Kürsüde Muhalefet... Kasada Tedbir
13 Mayıs 2026, Çarşamba 19:40
Veli Ağbaba çıkıyor.
AK Parti’ye yükleniyor.
Mikrofon sıcak.
Ton yüksek.
Muhalefet tam ayarında.
Sonra perde kapanıyor.
Karşımıza başka bir hikâye çıkıyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin milyarlık şirketi:
Egeşehir A.Ş.
Başında kim var?
Süleyman Ekinci.
AK Parti çevrelerine yakınlığı konuşulan isim.
Yetmiyor.
Malatya’da yıllarca etkili olmuş AK Partili bir siyasetçinin oğluyla ortak.
O da yetmiyor.
Yol dönüyor dolaşıyor…
Ağbaba İnşaat’a bağlanıyor.
İşte siyaset burada ilginçleşiyor.
Kürsüde kavga.
Şirkette ahenk.
Mitingde sertlik.
Ortaklıkta huzur.
İnsan bakınca şunu anlıyor:
Bazıları iktidara muhalefet ediyor…
ama iktidar ihtimalini de cebinde taşıyor.
Çünkü memlekette en risksiz siyaset…
her kapıya anahtar bırakmakmış.
Ve galiba Veli Ağbaba’nın asıl başarısı…
seçim kazanmak değil,
hangi devir gelirse gelsin yolu açık tutmak!

HALAY BAŞI SAMİ… FANTAZİ DEDİĞİ ŞEYE DAVUL ÇALIYOR
Bir zamanlar çıktı…
kameraların karşısına geçti.
Cümle netti:
“Deprem yaşamış Malatya’nın parasını bu fantaziye harcayamam.”
Kime dedi?
Futbola.
Özellikle de belediye destekli futbol harcamalarına.
Yani o günkü Sami Er’e göre…
topa para vermek lükstü.
Aradan çok geçmedi.
Bir baktık…
fantazi büyümüş.
Üstelik bu kez 3. Lig’de.
Sahada:
Malatya Yeşilyurtspor.
Arkada:
belediye bütçesi.
Transfer yapılıyor.
Prim dağıtılıyor.
Para akıyor.
Hem de öyle böyle değil.
İnsan izleyince sanıyor ki…
kulüp yarın Şampiyonlar Ligi marşıyla sahaya çıkacak.
İşin en ironik tarafı ne biliyor musun?
Yeni Malatyaspor’un borcunu bahane ediyorlar.
“Borç çoktu” diyorlar.
İyi de…
3. Lig’den takım taşımanın maliyeti ucuz mu?
Önce 2. Lig.
Sonra 1. Lig.
Sonra Süper Lig.
Yani yıllarca para.
Yıllarca transfer.
Yıllarca yük.
Üstelik ortada hazır bir marka vardı.
Süper Lig görmüş şehir takımı vardı.
Bir omuzla toparlanabilecek yapı vardı.
Ama onu ayağa kaldırmak yerine…
yeni vitrin kuruldu.
Çünkü mesele futbol değil artık.
Mesele:
yeni hikâye yazıp eski enkazı unutturmak.
Ve tam burada sahneye çıkıyor:
Halay Başı Sami.
Davul çalıyor.
Ritim yükseliyor.
Fotoğraflar geliyor.
Sanki 3. Lig’de top dönünce…
şehirde hayat düzelecek.
Sanki vatandaşın derdi puan tablosuyla bitecek.
Halbuki Malatya’nın sorunu skor değil.
Yönetim.
Ama bazıları hizmet üretemeyince…
tribün üretmeye başlıyor.
Ve galiba bu hikâyenin en komik tarafı şu:
Dün “fantazi” dediği şeye…
bugün en önde mendil sallıyor.
ASELSAN GELİYOR… YİNE GELİYOR
Malatya yine savunma sanayinin üssü oluyormuş.
ASELSAN geliyor.
Çip geliyor.
Teknoloji geliyor.
Yüksek katma değer geliyor.
İnsan bir an heyecanlanıyor.
Sonra hafıza devreye giriyor.
“Bir dakika…” diyorsun.
“Bu filmi biz daha önce izlemedik mi?”
Çünkü aynı cümleler dün de vardı.
Selahattin Gürkan döneminde de.
O zaman da:
ASELSAN geliyordu.
O zaman da:
Malatya teknoloji merkezi oluyordu.
O zaman da:
şehir savunma sanayinde çağ atlıyordu.
Şimdi sahnede yeni isim var:
Abdurrahman Babacan.
Metin aynı.
Sunum yeni.
Başlık değişmiş.
Müjde makyajlanmış.
