TSO Seçimleri Yaklaşırken...
03 Eylül 2026, Perşembe 15:54
Bugün Malatya'nın İhtiyacı Tartışma Değil, İstikrardır.
Malatya, önümüzdeki dönemde sadece bir Ticaret ve Sanayi Odası seçimine gitmeyecek.
Yapılacak tercih, depremden sonra yeniden ayağa kalkmaya çalışan Malatya ekonomisinin hangi anlayışla, hangi tecrübeyle ve hangi vizyonla temsil edileceğinin de tercihi olacak.
Çünkü şartlar değişti.
Depremden önceki Malatya ile bugünün Malatya'sı aynı değil. Ticaretin dengeleri, üretimin şartları, esnafın ve sanayicinin sorunları değişti. Finansmana erişimden lojistiğe, iş gücünden yeni yatırım alanlarına kadar Malatya iş dünyasının önündeki meseleler artık daha büyük ve daha karmaşık.
Böyle bir dönemde Malatya'nın ihtiyacı yeni tartışmalar değil; tecrübe, birikim ve istikrardır.
Bu noktada Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'nun sekiz yıllık başkanlık dönemi önümüzde somut bir tablo olarak duruyor.
Bir insanın yapacaklarını anlatması önemlidir. Ancak sekiz yıldır görev yapan bir insan için daha önemli bir ölçü vardır:
Yaptıkları, yapacaklarının en güçlü teminatıdır.
Oğuzhan Ata Sadıkoğlu iki dönemdir Malatya TSO Başkanlığı görevini yürütüyor. Genç yaşına rağmen iş dünyasının içinden gelen, girişimciliği bilen ve Malatya'nın ekonomik meselelerine doğrudan temas eden bir başkanlık anlayışı ortaya koydu.
Elbette bu iki dönem kolay geçmedi.
İlk seçildiği günlerde de, ikinci kez aday olduğu süreçte de kendisine karşı çıkan siyasi çevreler oldu. Karşılıklı sertlikler yaşandı, kırgınlıklar oluştu, inatlaşmalar oldu.
Doğrusunu söylemek gerekirse o günlerde herkesin hatası vardı.
Ancak bugün geçmişteki tartışmaları yeniden ısıtmanın Malatya'ya kazandıracağı hiçbir şey yok.
Çünkü artık 6 Şubat'tan önceki Malatya'da değiliz.
Deprem öncesindeki kırgınlıkların, gereksiz tartışmaların ve yanlış hesapların üzerine çift çizgi çekmenin zamanı gelmiştir.
Malatya'nın bugün siyasetçisiyle, iş insanıyla, belediyesiyle, milletvekiliyle, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarıyla aynı hedefe yürümesi gerekiyor.
Ve o hedef, Malatya'nın yeniden ayağa kalkmasıdır.
SEKİZ YILIN HESABI ORTADA
Bir başkanın sekiz yıllık görev süresi sloganlarla değil, ortaya koyduğu tabloyla değerlendirilir.
Oğuzhan Ata Sadıkoğlu döneminde Malatya TSO'nun üye sayısının yaklaşık 6 bin 500'den 13 bine yaklaşması, sadece sayısal bir büyüme değil, üyelerle kurulan güven ilişkisinin de önemli bir göstergesidir.
Sekiz yılda 317 eğitim, panel ve çalıştay düzenlenerek yaklaşık 16 bin kişiye ulaşıldı. Mesleki eğitimlerle binlerce insanın yeni meslek sahibi olması için çalışmalar yapıldı.
Oda anlayışı da değişti.
Yıllarca yalnızca belge veren bir kurum olarak görülen TSO; bilgi üreten, eğitim veren, proje geliştiren, üyelerinin sorunlarını takip eden ve çözüm arayan daha aktif bir yapıya kavuştu.
Dijitalleşme alanında atılan adımlarla üyelerin birçok işlemini Odaya gelmeden yapabildiği bir hizmet sistemi oluşturuldu. TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi'ni Türkiye'de alan ilk TSO olunması ve akreditasyon alanındaki yükseliş hedefleri de kurumsal kapasitenin geldiği noktayı gösteriyor.
Ancak asıl büyük sınav depremle başladı.
DEPREMDE SAHADA, SORUNLARDA MASADA
6 Şubat depremleri herkes için bir turnusol kâğıdı oldu.
Malatya TSO deprem sonrasında yardım faaliyetlerinden üyelerle yapılan durum tespitlerine, hazırlanan raporların devletin en üst makamlarına sunulmasından üyelerin sorunlarının gündemde tutulmasına kadar aktif bir süreç yürüttü.
Mücbir sebep konusunda verilen mücadele ise özellikle iş dünyası açısından önemliydi. Altı ay olarak planlanan sürenin iki yıla kadar uzatılması için yürütülen kamuoyu ve lobi çalışmalarıyla Malatya'nın ve deprem bölgesindeki işletmelerin sesi olunmaya çalışıldı.
Finansmana erişim için bankalarla kurulan temaslar ve KOSGEB kredileri konusundaki girişimler de iş dünyasının en temel sorunlarına odaklandı.
Zirai don felaketi yaşandığında da Malatya'nın sesi yükseltildi.
Çünkü Malatya ekonomisi birbirine bağlıdır. Kayısı zarar gördüğünde üretici, üretici zarar gördüğünde tüccar, tüccar etkilendiğinde esnaf etkilenir.
Yeniden inşa edilen bir şehirde bu ekonomik zincirin daha da güçlü tutulması gerekiyor.
