21 Temmuz, 2026, Salı
  • DOLAR
    42.26
  • EURO
    49.07
  • ALTIN
    5726.6
  • BIST
    10.641
  • BTC
    103068.32$

Darp Var, Hikâye Var

31 Mart 2026, Salı 08:17
Darp Var, Hikâye Var

Bir öğretmen…

Nur Öğretmen.

Okulda darp edildiği iddiası gündeme düştü.

Normalde ne konuşulur?

Suç konuşulur.
Fail konuşulur.
Hukuk konuşulur.

Ama Malatya’da konu değişti.

Birileri çıktı…
gerçeğin yerine masal yazmaya başladı.

Fail yok.
Sorumluluk yok.

Ama suçlu hazır:

Basın.
Çünkü en kolay hedef o.

Şimdi soralım Sayın Veysel Tay…

Eşinizi kim tahrik etti?
Hangi gazeteci?
Kim itti?
Kim vurdu?
O eli kim kaldırdı?

Çünkü ortada tek bir gerçek var:

El öğretmene kalktı…
siz basına hesap soruyorsunuz.

Çünkü bunun adı belli:

Cerbeze.

Hakikati eğmek.
Yanlışı parlatmak.
Suçu başkasına yıkmak.

Bir öğretmen darp ediliyor.

Bundan daha net bir cümle yok.

Ama siz ne yapıyorsunuz?

Konu değiştiriyorsunuz.
Gündemi kaydırıyorsunuz.

Çünkü olgu nettir:

Tokatlandı mı? Tokatlandı.
İtildi mi? İtildi.
El kalktı mı? Kalktı.

Bunun izahı olmaz.
Bunun bahanesi olmaz.

Ama siz izah etmiyorsunuz.

Gerçeği örtüyorsunuz.

Bir de üstüne…

Tehdit.

“Basından hesap soracağız.”

Kimsiniz?
Savcı mı?
Hâkim mi?

Yoksa…

senaryo yazarı mı?

Bu ülkede bir cümle var:

“Öğretmene kalkan eller kırılsın.”

O el nereye kalktı?

Öğretmene.

Peki siz neyi konuşuyorsunuz?

Basını.

Varsa derdin…
git hukuka.

Varsa iddian…
git mahkemeye.

Ama öğretmeni dövüp…
sonra basını suçlamak?

Bu savunma değil.
Bu açık bir kaçış.

Çünkü vakıa ağırdır.

Taşınmaz.
Bükülür.
Ama değişmez.

Ve o gün Malatya’da olan şey çok basit:

Bir öğretmen darp edildi.

Geri kalan her şey…

hikâye.

ADALETİN TATİL GÜNÜ

Malatya’da garip bir sahne var.

Bir öğretmen darp ediliyor.
İddialar ortada.
Görüntü konuşuluyor.

Ama olması gereken yer…

susuyor.

Çünkü bir cümle kuruldu:

“Basından hesap soracağız.”

Şimdi soralım:

Mahkeme nedir?

Çocuk oyuncağı mı?
Milletin eğlence yeri mi?
Yoksa suçu örtbas etme aracı mı?

Hayır.

Mahkeme…
hakkın yerini bulduğu yerdir.

Ama belli ki bir şey unutulmuş:

İhkâk-ı hak.

Yani hakkı aramak değil…
hakkı yerine koymak.

Bugün eksik olan tam da bu.

Bir öğretmen darp ediliyor.

Ama birileri çıkıp
mahkemeyi bir “hesap sorma” aracı gibi konuşuyor.

İşte burada Baro konuşmalıydı.

Net olmalıydı.
Sınır çizmeliydi.

“Mahkeme tehdit aracı değildir” demeliydi.

Ama ne oldu?

Sessizlik.

Ne güçlü bir söz…
ne de bir duruş.

Sanki hukuk izinli.

Oysa hukukta kural bellidir:

Hak aranır.
Hak savunulur.
Hak teslim edilir.

Bugün Malatya’da eksik olan da bu.

Çünkü konuşmak bedel ister.
Duruş cesaret ister.

Ve o gün olan şey çok basitti:

Bir öğretmen darp edildi.

Adalet ise…

İhkâk-ı hakkı unuttu.

ESENLİK DEĞİL, HAN-I YAĞMA

Esenlik…

Adı huzur.
İçi?

iştah.

Kuruluş amacı neydi?

Piyasayı dengelemek.
Fiyatı tutmak.
Vatandaşı korumak.

Bugün?

Mahalle bakkalı ucuz.
Esenlik pahalı.

Yani denge gitmiş…
etiket kalmış.

Bir de sistem var.

Belediye personeline verilecek sosyal yardım…

Cebe girmiyor.
Esenlik’e gidiyor.

Sonra?

