21 Haziran, 2026, Pazar
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

Mööö-Taş Değil MOTAŞ...

21 Haziran 2026, Pazar 07:52
Mööö-Taş Değil MOTAŞ...

Altı Şubat depreminden beri Malatya acıların şehri oldu. Yapılanlar acıları dindirse de, her ne kadar umut olsa da, yapılmayan bazı küçük işler hayatı zorlaştırmaya devam ediyor.

Acıya da alışılmıyor ki!..

Depremden sonraki iki yılın çoğunu Malatya’da geçirdim. Son bir yıldır da sürekli gidip geliyorum. Üç gündür yeni bir sebeple Malatya’ya geldim.
Şehri gezdim, birçok yerde her ne kadar anılarımız silinmiş olsa da, yapılanlar içimizi ısıtıyor, geleceğe umutla baktırıyor. Yakında daha ferah, sokakları daha geniş, çehresi daha temiz ve daha güvenli bir Malatya bizi bekliyor...

Gelmişken bir de toplu taşıma Motaş ile şehri gezeyim. Uzun zamandır hakkında şikâyetlerin azalmadığı MOTAŞ'ı bir göreyim dedim!..

Malatya’ya bakınca yeni bir şehrin doğduğunu, virane sokakların düzeldiğini, çarşı merkezinin yavaş yavaş açıldığını görüyoruz.
Tabi bir tarafı Şanzelize, diğer tarafı Hint pazarı olan Kışla Caddesini görmesek!..

Üç beş tane kendini bilmezden dolayı şehrin merkezi iki farklı çağa götürüldü!. Bunun sorumlusu da esnaf, ağırlığını koyamayan yerel yöneticiler ve biraz da halktır.

Neyse bindik otobüslere...
Dışarı gündüz, içeriye gece!
Camlarda dünyada kullanılmayan, trafikte kusur sayılan simsiyah berbat cam filmleri!.
Herhalde içeride ne olduğunu dışarıdakiler görmesin diye çekmişler dedim! Dışarıyı görmeniz imkânsız. Vatandaş durağını ezbere bildiği için iniyor. İlk defa binen biri ineceği durağı göremez, bilemez...

Otobüslerin bir kısmı 1980'li dönemlerde kullanılan 50NC köy arabalarının bugünkü versiyonu.
Ve bu araçlar Büyükşehir Malatya’nın merkezinden kalkıyorlar!.
20 küsur koltuk var, ama her duraktan sonra sayıyorum, sayı 75'e kadar çıktı. İndi-bindi, sayı azalmıyor, artıyor.

Gel gelelim otobüslerin içine;
Malum bu otobüs hareket ediyor, sürekli dur kalk yapıyor, fren yapıyor, vites değişiyor. Otobüsün içi; "Meksika Dalgalanması"
Dünya Kupası olduğu için değil!..
Kadın erkek, yaşlı, çocuk herkes birbirine çarpıyor. Ortaya utanç verici görüntüler çıkıyor. Kimsenin mahremiyeti kalmıyor!..
İnsanlar istemeden birbirlerinin üzerine düşüyor, birbirlerine sürtünüyor, birbirlerine yaslanmak zorunda kalıyor.

Dedim ya, içerisi Meksika Dalgalanması! Çünkü otobüslerin içindeki tutacakların çoğu yok. Ayaktaki birkaç kişi tutunmuş sadece!.
Bunları yaptırmak çok mu zor?
Bu kulplar yıllarca kullanılacak kadar sağlamdır. Kopunca da değiştirmek gerekmez mi?

Bu da gösteriyor ki:
Vatandaşın nasıl yolculuk yaptığıyla ilgilenen bir sistem görünmüyor.

İşin en düşündürücü tarafı ise Malatyalının buna layık görülmesidir...
Bu otobüslerle insan taşınmaz!
Otobüsler bazen boş gidip geliyormuş! Ondan büyük otobüs yerine küçük otobüs tercih ediliyormuş!

Efendiler uçak da bazen boş gidip geliyor!
Yöneticiler de bazen boş laflar ediyor! Boş saatlere küçük otobüsleri yazın, kalabalık saatlere de büyük otobüsleri!
Ayrıca, küçük otobüs ile büyük otobüs arasında kaç lira yakıt farkı var ki!?
İki tane bilet parası fazla yaksa ne olur?
Deprem sonrası toplu taşımayı kullanan azdı. Ama şimdi şehir doldu taştı. Her gün nüfus artıyor, şehir toparlanıyor, eskisinden daha çok yolcu taşınıyor. Ama eski sistem hâlâ devam ediyor.

Gördüm ki bu şehirde taşıma Hindistan işi olmuş! Belediye otobüslerinin dışı biz, içi Hindistan!.
Çünkü Hindistan'da insanlar dışarıdan da asılırlar, burada o yok. Ama içeride bizimkilerin tutacakları bir yeri yok. Yayık gibi çalkalanarak devam ediyorlar!

Bu zulmü milletimiz mi hak ediyor, yoksa yöneticiler mi yapıyor sorusunun cevabını kamuoyuna bırakıyorum...

Malatya'da toplu taşıma kullanan vatandaşların yaşadığı, modern bir Büyükşehir'e yakışmayan bir tabloya dönüşmüş durumda.

Cam filmlerinin gerekçesi güneşmiş...
İyi ki de bunlar sıcak ülkelerde yaşamıyorlar! Dünyanın en sıcak ülkelerinde neden böyle bir uygulama yok?
Afrika'nın kavurucu sıcağında yok.
Arap çöllerinde, Körfez ülkelerinde yok.
Güneşten korunmanın yolu insanı karanlığa mahkûm etmek değildir.

Bir Büyükşehir Belediyesinin görevi insanları bir noktadan başka bir noktaya yığmak değildir.
Onları güvenli, konforlu ve insan onuruna yakışır şartlarda taşımaktır.

Bugün Malatya'da vatandaşın önemli bir kısmı ulaşım hizmetini kullanmıyor, adeta ulaşım çilesine katlanıyor.

Büyükşehir Belediyesi ve MOTAŞ yöneticileri biraz makam odalarından çıkıp bu araçlarda yolculuk yapmalıdır.
Vatandaşın yaşadığını yaşamalıdır.
Duraklarda beklemelidir.
Ayakta gitmelidir.
O zaman gerçek tabloyu bütün açıklığıyla göreceklerdir.

Mesele sadece otobüs çalıştırmak değildir, insana değer vermektir.
Sonunda Motaş insan taşıyor, Mööö taşımıyor.

Fi Emanillah.

Ebuzer AYDIN

"Ey Kalemim! Bir Gün Doğru Bildiklerini Yazmazsan Kolumla Beraber Kırar Atarım Seni"