Kendi Seçtiğin İsim, Koltuğuna Talip
15 Nisan 2026, Çarşamba 08:47
Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nde bir dönem kapanıyor.
Dün…
Aysun Bay Karabulut.
Bugün…
Prof. Dr. Recep Bentli.
Yarın?
Henüz belli değil.
Ama kulisler sessiz değil.
Geçen dönem 18 aday vardı.
İsim çoktu.
Rekabet vardı.
Ama sonuç yine tek çıktı.
Bugün yine benzer bir tablo kuruluyor.
Ve bu kez sahnede dikkat çeken bir isim var:
Prof. Dr. İlhan Erdem.
Nasıl geldi?
Kendi kariyer akışıyla mı?
Hayır.
Bentli’nin tercihiyle.
Aynı çevre.
Aynı yakınlık.
En çok güvenilen isim.
Yani sıradan bir akademik atama değil…
kişisel tercih.
Ama şimdi o tercih…
farklı bir anlam kazanıyor.
Çünkü İlhan Erdem’in adı
rektörlük için anılıyor.
Sessizce.
Derinden.
Planlı şekilde.
Ve asıl soru şu:
Bentli bu tabloyu görüyor mu?
Çünkü bazen mesele dışarıdan gelen rekabet değildir.
İçeride büyüyen ihtimaldir.
Bentli dönemi ne verdi?
Beklenen atılımı veremedi.
Üniversite akademik başarıyla değil…
tartışmalarla anıldı.
Hakan Kahtalı’nın desteği…
siyasi gölge…
Aysun Bay Karabulut’la yaşanan gerilimler…
Kurumsallık yerine…
gündem öne çıktı.
Şimdi yeni bir eşik var.
Ama bu kez mesele sadece adaylık değil.
yakınlığın dönüşmesi.
Çünkü akademide en kritik kırılma şudur:
Güvendiğin isim…
bir gün alternatif olur.
Ve o gün geldiğinde…
en zor soru şudur:
Bu bir tesadüf mü?
Yoksa…
kaçınılmaz bir sonuç mu?

İKİ HAFTALIK GENEL MÜDÜR
Esenlik’te yönetim kuruldu…
iki haftada dağıldı.
Sahne hazır:
Sami Er.
Koşturuyor.
Arıyor.
İstiyor.
Eski vekil Hakan Kahtalı’ya gidiyor.
“Bana Mehmet Orhan’ı ver” diyor.
“Dürüst, işi bilir” diyor.
Israr ediyor.
Veriliyor.
Mehmet Orhan geliyor.
Şart koyuyor:
“Ekibimle gelirim.”
Neden?
Çünkü Esenlik’te iş satın almada kazanılır.
Piyasa bilinir.
Firma tanınır.
Sözleşme doğru kurulur.
Tamam deniyor.
Ekip geliyor.
Telefonlar açılıyor.
Eski düzen taranıyor.
Ve ilk teşhis:
“Bu kadroyla olmaz.”
İsim veriliyor:
Naci Bayrakçı.
“Bu yapı değişecek” deniyor.
Cevap?
“Kalacak.”
Peki.
“Bize karışmasın” deniyor.
Bir hafta geçiyor.
Yeni cümle:
“Yetkili olacak.”
Biraz daha zaman…
Yeni karar:
Genel müdür değişti.
Kadir Çelik geliyor.
Mehmet Orhan?
Yardımcı.
Yetmez…
Tartışmalı kadro kalıyor.
İnsan kaynakları aynı.
Yani:
Eski düzen korunuyor.
Yeni isim küçültülüyor.
Mehmet Orhan bakıyor tabloya.
Ve tek cümle kuruyor:
“Bu iş olmaz.”
Çekiliyor.
Ekibi çekiliyor.
Kapı kapanıyor.
İki haftalık yönetim…
iki haftada bitiyor.
Sonra ne oluyor?
Mehmet Orhan
eski yerine dönüyor.
Ekip dağılıyor.
Esenlik?
Aynı yerde.
