
  • BTC
    23452.037$

Enerji krizi

08 Eylül 2022, Perşembe 12:18
Enerji krizi


 

 

Enerji krizi;

Enerji kaynaklarının arzında oluşan darboğaz veya fiyat artışı sonra ortaya çıkan duruma verilen isimdir. 

Enerjinin Geçmişi ve Bugünü

Enerji, geçmişten günümüze insanoğlunun temel yaşam kaynakları arasındadır. Günümüze kadar hep var olan enerji, günümüz dünyasında küresel ekonomik düzen, liberalleşme ile birlikte teknolojik gelişmeler enerji ihtiyacını çok hızlı bir şekilde ilerletmektedir. Hızla ilerleyen bu teknolojik gelişme, dünyada sürdürülebilir bir kalkınma ve büyümeyi de beraberinde getirmektedir. Bu büyüme ve kalkınmanın gerek istikrarlı gerekse daim olabilmesi için enerji, devletlerin vazgeçilmez bir kaynağıdır. Geçmiş yıllarda geleneksel olarak güvenlik denildiğinde bir devletin askeri (tank, uçak, nükleer güç vs.) unsurları bakımından yeterli olup olmadığı anlaşılmaktaydı. Şimdi ise kitle iletişim araçlarının artması, teknolojik gelişmelerin hızla yaygınlaşması, insanların ihtiyaç çeşitliliği güvenlik unsurunu çok boyutlu hale dönüştürmüştür. Enerji ise, bu kapsamda devletlerin en önemli meselesi olmuştur. Halklarının refah seviyeleri ve güvenlik meseleleri enerjideki potansiyeli ile ölçülür hale gelmiştir.

 Son yıllarda özellikle Akdeniz, küresel güçler ve onların yerel işbirlikçileri yoluyla, enerji kaynakları ve güzergâhları bağlamında çok büyük mücadelelere sahne olmaktadır. Akdeniz; coğrafi konumu itibariyle Afrika, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişim noktasında bulunmaktadır. Dünyadaki taşıma ticaretinin büyük bir bölümü denizler üzerinden yürütülmektedir. Seniz ticaretinin yaklaşık  %30’u Akdeniz üzerinden geçmektedir. Akdeniz Süveyş Kanalı, Hürmüz Boğazı gibi birçok enerji nakil hatlarını, Atlas Okyanusu ile Hint Okyanusuna bağlamaktadır. Bu sebeple ticaret yollarının güvenliği ülke ekonomilerinin gelişimi ile doğru orantılıdır. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Jeoloji Araştırmaları Merkezinin raporuna göre, Doğu Akdeniz’de yaklaşık 30 milyar varil petrole eşdeğer enerji kaynağı mevcuttur. Akdeniz’in tamamında ise yine yaklaşık 60 milyar varil petrole eşdeğer enerji kaynağı vardır. Doğu Akdeniz’deki toplam enerji kaynaklarının günümüzdeki değeri ise yaklaşık 3 trilyon dolardır. Bu bölgede bulunan enerji rezervlerinin Avrupa’nın yaklaşık 35 yıllık, Türkiye’nin ise yaklaşık 600 yıllık enerji ihtiyacını karşılayacağı tahmin edilmektedir. Türkiye enerji talebinin yaklaşık %75’ini ithal ediyor, doğal gazın yaklaşık %99’unu ve petrolün ise yaklaşık %92’sini ithal etmektedir. Yıllara göre değişmekle birlikte, Türkiye’nin enerji ithalatı için ödemiş olduğu miktar 50 ile 55 milyar dolar aralığındadır. Bu çerçeveden değerlendirildiğinde Türkiye için enerji güvenliği Doğu Akdeniz bağlamında oldukça önemlidir. Çünkü Akdeniz’de kıyı uzunluğu en fazla olan ülke Türkiye’dir. 1982 yılında Viyana’da imzalanan Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku’na göre; denize kıyı uzunluğu en fazla olan ülkenin kıta sahanlığı da o oranda geniştir. Yine aynı sözleşmenin ilgili maddesine göre ise bir ülkenin kıta sahanlığının büyüklüğü veya genişliği ne kadar ise o ülkenin münhasır ekonomik bölgesi de o oranda büyük ve geniştir. Bu sebeple Türkiye, Doğu Akdeniz’e komşu olan ülkeler arasında Doğu Akdeniz’den en fazla pay sahibi olması gereken ülkedir.

SANAYİ DEVRİMİ;

19.yüzyılda Sanayi Devrimi ile enerjiye olan ihtiyaç birden çoğalmış ve bu enerji kaynaklarına sahip olan Osmanlı İmparatorluğu’nun sonu olduğu gibi bugün de Akdeniz’e komşu olan ülkelerdeki kışa dönen Arap baharları ve iç savaşlar ile küresel güçler Akdeniz’e çöreklenme planlarını yapmışlar bile.

GÜNÜMÜZ ENERJİ KRİZİ;

Günümüzde ise Rusya doğal gazı silah olarak kullanıyor. Rusya-Ukrayna savaşından dolayı Rusya’ ya yapılan yaptırımlara karşılık doğal gaz vanalarını kapatarak dünyada enerji krizine sebep oluyor. Avrupa ve ABD, alternatif enerji arayışına girse de istediğini bulamadı. ABD Avrupa ülkeleri gibi çok etkilenmese de Avrupa ülkeleri özellikle de Almanya için çok büyük ekonomik krizlere neden olacak.
SONUÇ; 19. Yüzyılda sanayi devrimi ile başlayan süreçteki tüm savaşların ana nedeni özellikle Orta Doğu’daki kaosun ana nedeni enerji kaynaklarıdır. Ve son Rusya- Ukrayna savaşında anlaşıldı ki enerji bir ülkenin güven ve istikrarı için silah kadar önemli.