Personel…
mecburen pahalıdan alışveriş yapıyor.

Yani bu yardım değil…

zorunlu müşteri üretimi.

Esenlik ayakta mı?

Evet.

Nasıl?

Mecbur bırakılanla.

Sonra işin aslı çıkıyor.

Esenlik ne işe yarar?

Huzur hakkı.

Kime?

Yöneticiye.

Ne kadar?

Bilen yok.
Konuşan çok.

1 lira diyen var.
200 bin diyen var.

Aradaki fark?

Bir maaş değil…
bir düzen.

Ve sahneye bir isim çıkıyor:

Sabri Bayat.

İlkokul mezunu.
Ama makam katlarında.

Görev tanımı kısa:

Ceket tutmak.

Ama şehirdeki karşılığı:

Yetki.

Bir de zincir var.

Esenlik’ten huzur.
Belsos’tan huzur.

İnsan ister istemez soruyor:

Bu şehirde kim çalışıyor?
Kim yönetiyor?
Kim alıyor?

Çünkü mesele artık hizmet değil.

Paylaşım.

Ve akla o mısralar geliyor:

“Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!”

(Tevfik Fikret)

Malatya’da tablo bu.

Vatandaş etiket okuyor.
Personel fiş biriktiriyor.

Yönetici?

huzur buluyor.

KAYISI AÇTI, MALATYA KAPALI

Ramazan bitti.

Kaşık bitti.
İftar bitti.
Sahur bitti.

Peki içerik biter mi?

Bitmez.

Yeni sezon başladı:

Kayısı çiçeği.

Malatya’nın Kale ilçesinde açtı.
Bir başkan paylaştı.
Sonra diğeri.
Sonra hepsi.

Sanki çiçeği birlikte açtırdılar.

Drone havada.
Müzik fonda.
Filtre yerinde.

Altına klasik:

“Malatya’mız çok güzel.”

Doğru.

Malatya güzel.

Zaten mesele o değil.

Mesele şu:

Güzelliği çekmek kolay.
Yönetmek zor.

Şimdi sıra belli.

Akçadağ.
Yazıhan.
Hekimhan.

Final?

Darende.

Kapanış çiçeği.

Bir ay içerik hazır.

Peki şehir?

Aynı.

Yol aynı.
Sorun aynı.
Şikâyet aynı.

Ama görüntü değişti.

Çünkü bu şehirde artık icraat yok…

içerik var.

Kayısı her yıl açıyor.

Ama Malatya…

hâlâ açılamıyor.

HEYKEL AÇILDI, MASKE DÜŞTÜ

Uşak’ta bir tören.

İsmet İnönü heykeli açılıyor.
Devlet ciddiyeti.
Protokol disiplini.

Ama sahne…

fazla temiz.

Bir tarafta günlerdir konuşulan bir belediye başkanı.
Bir tarafta aynı programda sunuculuk yapan bir isim.

Aynı sahne.
Aynı kare.

Ve arkada…

Onur konuğu: Veli Ağbaba.

Şimdi dur.

Ve bak.

Bu bir tören değil.

Bu bir fotoğraf.

Ve o fotoğraf…

bin cümleden daha ağır.

Veli Ağbaba…

Normalde en hızlı konuşan.
En çabuk hüküm veren.
En sert eleştiriyi yapan.

Ama bu karede?

Sessiz.

Çünkü bazı görüntüler vardır…

konuşulmaz.

Konuşursan bozulur.
Bozarsan anlatamazsın.

O yüzden…

susulur.

Ama susmak da bir tercihtir.

Ve bazen en net cümle…

hiç kurulmayandır.

Şimdi soru basit:

Bu sahne tesadüf mü?

Yoksa…

bilerek kurulmuş bir rahatlık mı?

Çünkü bu memlekette artık mesele şu:

Ne yaptığın değil…
kiminle yaptığın.

Ne söylediğin değil…
nerede sustuğun.

Ve o gün o sahnede görülen şey çok açıktı:

Bir heykel açılmadı.

Bir duruş açığa çıktı.

KALEM HAKKI: OĞUZHAN ATA SADIKOĞLU NEREDE?

Dün sokak sokak gezip
“Bu şehrin lambaları yanmıyor” diyordun.

Hedefte Selahattin Gürkan vardı.

Bugün?

Bir öğretmen dövülüyor…
Esenlik konuşuluyor…

Ama senden…

ses yok.

Ne bir cümle.
Ne bir tepki.
Ne de bir duruş.

Söyle Oğuzhan Ata Sadıkoğlu…

Sen neredesin?

LAF EBESİ: “BEDDUA SEKSEK”

Kasım Özkan abdest almaya çalışırken düşmüş…
Altı kaburga gitmiş.

Aradım.

Dedim ki:
“Sami’nin bedduası mı tuttu abi?”