Çünkü mesele adam bulmak değil.
adamı tutabilmek.
Mesele ekip kurmak değil.
ekibi koruyabilmek.
Ve en net fotoğraf şu:
Yalvararak getirdiğin adamı…
iki haftada harcıyorsan,
sorun adamda değil.
yönetende.
.jpeg)
MALATYASPOR, YENİ MALATYASPOR… SIRADA YEPYENİSİ
Malatya’da futbolun hikâyesi sahada yazılmıyor artık.
isimde yazılıyor.
Bir zamanlar vardı:
Malatyaspor.
Efsane.
Düştü.
Ne oldu?
Bir kulüp çıktı.
Belediyespor.
Hızlı yükseldi.
Adı değişti:
Yeni Malatyaspor.
O gün dalga geçiliyordu.
“Bu düşerse…”
yepyeni Malatyaspor kurarlar diyorlardı.
Gülüyorlardı.
Şimdi?
Kimse gülmüyor.
Çünkü o cümle…
gerçek oldu.
Yeni Malatyaspor düştü.
Sahneye yeni bir isim çıktı:
Malatya Yeşilyurtspor.
İsim mi?
Karışık.
Yeşilyurt mu?
Malatya mı?
Hangisi?
Belli değil.
Ama mantık belli:
eski gider, yenisi gelir.
Sonra o da gider…
daha yenisi gelir.
Ve döngü devam eder.
Ama değişmeyen bir şey var:
para.
Kaynak akıyor.
Hesap yok.
Büyükşehir’den…
Belediyeden…
akıl almaz destek.
Sahada karşılık?
yok.
Ama yönetici var.
Gezen var.
Tozan var.
Yiyen var.
İçen var.
Futbolcu var.
astronomik ücret var.
Ama sonuç?
yok.
Çünkü burada futbol oynanmıyor.
yapı kuruluyor.
Kulüp değil…
mekanizma kuruluyor.
Ve en acı tarafı şu:
Yıllar önce dalga geçilen cümle…
bugün gerçeğe dönüşmüş.
Malatyaspor…
Yeni Malatyaspor…
ve şimdi…
yepyeni Malatyaspor.
Adı farklı olabilir.
Ama hikâye aynı.
Giden gider.
Gelen gelir.
Ama bedel?
hep aynı yerden ödenir.
Ve o hesap…
bir gün mutlaka sorulur.
Hem devlette…
hem vicdanda.

YEDİR, İÇİR, GEZDİR… HİZMET DİYE ANLAT
Malatya’da yeni bir belediyecilik keşfedildi.
Çalışmadan başarılı olma yöntemi.
Tarif basit:
Yedir.
İçir.
Gezdir.
Sonra bekle.
Anlatsınlar.
Her gün aynı sahne.
“Şu kadar yemek dağıttık.”
“Bu kadar misafir ağırladık.”
“Şu grubu gezdirdik.”
“Bu ekibi oraya götürdük.”
Program var.
Etkinlik var.
Fotoğraf var.
Ama bir şey yok:
hizmet.
Çünkü bunlar belediyeciliği ters anlamış.
Zannediyorlar ki insanları gezdirince…
başarı anlatılır.
Hayır.
İnsan önce çalışır.
Üretir.
Yapar.
Ortaya koyar.
Sonra der ki:
“Gel, bak.”
Ama burada tablo ters.
Önce çağırıyorlar:
“Gel.”
Sonra gösteriyorlar:
“Bak… hiçbir şey yok ama seni gezdirdik.”
Battalgazi aynı.
Yeşilyurt aynı.
Büyükşehir aynı.
Gezi var.
Ama gezilen şey?
eski işler.
Dün yapılanı bugün anlatıyorlar.
Bugün yapılan?
yok.
Çünkü üretmeyen anlatır.
Yapmayan gösterir.
Boş olan süsler.
Ve sonra buna “etkinlik” denir.
Oysa gerçek şu:
Yiyen adam anlatmaz.
İçen adam savunmaz.
Gezen adam ikna olmaz.