YENİ DÖNEMİN MESELESİ MAKAM DEĞİL, MALATYA'DIR
Önümüzdeki TSO seçimlerine bu pencereden bakmak gerekiyor.
Mesele sadece kimin başkan olacağı değildir.
Asıl mesele, Malatya'nın ekonomik yeniden yapılanma döneminde nasıl bir temsil gücüne sahip olacağıdır.
Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'nun yeni dönem için ortaya koyduğu projeler de bu açıdan önem taşıyor.
Model Fabrika ile daha nitelikli ve katma değerli üretimin desteklenmesi, yeniden inşa sürecinin ihtiyaç duyduğu mesleklerde simülatör destekli eğitimlerin verilmesi, yeni kredi imkânlarının oluşturulması ve Uyum-Arabuluculuk Merkezi'nin faaliyete geçirilmesi hedefleniyor.
Yeniden inşa sürecindeki tedarik ve maliyet sorunlarına çözüm amacıyla çimento fabrikası projesi üzerinde çalışılırken; sektörel ticaret siteleri, küçük ve orta ölçekli işletmeler için kuluçka merkezleri, lojistik merkezi ve sektör fuarlarıyla Malatya'nın ticari hareketliliğinin artırılması planlanıyor.
Bunlar sadece bir seçim dönemi vaadi olarak görülmemelidir.
Çünkü Malatya'nın önümüzdeki yıllarda gerçekten de yeni bir ekonomik vizyona ihtiyacı var.
MALATYA'NIN YENİ HEDEFİ: ÜRETİM, İHRACAT VE YÜKSEK KATMA DEĞER
Yeni dönemin önemli hedeflerinden biri de Malatyalı firmaların savunma sanayi tedarik zincirine dahil edilmesi.
ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN ve BAYKAR gibi Türkiye'nin önemli savunma sanayi kuruluşlarıyla Malatyalı üreticilerin buluşturulması, şehir sanayisi açısından yeni bir kapı açabilir.
Bunun yanında yeşil dönüşüm, Avrupa Birliği pazarına uyum, AB Bilgi Merkezi, UR-GE projeleri, e-ticaret akademisi ve dijital dönüşüm ile yapay zekâ merkezi gibi hedefler Malatya'yı geleceğin ticaret anlayışına hazırlamayı amaçlıyor.
Dünya değişiyor.
Ticaret değişiyor.
Üretim değişiyor.
Malatya'nın bu değişimin dışında kalma lüksü yoktur.
Kayısı için çalışma platformu kurulması, tarım ve turizm alanında ortak platformlar oluşturulması, coğrafi işaretli ürün sayısının artırılması ve genç-kadın girişimciliğinin güçlendirilmesi de Malatya ekonomisinin farklı alanlarda büyümesi açısından önemlidir.
ARTIK GEÇMİŞİN DEĞİL, GELECEĞİN KONUŞULMASI GEREKİYOR
Elbette Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'nun da hataları olmuştur.
Hiç kimse sekiz yıllık bir görev dönemini hatasız geçirdiğini iddia edemez.
Ancak mesele hatasız bir insan aramak değil; tecrübeyi, yapılan işleri ve ortaya konulan vizyonu doğru değerlendirmektir.
Sekiz yıldır bir görevi sürdüren bir insanın yeniden aday olduğunda söyleyeceği en güçlü söz, yaptığı işlerdir.
Ortada bir performans varsa değerlendirilir.
Projeler varsa konuşulur.
Bir vizyon varsa tartışılır.
Malatya'nın bugün ihtiyacı da budur.
Kişisel hesaplar değil.
Eski kırgınlıklar değil.
Siyasi rövanşlar değil.
Birlik... Beraberlik... Tecrübe... İstikrar...
Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'nun karşısına aday ya da adayların çıkması, demokratik bir yarışın gereğidir ve elbette herkes projelerini ortaya koymalıdır.
Ancak Malatya'nın bu seçimde sorması gereken temel soru şudur:
Şehrin yeniden ayağa kalktığı bu kritik dönemde, geçmişi ve yaptıkları ortada olan bir tecrübeyle mi devam edeceğiz; yoksa yeniden baştan bir arayışın içine mi gireceğiz?
Benim kanaatim nettir.
Deprem sonrası Malatya'nın yeni bir kavganın değil, yeni bir birliktelik ikliminin kurulmasına ihtiyacı vardır.
Siyasetçilerle, belediyelerle, milletvekilleriyle, iş dünyasıyla ve bütün kurumlarla kavga ederek değil; Malatya'nın menfaatleri söz konusu olduğunda aynı masaya oturarak yol alınmalıdır.
Geçmişte yaşanan yanlışların ve kırgınlıkların üzerine çift çizgi çekme zamanıdır.
Bugün Malatya'nın ihtiyacı tartışma değil, istikrardır.
Ve sekiz yıllık icraatın üzerine konulacak güçlü bir vizyon, doğru birliktelik ve ortak akılla Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'nun Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı görevine devam etmesinin, şehrin ekonomik geleceği açısından önemli bir tercih olduğuna inanıyorum.
Çünkü bugün konu sadece bir kişinin seçilmesi değildir.
Asıl konu, Malatya'nın yeniden kalkınma yolculuğunda direksiyonu kime emanet edeceğimizdir.
Ve bazen doğru tercih, her şeyi yeniden başlatmak değil; doğru yapılan işin üzerine daha güçlü bir gelecek inşa etmektir.
Fî Emânillah
Ebuzer AYDIN
“Ey Kalemim! Bir Gün Doğru Bildiklerini Yazmazsan Kolumla Beraber Kırar Atarım Seni”


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.