Döndü…
hiç bozmadı:

“Bana değil sana tutmuş galiba…
Baksana, ülkede duramıyorsun!”

Kaburga kırık…
Ama laf sapasağlam.

Demedi deme Kasım…

Bazı beddualar
yanlış adrese gider.

Bazıları da…

hedefi şaşırmaz.

FIKRA GİBİ MEMLEKET

Abdurrahman’a sormuşlar:

“Barcelona’ya gittin mi?”

“Gittim” demiş.

“Nasıl buldun?”

“Harika” demiş…
“Fotoğraflarda.”

“Peki ya Ay?”

“Orası da güzel” demiş…
“Uzaktan.”

Sonra Malatya’yı sormuşlar:

Abdurrahman durmuş…
gülmüş…

“İkisini birleştirmişler” demiş.

Uzaktan Barcelona…
yaklaşınca Ay’ın arka yüzü.

FİSKOS MASASI:

Malatya’da kulisler bu hafta yine yoğun…
Çarşı kuruluyor ama soru çok, siyaset konuşuyor ama gençlik başka şey söylüyor.
Masada umut da var, tereddüt de…

– Akpınar–Yeni Camii Hattında Teslim Telaşı!
Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın “10 gün içinde” dedi ama esnafın kafası hâlâ karışık. Dükkanını alacak olan sevinçli, ama aynı soru herkesin dilinde: “Müşteri gelecek mi?”
Ulaşım güzergahlarının netleşmemesi minibüsçü esnafını da şimdiden “yolcu kapma” derdine düşürmüş.

– Konteyner Rahatı Bırakılır mı?
MTSO Başkanı Oğuzhan Atasadıkoğlu’nun “arz fazlası dükkanlar önce konteyner esnafına verilsin” çıkışı kulisleri hareketlendirdi.
Fısıltı şu: Bazı esnaf konteyner düzenine alışmış. Düşük maliyet, az gider… Kalıcı dükkanlara geçiş öyle kolay olmayacak gibi.

– Başkan mı, Başhekim mi?
Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit’in Aşağıbağlar’daki toplantıda bir vatandaşı anında doktora bağlaması dikkat çekti.
Kulis yorumu hazır: “Başkanlık yapmıyor, adeta başhekimlik yapıyor.”

– Diplomalı İşsizler Gündemde!
CHP Milletvekili Veli Ağbaba’nın Meclis’teki “diplomalı işsizler” çıkışı Malatya’da gençler arasında karşılık bulmuş.
Fısıltı net: “Diploma var, iş yok.”

– Kulislerde En Taze Fısıltı: “Sırada Kim Var?”
Şehirde son günlerin en dikkat çekici konuşması bu…
“Başka illerde yaşananlar Malatya’da da olur mu?” sorusu masadan masaya dolaşıyor.
Belediye başkanı mı, başkan yardımcısı mı, üst düzey bir bürokrat mı…
Hatta bazıları daha ileri gidiyor: “Oldu bile ama konuşulmuyor” diyenler var.
Parti fark etmiyor, isim verilmiyor… Ama tedirginlik hissediliyor.

Fiskos Masası notunu aldı…
Malatya’da her şey konuşuluyor,
ama kimse aynı şeyi konuşmuyor.

Selam ve dua ile
Fiemanillah

Yorumlar

  • yorum avatar
    Servet
    31-03-2026 15:41

    Vatandaş bir gün size dur diyecek sayın yöneticiler! O gün çok uzak değil ve sizin de zamanınız çok kalmadı haberiniz olsun. Devlet burada var fakat yerel yöneticiler yok.

  • yorum avatar
    Wakkas
    31-03-2026 13:51

    Kraldan çok kralcılık var Malatya da.Eline meşaleyi alan aydınlanıp yolunu buluyor!!!!!

  • yorum avatar
    Erhan miad
    31-03-2026 13:04

    İlhan başkan bir basamak gördü belediyeyi ve memlekete belediyecilikte bir gram katkı sunmadan vekillik peşine düşüyor.

  • yorum avatar
    Vedat
    31-03-2026 12:27

    Malatya da belediyecilik çok garipleşti.Geçmişi hatırlayın.Malatya belediyeciliği unuttu.285 milyon belediye binası içine bir kütüphaneye harcandı.Yapılan işlerde mantık yok sistem yok mantık yok.

  • yorum avatar
    Sabri
    31-03-2026 12:02

    Yahu keşke ceket tutanlar işi iyi yönetseydi yine razıydık. Onlarda belli ki beceriksiz çıktı. Al birini vur ötekine.

  • yorum avatar
    Yavuz
    31-03-2026 12:00

    Mlatyanın kaderi midir nedir bütün musibetler hep buraya vuruyor hem doğal afet anlamında hem de yönetici anlamında çok sınanıyoruz Malatyalılar olarak.