Çünkü insan gördüğünü anlatır.
görmediğini değil.
Ve Malatya’da artık herkes aynı şeyi görüyor:
Yemek var.
Gezi var.
Program var.
Ama belediyecilik?
yok.
İKİ YIL GEÇTİ… ANLATILACAK BİR ŞEY YOK
İki yıl doldu.
Anlatıyoruz.
…
…
…
Altı satır.
Hiçbir şey yok.
…
…
…
Bir altı satır daha.
Yine yok.
…
…
…
Bir sayfa daha açıyorsun.
Yine aynı.
Çünkü ortada anlatılacak bir şey olmayınca…
en çok nokta kullanılır.
Üç nokta.
Boşluğun edebiyatı.
İki yılın özeti.
“Değerlendirme” yapılmadı.
Neden?
Çünkü değerlendirecek bir şey yok.
Ne diyecek?
Ne gösterecek?
Neyi anlatacak?
Başlık atsan boş.
İçini doldursan yok.
Çünkü iki yıl boyunca yapılan şey…
yapılmamış.
Ama anlatı hazır.
Her yerde aynı ses:
“Çalışıyoruz.”
Nerede?
Belli değil.
“Yapıyoruz.”
Ne?
Bilinmiyor.
“Anlatıyoruz.”
Neyi?
hiçbir şeyi.
Ve işin en ironik tarafı:
Birileri zannediyor ki…
yazdırınca oluyor.
Parayla anlatılınca gerçek oluyor.
Bir yerde övülünce…
şehir değişmiş sayılıyor.
Hayır.
Şehir yazıyla değişmez.
işle değişir.
Metinle büyümez.
icraatla büyür.
Ve Malatya bugün şunu söylüyor:
İki yıl geçti.
Ortaya bakıyoruz.
Ne yeni bir iz var…
ne yeni bir iddia.
Sadece anlatı var.
Sadece tekrar var.
Sadece gürültü var.
Ama altını kazıyorsun…
boş.
Ve bütün hikâye tek cümle:
İki yıl geçmiş.
Ama şehir…
yerinde saymamış.
hiç başlamamış.
KALEM HAKKI: ROZETİ KİM TAKIYOR?
CHP’li meclis üyesi “asla geçmem” dedi… geçti.
Rozeti kim taktı? İl başkanı değil… Sami Er.
Yeniden Refah’tan istifa eden geçti…
Rozeti kim taktı?
Ali Bakan.
Normalde bu işin adresi bellidir.
Ama Malatya’da rozetler başka ellerde.
Bu sadece transfer değil…
part içi ihtilafın ilanı.

LAF EBESİ: “ERHAÇ’IN HÂLİ”
Malatya Erhaç Havalimanı terminali yapılır…
Ama Malatya’da bitmez.
Sebep beton değil,
sahipsizlik.
Ne Abdurrahman…
Ne İnanç…
Ne İhsan…
Ortada proje var,
ama sahip yok.
Malatya’nın Öznur ablası olsaydı,
o terminal çoktan açılmıştı.
Demedi deme Malatya…
FIKRA GİBİ MEMLEKET
Adamın biri çıkmış demiş ki:
“Bu evi ben yaptım.”
Sormuşlar:
“Tuğlayı kim koydu?”
“Usta.”
“Demiri kim verdi?”
“Devlet.”
“Peki sen ne yaptın?”
Adam gülmüş:
“Ben… fotoğraf çektim.”
Malatya’da da durum aynı.
120 bin konut yapılmış.
Devlet yapmış.
TOKİ yapmış.
Sami Er konuşuyor.
“Ben yaptım.”
Doğru.
Fotoğraf…
gayet güzel.
FİSKOS MASASI:
Malatya’da kulisler bu hafta daha da ısındı…
Bir yanda siyaset içten kaynıyor, diğer yanda sokakta tedirginlik büyüyor.
Masada konuşulan çok, üstü kapalı kalan daha çok…
– Ali Bakan’dan Ankara Hamlesi!
