Rakip Çıkmayan Şehir
06 Temmuz 2026, Pazartesi 12:01
Bir seçimin kaderini bazen sandık belirlemez.
Aday belirler.
Hatta bazen daha acısı olur.
Şehir, daha seçim başlamadan kaybeder.
Mahmut Boyraz TSO adaylığını açıkladı.
Hayırlı olsun.
Ama doğrusu ben Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun karşısında çok daha güçlü bir isim bekliyordum.
Daha ağır bir sanayi geçmişi.
Daha büyük bir üretim hikâyesi.
Çünkü karşındaki isim sıradan bir oda başkanı değil.
İki dönemdir yalnızca koltuğunu değil, oyunun kurallarını da yönetiyor.
Konuşmasını biliyor.
Algı oluşturmasını biliyor.
Piyasayı yönlendirmesini biliyor.
Gündem kurmasını biliyor.
Böyle bir ismin karşısına çıkıyorsan…
sadece aday olmazsın.
Denge olursun.
İşte Malatya’nın kaybettiği yer tam burası.
Kaybeden Mahmut Boyraz değil.
Kaybeden, Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun karşısına güçlü bir sanayici çıkaramayan Malatya.
Çünkü yıllardır görmezden gelinen büyük bir çelişki var.
Ticaret başka iştir.
Sanayi başka.
Tüccar alır, satar, dolaştırır.
Sanayici üretir, büyütür, istihdam oluşturur.
Birinin refleksi piyasa.
Ötekininki üretim.
Birinin hesabı günlük.
Diğerinin ufku yıllık.
İkisini aynı masaya oturtabilirsiniz.
Ama aynı gözle bakmalarını bekleyemezsiniz.
Belki de artık tartışılması gereken isimler değil…
Ticaret ve sanayinin neden hâlâ aynı odada temsil edildiğidir.
Çünkü sanayi şehri olmakla övünen Malatya…
Odanın başına talip olacak güçlü bir sanayici çıkaramıyorsa, önce aynaya bakmalıdır.
Ve bana göre bu seçimin en acı tarafı da budur.
Sandık kurulmadan kazanan belli olmuşsa… kaybeden aday değil, şehirdir.

DÜĞMEYE BASAN EL
Malatya’da tuhaf bir hesap işliyor.
Altı milletvekili var.
Ama sanki tek milletvekili görev yapıyor.
Çünkü ok hep aynı hedefe gidiyor.
Aynı isim konuşuluyor.
Aynı isim tartışılıyor.
Aynı isim yıpratılıyor.
Diğerleri?
Sanki sisin içinde.
İhsan Koca sessiz.
İnanç Siraç gölgede.
Abdurrahman Babacan kendi gündeminde.
Veli Ağbaba hakkında türlü tartışmalar dolaşıyor.
Fakat tartının ibresi yine aynı noktaya dönüyor.
Bülent Tüfenkci.
İnsan ister istemez düşünüyor.
Madem hesap görülecek…
Niçin herkes aynı terazide tartılmıyor?
Madem sorgulanacak…
Niçin aynı mercek herkese tutulmuyor?
Çünkü bazen mesele isim değildir.
Mesele, ışığın nereye çevrildiğidir.
Birini sürekli konuşursanız…
Diğerleri kendiliğinden görünmez olur.
Birini sürekli hedefe koyarsanız…
Kalabalık geri kalanları unutmaya başlar.
İşte asıl maharet de budur.
Oku atan el görünmez.
Hedef görünen olur.
Bu yüzden bu fotoğraf bana sadece bir siyasetçiyi anlatmıyor.
Asıl fotoğraf, Malatya’da eleştirinin bile seçilerek dağıtıldığını gösteriyor.
Ve bazen en yüksek ses…
Bağıran değil, düğmeye basandır.
.jpeg)
KÜTÜPHANE DEDİLER… BODRUM ÇIKTI
Malatya’da bir kütüphane yaptılar.
Öyle anlattılar ki…
sanki Cemil Meriç dirilecek, kitap raflarının arasında “nihayet” diyecekti.
Sonra baktık.
Büyükşehir’in altı.
Betonun gölgesi.
Büyükşehir’in bodrumuna sığdırılmış bir hayal.
Ama anlatı büyük:
6 bin 500 metrekare.
Herhâlde duvarı, tavanı, kolonun gölgesini de hesaba kattılar.
İstanbul Esenler’de Cemil Meriç Kütüphanesi ve Müzesi var.
Açık alanı var.
Kapalı alanı var.
Tarihi dokusu var.
Şehir hafızası var.
Yani kütüphane.
Bizdeki?
Parayla yapılmış mahcup bir oda.
Üç yüz milyon konuşuluyor.
Az para değil.
O parayla Malatya’ya imza atılırdı.
Çocuk büyürdü.
Genç otururdu.
Şehir nefes alırdı.
Ama olmadı.
Çünkü vizyon olmayınca para eser doğurmaz.
masraf doğurur.
Sonra ne yaptılar?
Kavurma günü.
Kebap günü.
Trol daveti.
Sosyal medya cilası.
Yani kitabın sustuğu yerde mangal konuştu.