  • yorum avatar
    Hüsnü
    31-03-2026 11:58

    Ne Veysel Tay mış arkadaş adam ne koltuğu bırakmak istiyor nede suçunu kabul ediyor. Asıl suçlu onu oraya getiren belediye başkanıdır. Hoş oda tam bir hayal kırıklığı.

  • yorum avatar
    Numan
    31-03-2026 11:03

    İlhan Geçit in belediyeyle ne alakası vardı?Ne hevesi vardı da başkan oldu?Tek bildiği taziye ziyaretleri ve muayene yardım işleri..Hale bak...

  • yorum avatar
    Battal
    31-03-2026 10:53

    Sami başkan Malatya nın başına gelmiş en kötü şey.Bir karabulut.Malatya böyle bir dönemde bu başkanla yola devam etmemeliydi..Devlet var olsun harika işler yaptı ama belediye başarısız

  • yorum avatar
    Ramazan ÇOBAN
    31-03-2026 10:34

    Sabri Bayat ve huzur hakkı iddiaları yenilir yutulur cinsten değil. Bu şehrin parası nereye gidiyor, kim ne kadar alıyor şeffafça açıklanmalı artık. Kalem hak hakkı için yazmalı

  • yorum avatar
    Ferhat
    31-03-2026 10:33

    Kasım Özkan'a çok geçmiş olsun, kaburga ağrısı zordur ama o laf cambazlığı baki kalmış belli ki. 'Beddua seksek' benzetmesine çok güldüm, kaleminize kuvvet

  • yorum avatar
    Nilüfer
    31-03-2026 10:33

    Nur Öğretmen olayında basını suçlamak hedef şaşırtmaktır, çok doğru bir tespit. Bir kadına, bir eğitmene el kalkmışsa orada amasız fakatsız fail konuşulur. Adaletin tatil günü olmaz, olmamalı

  • yorum avatar
    Mlt 44
    31-03-2026 09:20

    Sami Er ney ki seçtiği müdür ne olsun...Rezil olmadıkları konu olmadı hala gülerek dolanıyor halkın içinde..Yaptığı işler niteliksiz ve yarım...

  • yorum avatar
    Adem
    31-03-2026 09:18

    Sayın Çetin, Sabri Bayatın görevi ceket tutmak demişsiniz. Anladığım kadarıyla Sami Başkanın ceketini tutuyor. Ceket tutan Sabri Esenlikten üç-beş asgari ücret düzeyinde huzur hakkı alıyormuş. Diğer ceket tutan personel de Devlet memuru yapıldı, özel kalemden. O da Belsostan alıyor huzurunu. Haliyle merak ediyor insan, Sami başkanın şoförü, çaycısı, aşçısı, hanımının şoförü, evindeki hizmetçi hatta tuvalatini temzileyenler de huzur hakkı alıyor mu? Nereden kaç lira alıyorlar?

  • yorum avatar
    Ramazan
    31-03-2026 09:15

    Sami Başkan giderek kendini daha kötü duruma düşürüyor. Malatya'ya ilk geldiği zaman kendisini yerden yere vuran, aleme rezil etmeye çalışan basın kuruluşu ile hareket ediyor. Ak Parti için hala AKP diyen ve tarih boyunca Ak parti kelimesini kullanmayan, halk nazarında hiçbir etkisi olmayan bir siteye milyonlar verip PR çalışması yaptırmak ahmaklıktır. Sami Başkanın basın ekibi bu gidişle onu iyice rezil duruma sokacak. Kanlı bıçaklı olduğu bir guruba astronomik rakamlar ödemek, bütün sülalesini işe alarak, halk nazarında ki itibarını kurtaracağını düşünüyorsa iyice bedbaht olacaktır. Milletin malını kendini Malatya'nın sahibi gibi gören bu güruha yediren Sami Başkan, ahireti unutmasın...Kendisini bu konuda kim yönlendiriyorsa bir an önce uzaklaştırsın.

  • yorum avatar
    Adem
    31-03-2026 09:01

    Veli Ağbaba akıllı adam. Kime destek vereceğini biliyor. Destek verdiği kişiler bir bir patlıyor bu aralar. Korkarım Veli'de patlar bu gidişle. Bu arada operasyonlar sadece CHP'ye yapılıyor. Ak Partili belediyelerde aynı şeyler gırla var. Belediye şirketlerinde neler neler oluyor. Belediye bürokratlarını iyice araştırmak lazım. Bu arada gerçekler er yada geç ortaya çıkar. Bu her zaman böyledir. Malatya şimdilik birilerinin arpalığı durumunda ama bu düzen böyle devam etmez. Belediye başkanları bürokratlarını takip ettirsinler.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.