AK Parti İl Başkanı Ali Bakan’ın, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’i Ankara’da genel merkeze şikayet ettiği konuşuluyor. Bu iddia sonrası Sami Er ve ekibinin perde arkasında acil toplantı yaptığı fısıldanıyor. Kulislerde soru net: “İpler gerildi mi?”
– Don Korkusu Bahçeleri Sardı!
Şehrin bir numaralı gündemi dondurucu soğuklar. Vali Seddar Yavuz’un uyarısı üreticiyi ayağa kaldırmış. Bahçelerde nöbet tutuluyor, dualar ediliyor. Fısıltı kısa: “Bir gece her şeyi götürebilir.”
– Esenlik Sessizliği Tepki Çekiyor!
Saadet Partisi’nin Meclis’e taşıdığı Esenlik meselesi şehirde büyük yankı bulmuş. Vatandaşın tepkisi artıyor: “Neden kimse konuşmuyor?” Sessizlik kulislerde daha çok konuşuluyor.
– “Ali Bakan Geldi, İşler Hızlandı” Diyenler Var!
Şehirde dikkat çeken bir başka yorum ise bu. Özellikle bazı kesimler, İl Başkanı Ali Bakan’la birlikte işlerin hızlandığını konuşuyor. Fısıltı olumlu: “Bir hareket geldi.”
– Siyasette Saflar Kaynıyor!
“Kim nerede?” sorusu Malatya siyasetinin yeni gündemi. Meclis üyeleri başta olmak üzere bazı isimlerin saf değiştirdiği konuşuluyor. Kulislerde merak şu: “Dengeler tamamen değişir mi?”
– Yeşilyurt’ta Üretim Üssü Heyecanı!
Yeşilyurt’a kurulması planlanan büyük üretim üssü için beklenti yüksek. Teknoloji, istihdam, yatırım… Şehir soruyor: “Malatya savunma sanayiinin merkezi olur mu?”
– İşe Alım ve Yardımda ‘Adalet’ Tartışması!
Sosyal medyada en çok konuşulan başlıklardan biri bu. “Partisi olanın işi görülüyor” algısı hızla yayılıyor. Bu söylem, siyasilere olan güveni zedeliyor.
– Sokakta Bıçak, Evde Tedirginlik!
Malatya sokaklarında artan bıçaklı kavgalar halkı huzursuz etmiş. Kulislerde herkes aynı şeyi söylüyor: “Bu gidiş iyi değil.”
Fiskos Masası kulak kabartıyor…
Çünkü Malatya’da bazen en büyük gerilim, en sessiz cümlelerde gizlidir.
(1)(1).jpg)
Selam ve dua ile
Fi-emanillah
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.


Yorumlar
Cebrail
18-04-2026 00:24Keşke esenliğin son 6 senesi titizlikle incelense ve naylon faturalar , ihalelerdeki hayali hakedişler, yok pahasına satılan yerler. Allahtan kamu malı zararında zaman aşımı yok. M, C, F ve Ö bunların geri kalan ömrü kesin cezaevinde geçer. Esenliğin acilen kapanması lazım esenliğin Malatya halkına değil Malatya’daki bayilere faydası var.
Orhan seyhan
15-04-2026 22:29Sami Bey partisine muhalif yapıda biri.Göreve geldiğinden beri Gürkan dönemini eleştirdi.partisine zarar verdi.Teşkilatıyla ters düşen biri.ne yaptığını kendi de bilmiyor.
Mlx
15-04-2026 19:51Vekiller ne yapıyorlar mesela?Tüfenkçi depremdemden sonra Malatya ya şehir hastanesi yapılacak demişti,hani nerede?.Sami Er 2024 aralık ayında tramvay etüt ihalesi yapılacak demişti,hani nerede?
