19 Temmuz, 2026, Pazar
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

Yılbaşı Aldatmacası

01 Ocak 2026, Perşembe 15:37
Yılbaşı Aldatmacası

Deriz ya;
Müslüman mahallesinde neden salyangoz satılır!?
Bayram değil, seyran değil; eniştem beni niye öptü!?

Her gün İhlâs Suresi’ni okuduğu hâlde, inancına göre Tanrı’nın ya da Tanrı’nın oğlunun doğum gününü kutlayan Hristiyanlarla Müslümanlar yılbaşı gecesinde neden bir olur?
Müslüman, inancıyla taban tabana zıt bu kutlamayı neden yapar?

Düşünmeyen bir toplumu koyun gibi gütmek daha kolaydır.
Bu kadarını bile düşünemeyen bir toplum, hangi dine mensup olursa olsun, sistemin elinde kedinin fareyle oynadığı gibi oyuncak olur.

Yılbaşı kutlamasıyla uzaktan yakından alakamız yokken, “Bize bu yılbaşını neden kutlatıyorlar?” diye düşünürken zihnimde oluşan soru işaretlerini kaleme almak istedim.

Dün gece biz uyurken birileri çalışıyordu.
Ama çalışan biz değildik.
Eğlenen, içen, sarhoş olan, havai fişek patlatan, çam ağacını kesip ona “umut” süsü veren vatandaştı.
Çalışan ise sistemdi.
Soğukkanlı, acımasız ve planlı bir şekilde.

Gece yarısına kadar Noel Baba’dan medet umanlar vardı.
“2026 güzel olacak”,
“Bu yıl bizim yılımız”,
“Yeni umutlar” diyenler vardı.
Kimisi içti, kimisi eğlendi, kimisi sabaha kadar göbek attı.
Televizyonlar, gazeteler, sosyal medya aynı masalı fısıldadı:
“Yeni yıl, yeni başlangıçlar…”

Sabah oldu.
Masal bitti.
Gerçek başladı.

Uyandığımızda değişen sadece takvim değildi.
Hayatımız, ekonomimiz, ödemelerimiz, borçlarımız, alacaklarımız değişmişti.
Dün daha ucuzdu her şey.
Dün daha zengindik.
Bugün bir seviye aşağı indik.

Bir gecede her şeye zam geldi.
Ama öyle “bir iki kalem” değil.
Devletin elinin değmediği tek bir alan kalmadı.
Vergi zamlandı.
Harç zamlandı.
Araç zamlandı.
Yol zamlandı.
Pasaport zamlandı.
Ceza zamlandı.
ÖTV, KDV, MTV…
Adına ne dersen de, hepsi zamlandı.

Market rafları sessizce değişti.
Esnaf etiketi utana sıkıla çevirdi.
Sanayici maliyeti yeniden hesapladı.
Nakliyeci mazot fiyatını görünce direksiyona lanet etti.

Kimse sana “zam yaptık” demedi.
Kimse çıkıp yüzüne baka baka konuşmadı.
Gece yaptılar.
Ben uyurken, sen eğlenirken yaptılar.
Sen içerken yaptılar.

Çünkü bu sistem böyle çalışır.
Halkın dikkati dağınıkken,
aklı meşgulken,
cebi gevşekken,
gece yarısı bıçağı vurur.

Bu bir tesadüf değil.
Bu bir zorunluluk da değil.
Bu, küresel düzenin ezberlenmiş ritüelidir.
Yıl değişir, fiyatlar değişir, alım gücü düşer, fakirlik artar.

Sistem halkı uyuttu.
Kelimenin tam anlamıyla.
Eğlenceyle uyuttular.
Işıkla, müzikle, içkiyle uyuttular.
Sonra sabah herkesin cebine bir yıllık kazığı çaktılar.

Bugün daha fakiriz.
Bu bir hissiyat değil, gerçektir.
Bugün daha pahalı bir ülkede yaşıyoruz.
Bu bir şikâyet değil, fotoğraftır.
Bugün daha çok çalışıp daha az alacağız.
Bu kader değil; asırlık bir planın bugün hayata geçen tarafıdır.

Kimse bana “ekonomik gerçekler” masalı anlatmasın.
Kimse bana “dünya böyle” demesin.
Dünya böyleyse, bu düzeni kuran da belli, bedelini ödeyen de.

Dün gece eğlenenler sabah zamla uyandı.
Ama asıl trajedi şu:
Zamla uyananlar eğlenenler değildi.
Zamla uyananlar her gün çalışan, her gün geçim derdi çeken, her gün ay sonunu hesaplayanlardı.
Birileri bugün tatil yapıp yatarken, onlar bugün de çalışıyordu.

Yeni yıl dedikleri bu.
Yeni umut dedikleri bu.
Yeni başlangıç dedikleri bu.

Takvim değişti.
Sistem kazandı.
Halk kaybetti.

Acı olan şudur:
Bu ülke “MÜSLÜMAN” iken “HRİSTÜMAN” oldu.
Şairin dediği gibi;
“Yamadık dünyamızı yırtarak dinimizden;
Din de gitti, dünya da gitti elimizden.”

Fi Emanillah 

Ebuzer AYDIN 

"Ey Kalemim! Bir Gün Doğru Bildiklerini Yazmazsan Kolumla Beraber Kırar Atarım Seni"