18 Temmuz, 2026, Cumartesi
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

"Mutlak Butlan" ve Kemal Kılıçdaroğlu

21 Mayıs 2026, Perşembe 19:52
"Mutlak Butlan" ve Kemal Kılıçdaroğlu

Siyasette bazı insanlar seçim kazanarak büyür, bazı insanlar ise karakterleriyle iz bırakır. Kemal Kılıçdaroğlu'nun Türk siyasetindeki yeri de tam burada durmaktadır.

Yıllarca CHP Genel Başkanlığı yaptı. En ağır eleştirilere maruz kaldı. Seçim sonuçları nedeniyle hedef tahtasına konuldu. Fakat bütün bu yıllar boyunca rakipleri bile onun şahsî servetiyle, lüks yaşamıyla, şaibeli ticari ilişkileriyle veya kamu vicdanını yaralayacak kişisel çıkar düzenleriyle ilgili somut tek bir dosya ortaya koyamadı. Mütevazı yaşamı, sade hayatı ve devlet terbiyesiyle siyaset sahnesinde varlığını sürdürdü.

Değişim Diye Geldiler, CHP'Yİ Mahkeme Koridorlarına Taşıdılar:

2023 kurultayında CHP tabanına büyük vaatler sunuldu.
"Değişim" dediler.
"Yeni bir dönem başlıyor" dediler.
"CHP artık iktidara yürüyor" dediler.
Kamuoyuna sunulan tablo buydu.

Ancak aradan geçen süre içinde CHP'nin gündemi iktidar yürüyüşü değil, bitmek bilmeyen iç çekişmeler, kurultay tartışmaları, yargı süreçleri ve meşruiyet krizleri oldu.

Parti, Türkiye'nin sorunlarını konuşmaktan çok kendi kurultayını ve iç çekişmelerini konuştu. Mahkeme salonları parti koridorlarının önüne geçti.

Kurultayın nasıl yapıldığı, delegelerin iradesinin nasıl şekillendiği, süreçte hangi yöntemlerin kullanıldığı ve ortaya atılan iddialar hâlâ kamuoyunun gündeminden düşmedi.

Bugün gelinen noktada ortaya çıkan tablo, "değişim" sloganının arkasındaki siyasi projenin ciddi şekilde sorgulanmasına yol açmıştır. CHP seçmeni iktidar alternatifi beklerken, parti sürekli kriz üreten bir yapıya dönüşmüştür.

Sayın Kılıçdaroğlu'na yakın birçok isim ve taraftarı ise yaşananların sıradan bir kurultay yarışı olmadığını savundu. Onlara göre süreç, parti içerisindeki belirli odaklar tarafından planlanan ve Ekrem İmamoğlu'nun öncülüğünde yürütülen geniş kapsamlı bir tasfiye operasyonuydu. Bu nedenle kurultay tartışmaları sadece bir genel başkanlık yarışı olmaktan çıkıp CHP tarihinin en sert iç hesaplaşmasına dönüştü.

Belediyeler üzerinden yürüyen tartışmalar, soruşturmalar, görevden almalar ve kamuoyuna yansıyan iddialar CHP'nin kurumsal itibarını ciddi şekilde tartışmaya açmıştır.

CHP seçmeninin beklentisi iktidara yürümekti, hizmetti, çözüm üretmekti, daha güçlü bir muhalefetti. Fakat CHP bu süre içinde kendi iç hesaplaşmalarının gölgesinde kaldı.

Kılıçdaroğlu'nun ayrılmasıyla birlikte CHP tarihinin en ağır meşruiyet krizlerinden biriyle karşı karşıya kalmıştır. Bugün gelinen noktada parti yönetiminden belediyelere kadar uzanan tartışmalar, CHP'nin kamuoyu nezdindeki güvenilirliğini ciddi şekilde tartışılır hale getirmiştir.

Bugün mahkemenin "mutlak butlan" kararıyla CHP'de yeniden Kemal KILIÇDAROĞLU dönemi başlayacaktır. Başından beri bu mücadeleyi verenlere hayırlı olmasını diliyorum. 

Ama Sayın Kılıçdaroğlu'nada, iktidara da muhalefete de aciline bir tavsiyem:

Bu milletin mayasında inanç vardır, maneviyat vardır, aile ve kardeşlik vardır, gelenek vardır. Türkiye'de hiçbir siyasi hareket bu toplumsal gerçekliği yok sayarak kalıcı başarı elde edemez. Belki de Ak Partinin uzun süre iktidarda kalmasının sırrı buradadır. 

Bundan sonra ekonomik sorunlara çözüm üreten, milli ve manevi değerlere saygı gösteren, vatandaşın inancına ve yaşam tarzına güvence veren, aileyi ve gençliği koruyan siyaset anlayışı, toplumda daha fazla karşılık bulacaktır.

Sayın Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığında CHP'nin önündeki en büyük sınav, toplumla kurduğu mesafedir. Geçmişindeki tartışmalı uygulamalar nedeniyle dindar kesimlerde oluşan güvensizliği aşabilmeli, özgürlük ve demokrasi söylemini toplumun bütün kesimlerine hissettirebilmelidir.

Dindar vatandaş, "CHP iktidar olsa da ben inancımı özgürce yaşarım" diyebildiği gün CHP Türkiye siyasetinde çok daha farklı bir noktaya gelebilir. Aksi halde eski reflekslerle, eski tartışmalarla ve toplumun değerleriyle kavga eden bir siyaset anlayışıyla iktidar yolu açılmaz.

Fi Emanillah 

Ebuzer AYDIN 

"Ey Kalemim! Bir Gün Doğru Bildiklerini Yazmazsan Kolumla Beraber Kırar Atarım Seni"