Selim
15-04-2026 16:37Güçlü istihbaratınız var ama bu yanlış olmuş, Hakan Parlakpınar her yere başvurdu olmadı, son şansı burası, aday asıl o
Tahsin Budak
15-04-2026 15:28İlhan Geçit başarısız ve adalet duygusu eksik bir başkan.Kendisi bir akademisyen ,hadi kendin belediyeden anlamıyorsun peki neden bu işi yapabilecek kişilerle yola devam etmiyorsun.İki yıl geçti hala eski başkan yardımcıları müdürleri devam ediyor.Taziye cenaze ziyaretleri için mi belediye başkanı oldunuz?
Ali
15-04-2026 13:05Hayatında market yönetmemiş, ticaret yapmamış, birşey alıp satmamış, evin alıpverişini dahi karısı yapmış kişilere milyarlık şirket yönettiriyorlar. Öyle bir vurgun ve talan düzeni var ki? Esenlik rezalet bir durumda. Adam normalde insan kaynakları yöneticisi. Dışarıda asgari ücret ile bile iş bulacak kapasitesi yok. Ama adamın akrabası bilmem kim? Böyle bir adamı insan kaynaklarının başına koyuyorlar . Fakat orası kesmiyor adamı. Rant az diye üstüne birde marketlerden sorumlu yapıyorlar. Belkide hayatında evine 5 kilo patates almamış adam tüm marketlerin sorumlusu oluyor. Yaptığı hiçbir iş doğru değil, attığı hiçbir adım faydalı değil. Yaptığı her iş maddi olarak milyonlarca lira israfa neden oluyor. Personel ne kadar haklı olarak itiraz etse de, bizim aşırı egolu zübük kabul da etmiyor. Yanlış işlerin maliyeti belki yüz milyonları buluyor. Ama hesap soran yok, karışan yok, kurulan yok! Nede olsa mal milletin, zarar milletin. Adam yüklü miktarda maaşını almaya devam ediyor. Hesap soracak bir mercii yok. Esenlik Yönetim Kurulu dedikleri kişiler oradan aldıkları huzur hakkının derdinde. Huzur hakkı varsa işler tıkır yolundadır. Hem hangisi iş biliyor ki neyin hesabını sorsunlar. Zarar varsa vardır, yükle milletin sırtına çık işin içinden. Maalesef bu kadar güzide bir kurum bu kadar kifayetsiz ve bir o kadarda muhteris kişilerin elinde battı, batıyor! Sami Başkan ise seyretmek ile meşgul. Nasıl olsa Sabri Bayat olumlu haberler getiriyor Esenlikten. Eee Sabri de huzur hakkı alıyor tabi.
Vakkas
15-04-2026 11:58İlhan Geçit belediye konusunda heyecanı ve yol haritası olmayan biri.Seçtiği ekip belediyeyle alakası olmayanlardan oluştu.Ş.Doğan ve ekibi anca etrafını ihya etme peşine düştü.Hani nerede hizmet?Taziye evlerini kafaya koymuş futbol takımını kafaya koymuşlar.Milletin haline bakın yazık oldu.
Şahin
15-04-2026 10:22İki yıl sonra herbiri açıklama yaparlar diye düşünüyordum. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin küçük bir anekdot paylaştı. Sadece tek himzeti Malatya'nın bütün yatırımlarına bedeldi. Bunlar yazacak birşey olmadığı için açıklama yapmadılar, yapmazlar. Yine de açıklama yaparlarsa en baaşrılı grafik Yeşilyurt Başkanı İlhan Geçit'te olur diye düşünüyorum. Hani zaten hiçbirinin himzeti yok. İlhan Hoca bari bol bol geziyor, etkinlik yapıyor, taziyelere gidiyor. Gittiği taziyeleri sadece yazsa bile hepsini geride bırakır. Zaten başka da yazacak bişeyleri yok...
Adem
15-04-2026 10:18Yepyeni Malatyaspor gümbür gümbür geliyor Murat Bey. Müthiş para harcıyorlar. Büyükşehir Belediyesi ve Yeşilyurt hizmeti bırakmış bu işin peşine düşmüşler. Başarılı olacakşar da. Paraya kalsa bile başarılı olurlar. Fakat gerisi gelmez. Hiçbir tane profesyonel yönetici yok, futbol geçmişi olan yok, memelketi düşünen yok. Dertleri iyi para harcamak ve arada birazda tırtıklamak. Bu kadar para ile başarılı olurlar muhakkak. Sonrası gelir mi? Zannetmiyorum. İyice yiyip içsinler gezsinler bezsinler... Sonra. Bu takım da biter. Ardından emmen Yeni Malatyaspor gelir.