İnat ettiler.
Yer yokmuş gibi davrandılar.
Oysa Malatya’da yer çok.
Eksik olan arsa değil.
akıl.
Ve en acısı şu:
Kütüphane diye yaptıkları şey şehre kalmadı.
Sadece faturası kaldı.

MEMLEKET TROLLE DİLEKÇE VERİYOR
Bir şehir düşün.
Vatandaş derdini belediyeye anlatmıyor.
Vekile gitmiyor.
Başkana ulaşmıyor.
Trole yazıyor.
İşte Malatya’nın yeni müracaat kapısı bu.
Sosyal medya.
Paralı hesap.
Sahte cesaret.
Gerçek çaresizlik.
Çünkü halk biliyor.
Siyaset duymuyor.
Kurum görmüyor.
Yetkili bakmıyor.
O zaman ne yapıyor?
Sorununu tweet atıyor.
Yol bozuksa paylaşım.
Su kesildiyse video.
Esnaf ağlıyorsa etiket.
Hasta randevu bulamıyorsa kampanya.
Memleket artık dilekçeyle değil…
linç ihtimaliyle yönetiliyor.
Bu tablo iki şeyi gösterir.
Birincisi:
Siyaset bitmiş.
İkincisi:
Halk tükenmiş.
Çünkü vatandaş devletten değil, gündemden medet umuyorsa…
orada makam vardır.
Ama karşılığı yoktur.
Malatya bugün tam burada.
Sorun çok.
Muhatap az.
Trol kalabalık.
Çözüm yok.
Ve işin en acı tarafı şu:
Bu şehirde artık hak aramanın yolu kuruma müracaat etmekten değil…
viral olmaktan geçiyor.
MALATYA’NIN DÜNYAYA ÖĞRETEMEDİĞİ ŞEY
Malatyalı garip adamdır.
Kayısıyı sadece satmaz.
Paylaşır.
Hasadı sadece bahçeden kaldırmaz.
Gönüllere de dağıtır.
Yaz gelince otobüslerin bagajı dolar.
İstanbul’a…
Ankara’ya…
İzmir’e…
Bursa’ya…
Kutular gider.
Kasalar gider.
Koliler gider.
İçinde sadece kayısı yoktur.
Memleket kokusu vardır.
Dünyanın neresinde var bu?
Antalyalı portakalını böyle göndermez.
Karadenizli fındığını böyle taşımaz.
Manisalı üzümünü…
Osmaniyeli yer fıstığını…
Hiçbiri Malatyalı kadar cömert davranmaz.
Çünkü Malatyalı için kayısı ticaret değildir.
Hatırdır.
Geçen yıl dal sustu.
Bahçe mahzundu.
Koli hazırlanmadı.
Bu yıl ağaç konuştu.
Bereket döndü.
Otobüsler yine doldu.
Meğer Malatyalı kayısı göndermiyormuş.
Hasret gönderiyormuş.
FIKRA GİBİ MEMLEKET:
Bir arkadaşı, Ecvet Gürses’e yaklaşmış:
“Allah seni karşıma çıkardı.”
“Sırrımı senden başka kimseye söyleyemem.”
Sonra eğilmiş:
“Bana biraz borç verir misin?”
Ecvet Gürses gülümsemiş.
Omzuna dokunmuş.
“Hiç merak etme…” demiş.
“Benden sır çıkmaz.”
“Hiç duymamış gibi davranırım.”
…
Malatya’da da durum farklı değil.
Esnaf bağırıyor.
Vatandaş söylüyor.
Gazeteler manşet atıyor.
Şikâyetler büyüyor.
Yetkililer…
Ecvet Gürses kadar ketum.
Sanki hiçbir şey söylenmemiş gibi.
LAF EBESİ: “KADRAJ”
Kimi şehrin önünde durur.
Kimi bakanın.
Kareye girmek kolaydır.
Mesele,
şehrin hafızasına girebilmektir.
Demedi deme Abdurrahman…

KALEM HAKKI: DENGE
İzzet de Allah’tandır…
Zillet de…
İtibar da O’nun elindedir, sefillik de.
Düne kadar Veli Ağbaba’nın etrafında el pençe duranların, bugün selam vermeye çekindiğini görünce insan şunu anlıyor:
Varlıkla övünen, yokluğa hazırlıksız yakalanır.
Onun için makamdayken alkışı değil, ayrılığı hesap edeceksin.
FİSKOS MASASI:
Malatya’da bu hafta en büyük trafik sadece yollarda değil, kulislerde de yaşanıyor…
Şehir bir yandan yeniden inşa edilmeye çalışılırken, diğer yandan vatandaşın sabrını zorlayan başlıklar her geçen gün çoğalıyor. Fısıltılar büyüyor, sorular cevabını bekliyor.
-EDS Vatandaşı Yavaşlattı, Trafiği Durdurdu!
Çevreyolundaki EDS uygulaması bugünlerde en çok konuşulan konuların başında geliyor. Elazığ ve Ankara istikametindeki uzun 70-80 km hız sınırı nedeniyle trafiğin kilitlendiği konuşuluyor. Vatandaşın ortak sorusu şu: “Kuzey Çevreyolu tamamlanana kadar bu uygulamada esneklik sağlanamaz mı?”