İşin en ilginç tarafı şu:
Malatya’da bazı yatırımlar fabrikadan önce…
haber olarak kuruluyor.
Üretim başlamadan manşet hazır.
Bina ortada yok.
Ama vizyon maşallah tam kapasite.
Bir açıklama geliyor.
Sosyal medya ayağa kalkıyor.
Sanki ertesi sabah F-35 parçası üretilecek.
Halbuki şehir yıllardır aynı cümleyi dinliyor:
“Olacak.”
“Başlayacak.”
“Merkez olacak.”
“Üs olacak.”
Ve galiba Malatya’da en hızlı büyüyen sektör artık savunma sanayi değil…
müjde sanayi.
Çünkü bazı projeler yapılmıyor.
Sadece belli aralıklarla yeniden servis ediliyor.
Bir nevi yatırımın kendisi değil…
fragmanı dolaşıyor.
Ve insan ister istemez düşünüyor:
Demek ki bu şehirde bazı fabrikalar üretime geçmeden önce…
en az beş kere açılıyor.
.jpeg)
BORÇ DİYE GELDİ… MİLYAR DİYE GİDİYOR
Sami Er göreve geldi.
İlk işi ne oldu?
Asfalt değil.
Park değil.
Hizmet değil.
Borç anlatmak.
“17 milyar devraldık” dedi.
“Kasa boştu” dedi.
“Enkaz aldık” dedi.
Öyle anlattı ki…
sanki belediyeyi değil,
batık banka satın almış.
Malatyalı da sandı ki:
Demek artık tasarruf başlayacak.
Başladı.
Ama belediyede değil…
vatandaşta.
Çünkü rakamlar büyümeye başladı.
Önce banka borcu.
3.5 milyardan…
14 milyara.
Faiziyle beraber maşallah küçük çaplı uzay programı.
Yetmedi.
Toplam borç da yürüdü.
17 milyardan…
28 milyarın üstüne.
Ve işin en güzel tarafı şu:
Dün borç anlatanlar…
bugün harcama rakamlarıyla roman yazıyor.
3 milyar İnsan Kaynakları.
1.7 milyar Yol Altyapı.
920 milyon Ulaşım.
803 milyon Fen İşleri.
687 milyon Destek Hizmetleri.
31 milyon Basın Yayın.
Rakam bol.
Hizmet biraz ketum.
İnsan bakıyor…
şehir hâlâ yorgun.
Yollar aynı.
Trafik aynı.
Vatandaşın amortisör yine sanayide.
Ama belediyede rakamlar çok dinamik maşallah.
Demek ki mesele borç değilmiş.
Mesele…
borcu kimin yaptığıymış.
Çünkü bu memlekette bazı siyasetçiler enkaz edebiyatıyla geliyor…
sonra enkazın metrekare fiyatını büyütüyor.
MALATYA VALİSİ NEDEN GİTMEK İSTER?
İnsan bazen makamdan yorulmaz.
Şehirden yorulur.
Malatya bugün tam öyle yer.
Milletvekili var.
Ama ağırlık arıyorsun.
Belediye başkanı var.
Ama kriz anında göz başka yere dönüyor.
Sonra ne oluyor?
Vali büyüyor.
Seddar Yavuz bir süre sonra vali gibi değil…
adeta şehrin zorunlu ağabeyine dönüştü.
Yol desen onda.
Koordinasyon desen onda.
Kriz desen onda.
Deprem desen onda.
Çünkü ortada tuhaf bir boşluk oluştu.
Siyaset geri çekildi.
Devlet öne çıktı.
İlk başta bu görüntü işe yaradı.
Şehir toparlandı.
İnsanlar “nihayet biri masaya vuruyor” dedi.
Ama hayat böyledir.
Bir süre sonra alkış…
yük olmaya başlar.
Çünkü Malatya normal şehir değil artık.
Her gün başka problem.
Her gün başka dosya.
Her gün başka yorgunluk.
Şimdi Ankara temasları konuşuluyor.
İnsan şaşırıyor mu?
Hayır.
Çünkü bazı şehirler makam büyütmez…
ömür tüketir.
Hele bir de herkes geri çekilmişse…
bir süre sonra vali değil,
tek kişilik kriz merkezi oluyorsun.
Galiba mesele tam da bu.
Seddar Yavuz Malatya’dan kaçmak istemiyor belki.
Ama insan bazen…
herkesin sustuğu şehirden gitmek istiyor.
.jpeg)
KALEM HAKKI: TÜİK GİTTİ, MASAL BİTTİ
Malatya’nın Ankara’daki birkaç isminden biri TÜİK Başkanı Erhan Çetinkaya’ydı.
O da gitti.