Adem
15-04-2026 10:14Sayın Çetin istihbaratınız güçlü diye biliyorum. Lakin Rektör adayı ile ilgili bilgi size yanlış gelmiş. Recep Bentli sonrası aday belli. Üstelik Ankara'da işi bitirmişler. Ahmet Selim Özkan yeni rektörümüz. Tıp profesörü, aktivist, STK'cı, Malatya'yı iyi bilen birisi, aktif bir insan, yönetim tecrübesi gayet iyi vs. Recep Bentli olmadığı takdirde aday da Rektör de Ahmet Selim Özkan'dır. Bentli'den çok daha iyi yöneteceği kesin.
Malatyalı
15-04-2026 10:01Yeşilyurt Belediyesinde 1,5 yılda işe alımlarda kıstas ne ve alınanlar nereli Yani Belediyede yüzdeye göre en fazla hangi bölgeden insanlar alınmış? Eş Dost Akraba oranı kaç? Kaç Akçadağlı Kaç Yeşilyurtlu Kaç sincikli Kaç adıyamanlı alınmış?
Yavuz Aydın
15-04-2026 10:01Malatya'da teker boşa dönüyor gibi
Nilüfer
15-04-2026 10:01Esenlik meselesini biz de anlamadık. Adamı getiriyorsun, iki haftada kaçırıyorsun. Kendi getirdiğin adama güvenmiyorsan biz kime güvenelim?
Hakan
15-04-2026 10:00İsim değiştirmekle iş bitseydi biz her sene şampiyon olurduk.
Çınar
15-04-2026 10:00Şu futbol meselesine çok içerliyorum. Malatyaspor bitti, Yeni Malatya bitti, şimdi Yepyeni mi geliyor?
Hacı Osman
15-04-2026 09:59Recep Bentli kendi eliyle kendi rakibini mi büyüttü yani? Akademide böyle şeyler çok olur ama Malatya artık bu 'ahbap-çavuş' ilişkisinden kurtulmalı.
Zeynep
15-04-2026 09:58Gece uykumuz kaçıyor. Vali Bey uyardı sağ olsun ama bizim derdimiz sadece hava değil, sahipsizlik. Malatya'nın Öznur Ablası varken hiç değilse Ankara'da bir sesimiz vardı. Şimdi herkes kendi koltuğunun, kendi adamının derdine düşmüş. Şu iki yıllık boşluk meselesi çok doğru; anlatacak bir şey bulamayınca fotoğraf paylaşıyorlar
Ahmet
15-04-2026 09:58Sami Er, seçim sürecinde sen yakınında olan kişilerin hepsini sebepsiz yere, boş beleş laflar ile harcamış bir insan. Başarısızlığını adam harcayarak kapatmaya çalışan ve bununla başarılı olduğunu düşünen bir insan. O na güvenip de adamını veren de hata yapmıştır, ona güvenip işini bırakan da. Sami Er'in yanında çalışmak için, hiçbir şey umurunda olmamalı, kurumu memleketi düşünmeyeceksin, inisiyatif almayacaksın, iş yapmayacaksın... Maaşını alıp, beleyenin bütün imkanlarından faydalanacksın, sosyal tesisleri sonuna kadar kullanacaksın, dostlarınla nargileni içeceksin, gezeceksin, yiyeceksin, içeceksin... İş neyine, inisiyatif neyine, ekip kurmak neyine?Bunları yapacağına otur keyfini sür, ara sıra Sabri Bayat'a gaz ver yeter. İstediğin kadar ye iç çal çırp... Kimse sana ne hesap sorar ne seni gönderebilir? Sami Er'in çalışma metodu maalesef bu.