-Tırlar Yolu, Sürücüler Direksiyonu Bırakmıyor!
Aynı güzergahta bu kez başka bir şikâyet yükseliyor. Hız sınırına uyan otomobil sürücülerinin, arkadan gelen tır ve kamyonların selektör ve korna baskısıyla karşı karşıya kaldığı iddia ediliyor. Kulislerde, “Kurala uyan suçlu oluyor” serzenişi giderek yayılıyor.
-Motosikletler Trafiğin Yeni Gündemi!
Şehir içinde özellikle ana arterlerde bazı motosiklet sürücülerinin şeritleri kapatarak düşük hızda ilerlemesi sürücülerin tepkisini çekiyor. Grup halinde yapılan bu sürüşlerin hem trafiği aksattığı hem de kazalara davetiye çıkardığı konuşuluyor. Vatandaş, denetimlerin artırılmasını bekliyor.
-Ağbaba Cephesinde Sular Durulmuyor!
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın yeğeni Ahmet Can Ağbaba’nın yürütülen bir soruşturma kapsamında tutuklanması şehir siyasetinde geniş yankı uyandırmış durumda. Ankara-Malatya hattında bu gelişmenin siyasi etkilerinin konuşulduğu, gözlerin şimdi yapılacak açıklamalara çevrildiği ifade ediliyor.
-Muhalefet Erken Seçime mi Hazırlanıyor?
Muhalefet partilerinin il teşkilatlarının son günlerde sahadaki temposunu artırdığı konuşuluyor. Deprem sonrası yaşanan sorunların ve esnafın taleplerinin raporlaştırılarak genel merkezlere ulaştırıldığı ifade ediliyor. Kulislerde, “Sandık uzak olsa da hazırlık yakın” yorumları yapılıyor.
-Saray Mahallesi’nde Kura Tartışması!
Saray Mahallesi’nde rezerv alan kuraları sonrası huzursuzluk büyümüş durumda. Bazı hak sahiplerine mahallede yer kalmadığının söylenerek farklı bölgelere yönlendirildiği iddia ediliyor. Mahallede şimdi şu soru dolaşıyor: “Madem yer yoktu, kura neden böyle sonuçlandı?” Kulislerde, konunun yargıya taşınacağı konuşuluyor.
Fiskos Masası kulak kabartmaya devam ediyor…
Çünkü Malatya’da bazen en sıcak gelişmeler, önce sokakta konuşulur, sonra gündeme düşer.
(1)(1).jpg)
Selam ve dua ile
Fiemanillah
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.


Yorumlar
Nilüfer
06-07-2026 13:25Veli Ağbaba ve yeğeninin tutuklanma meselesi Ankara-Malatya hattını fena gerdi. İzzet de zillet de Allah'tandır sözünüz tam gidenlerin arkasından ibretlik bir ders olmuş
Ayşe Kurt
06-07-2026 13:16Bu yıl şükür bereket döndü yine gurbetteki eşe dosta memleket kokusu yolladık
Selim
06-07-2026 13:15Fiskos masasındaki EDS ve tır korna baskısı maddesi tam bir kanayan yara. Deprem görmüş memlekette alternatif yol yok, Kuzey Çevreyolu bitmemiş, ama 70-80 km hız sınırı koyup vatandaşa ceza yağdırıyorlar. Kurala uymaya çalışıyoruz, bu sefer arkadaki kamyonlar selektörle canımıza kastediyor. Bu trafik zulmüne bir esneklik şart
Yasin
06-07-2026 13:15Boyraz kötü bir aday değil... Ama daha etkili birileri yokmuydu elbette var. Ama seçime giripte eli boş dönme riskini almak istemiyorlar
Mert Yavuz
06-07-2026 13:14Oku atan eli de, basılan düğmeyi de bu şehir çok iyi biliyor aslında
Emekli
06-07-2026 13:14Aylardır reklamı yapılan yer meğer belediyenin bodrum katıymış. Biz o parayla gençlerimize, çocuklarımıza yakışır, yeşillikler içinde müstakil bir kütüphane bekliyorduk. Vizyon olmayınca para sadece masraf doğurur cümlenizin altına imzamı atarım. Kitap yerine yine mangalı konuşturdular
SANAYİCİ
06-07-2026 13:11Ticaret erbabı ile sanayicinin ufku hiçbir zaman bir olamaz. Malatya gibi deprem sonrası ayağa kalkmaya çalışan üretim merkezinde, vizyoner bir sanayici profili çıkaramamış olmamız hepimizin ayıbıdır. Sandık kurulmadan kazanan bellidir tespitiniz acı ama gerçek
Bilal baydın
06-07-2026 12:56Murat Bey konular ve yazı şekli çok güzel. Hele karikatürler. Konuyu tam da 12 den vuruyor. Ben seviyorum bu yazı ve karikatürleri. De... Sami Er seviyor mu? Allah bilir ya her gün saydırıyordur size:))Devam. El devam!