Şimdi dönüp bir daha anlatsınlar bakalım o meşhur “Malatya lobisini.”
Çünkü güçlü şehir,
adamını kolay düşürmez.
Demek ki Ankara’da lobi yokmuş…
Sadece kalabalık varmış.
LAF EBESİ: “AĞBABA MI, AKBABA MI?”
Sosyal medyada iddialar uçuşuyor.
İfadeler konuşuluyor.
Oteller, masalar, şişeler…
Millet şimdi kelimeye takılmış:
“Ağbaba mı, akbaba mı?”
Siyasette bazen bir harf değişir…
Manzara değişir.
Demedi deme Veli…
FIKRA GİBİ MEMLEKET:
Sormuşlar ustaya:
“Bu kaldırım neden böyle?”
Usta demiş:
“Deniz manzaralı yaptık.”
“Peki dükkân kapıları?”
“Onlar da suya yakın olsun istedik.”
Geçen gün Kışla Caddesi’nden geçtim.
Kaldırım değil…
Karadeniz tatbikatı.
Bir yükseliyor.
Bir çöküyor.
Bir kıvrılıyor.
İnsan yürümüyor…
denge sınavına giriyor.
Dükkân kapıları desen…
Kaldırım yukarıda.
Esnaf aşağıda.
Yağmur biraz ciddiye binsin…
İçeri müşteri değil,
sazan girecek.
Şehir yapılıyor deniyor.
Doğrudur.
Ama bazen insan bakıyor…
Bu projeyi mühendis mi çizdi,
dalga mı vurdu… anlaşılmıyor.
FİSKOS MASASI:
Malatya’da kulislerin dili yine uzun…
Bir tarafta rezerv alanlar, diğer tarafta viyadükler…
Şehir yeniden kuruluyor deniyor ama herkesin aklında aynı soru dolaşıyor:
“Kurulan şehir bizim bildiğimiz Malatya mı?”
-Rezerv Alanlarda Yeni Tartışma: Komşu Kim Olacak?
Sokaktaki en büyük fısıltı hâlâ rezerv alanlar. Özellikle Çırmıktı, Gündüzbey, Barguzu ve Banazı tarafında projeler netleşmeye başlayınca bu kez başka bir mesele konuşuluyor.
Eskiden “Evimiz ne olacak?” deniyordu…
Şimdi “Yanımıza kim gelecek?” deniyor.
Bazı mahallelerde “Kültürel doku bozuluyor” endişesi sessiz sessiz büyüyor.
-Çarşı Açıldı mı Açılmadı mı?
Merkez Çarşı için “teslimatlar başladı” denildi ama esnaf ikiye bölünmüş durumda.
Bir taraf:
“Eylülde açıldı dediler, Nisan geldi hâlâ toz yutuyoruz” diyor.
Diğer taraf ise modern dükkanların şehre hava katacağını savunuyor.
Çarşı yükseliyor ama tartışma daha hızlı yükseliyor.
-Viyadük Müjdesi Verildi, Vatandaş İç Çekti
Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er “İkinci Viyadük 2026’da başlıyor” dedi…
Malatyalının cevabı gecikmedi:
“Viyadük bitene kadar biz biteriz.”
Özellikle çevre yolu trafiğinden bunalanlar artık direksiyon değil, sabır çeviriyor.
İkizce-Adıyaman bağlantısının şehri ne kadar rahatlatacağı ise ayrı bir merak konusu.
-İkizce Büyüyor, Merkez Düşünüyor
İkizce tarafı büyüdükçe büyüyor…
Emlakçılar heyecanlı, yatırımcıların iştahı açık.
Kulislerde artık şu konuşuluyor:
“Şehrin merkezi Yeşilyurt’tan İkizce’ye mi kayıyor?”
Eski merkezde mülkü olanlar ise hafiften huzursuz.
-Kayısı Bahçelerinde Gözler Gökyüzünde
Valilikten gelen zirai don ve dolu uyarıları kayısı üreticisini alarma geçirmiş durumda.
Sosyal medyada herkes aynı şeyi soruyor:
“Bu sene yüzümüz gülecek mi?”
Çünkü Malatya’da kayısı sadece meyve değil…
Moral, umut, geçim.
-Asayiş Haberleri ‘Bülten’ Olmaktan Çıktı
Kulislerde en çok konuşulan meselelerden biri de güvenlik.
Hırsızlık olaylarındaki artış, bazı mahallelerde büyüyen tedirginlik ve bitmeyen “polis bülteni” haberleri…
Şehirde artık sık sık şu cümle duyuluyor:
“Nerede o eski huzurlu Malatya?”
Fiskos Masası kulak kabartmaya devam ediyor…
Çünkü Malatya’da artık sadece binalar değil,
alışkanlıklar da yer değiştiriyor.
(1).jpg)
Selam ve dua ile
Fiemanillah
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.


Yorumlar
Mlx
14-05-2026 16:03İnönü Caddesi nin genişlemesi konusunda 18 bina var direnç gösteriyorlar diyen Sami Er var bu şehirde.Tamam da başkan;koca Malatya da koca mahalleler ve çarşı dönüşüyor şu anda!!Bu senin becerisizlikliğin olabilir mi?Çarşı ile İnönü Caddesi can damarı Malatya nın birini yapıp diğerini yarım yamalak bırakamassın.Tramvay bu gidişle bu döneme kavuşmazki!
Sami Er Belediyeciliği
13-05-2026 22:00Malatya yı belediyecilikte geriye götüren başkan Sami Er.Yapılan eserler Toki eliyle.İçindeki parklar elektrik direkleri dahil Toki.Sami Bey belediye olarak ne yapmış?
İsa
13-05-2026 21:53Memlekette yönetici diye getirdiklerimize bakın! Galiba hakkettiğimizi yaşıyoruz.
Yasin elverir
13-05-2026 21:34Veli Ağbaba ve ekibi pek de iyi şeyler yapmamış.Hizmetten uzak insanlar.Dedikleriyle yaptıkları uyuşmuyor.
Adem
13-05-2026 20:49Ha birde Sami Başkan ile Veli'nin arası da gayet güzel. Sami Başkan CHP ne isterse yok demiyor. Neden acaba?
Adem
13-05-2026 20:48Yazınızdan anladığım kadarıyla Veli Ağbaba kendi ortağını Egeşehir firmasına genel müdür olarak atamış. İnşaat malzemesi satıyor Veli Akbaba. Egeşehir de milyarlarca liralık inşaat işleri yapıyor. Yakışır Veli Babaya. Bol bol satış yapar artık. Ha bu arada ortağın Ak Partili olması da manidar.Maşallah
Beybaba
13-05-2026 20:43By yazılanları okudum tuzun koktuğunu, çürümüşlüğün dibini yaşatıyorlar
Battal
13-05-2026 20:40Sami Er Malatya da partisine muhalif en büyük isimdir.Gürkan dönemini suçladı da suçladı,peki ne oldu?Borç bırakıldı dedi ama şimdiden borç iki katına çıktı.Belediye olarak hizmeti bir belediye binası içine 350 milyon gibi devasa bir parayı harcamak oldu.Yazık oluyor,belediye bu değil.İyi ki devlet var Toki var yoksa halimiz Malatya da dumandı.
Soner Avcı
13-05-2026 20:38Ankara’da adamın yoksa, sesin de çıkmaz. Çetinkaya çalışkan bir arkadaştı
Ramazan
13-05-2026 20:37Çevre yolunda direksiyon sallarken debriyaj teli kopuyor:)
Serhat Aydın
13-05-2026 20:36Veli Ağbaba ve Egeşehir detayı çok su kaldırır. Siyasette dostluklar baki, kavgalar ise sadece seçmen için.
Nilüfer
13-05-2026 20:36Koca çınarı, Yeni Malatyaspor’u kaderine terk edip sıfırdan takım kurmaya çalışmak Malatya futboluna ihanettir.
Nimet Ağar
13-05-2026 20:35Vali Bey gerçekten tek başına uğraşıyor gibi görünüyor. Belediyeye gitsek borç edebiyatı, vekillere baksak Ankara'dan fotoğraf paylaşıyorlar. Şehirde sahipsiz kalmışlık hissi çok ağır. Seddar Yavuz da giderse Malatya’nın hali ne olur asıl o zaman düşünmek lazım.
Cem Bakırcı
13-05-2026 20:35ASELSAN müjdesini kaçıncıya duyuyoruz ben sayamadım artık. Mezun olduk, iş bekliyoruz ama her seçim dönemi aynı nakarat
Özge
13-05-2026 20:34Kışla Caddesi’ndeki o kaldırımları gelip bir görseler keşke. Yazıda geçtiği gibi, dükkana girmek için cambazlık yapıyoruz.
Emekli Mehmet Y.
13-05-2026 20:34Malatya’da siyaset her zaman 'kazan-kazan' usulü işledi zaten. Biz meydanda birbirine bağıranları izlerken onlar arkada hangi ihaleyi kim alacak onu konuşuyorlar. Vatandaşın evi hala konteyner, esnaf hala tozun içinde ama futbol takımı transfer yapıyor. Önceliklerimiz ne zaman insan olacak merak ediyorum