Kimin İtibarı, Hangi Malatya?
26 Ağustos 2026, Çarşamba 08:13
Bir şehir sadece binaları yıkıldığında enkaz altında kalmaz.
Bir şehir; aklı, hafızası ve “eşrafı” olduğunu iddia edenler kendi sırça köşklerine çekildiğinde asıl enkazı yaşar.
Eskiden bu şehrin gerçek beyleri, kanaat önderleri Teze Cami’nin avlusundan ayrılmazdı.
Esnafla aynı tabureye oturur, halkın içinde halkla nefes alır, garibanın derdine bizzat derman olurlardı.
Şorikli Yaşar'ı şehir hamamında kim yıkardı?
Güzel ve geniş yürekli zengin bir eşraf...
Şehrin delisine de velisine de sahip çıkan o aksakal bilgeliği; kırgınlıkları giderir, kaos anlarında birleştirici bir çekim merkezi olurdu.
O büyükler için itibar, peşinden koşulan bir ödül değil; hesapsız bir hizmetin kendiliğinden getirdiği bir vekardı.
Peki ya bugün?
Bugün o köklü mirasın yerinde, site villalarına kapanıp milletin derdine üstten bakan bir "itibar avcılığı" hüküm sürüyor.
Deprem bu şehri yutmuş, taş üstünde taş kalmamışken dahi bir araya gelemeyen; ortak bir Malatya vizyonu koyamayan bir zevatla karşı karşıyayız.
"Ağabeyler bir araya gelsin, bir
Malatya platformu kurulsun, şehrin geleceğini siz çizin" dendiğinde ortaya konan tavır tam bir basiretsizlik:
"Onlar benim itibar şemsiyemin altına gelirse olur, yoksa ben kimsenin ayağına gitmem."
İşte bütün mesele bu şark kurnazlığında gizli.
Şehrin geleceğine kafa yormak yerine, kendi kapalı devre meclislerinde birbirini ağırlayıp, sosyal medyadan itibar devşirme derdindeler.
Şehir de Malatya'lı da onlar için sadece birer "itibar malzemesi."
Bir iki uyarı yapıp fikir belirttiğinizde ise bir öfke ki inanılmaz!
"Sen kimsin ki?" edasıyla zıvanadan çıkıyorlar.
Kabalık!
Hakaret!
Aşağılama!
İtibarla beslenen asiller!
Zinhar !
"La yü'sel" beyzadeler!
Bugün Malatya sokaklarında herkes aynı nakaratı tekrarlıyor:
“Malatya sahipsiz! Siyaset ve bürokrasi beceriksiz!”
Şehrin şu derdi, bu derdi...
Açık konuşalım: Bu tablonun asıl sorumlusu ne dışarıdan gelen bürokrat ne de yerel siyasetçidir.
Bu durumun birincil mimarı; bu şehrin ekmeğini yeyip, o ağırbaşlı duruşu, dirayeti ve birliği gösteremeyen "itibar sevdalısı" dinamiklerdir.
Siz kendi içinizde bir akıl ve irade oluşturamazsanız, Ankara gelir sizin yerinize yeni Malatya’yı çizer.
Beyzadelerimiz, köşelerinden mırıldanarak, sahte sitemler dizmekle kalırsınız.
Nitekim olan da budur.
Şehirden beslenip şehre yük olan bu üslup ve kibir artık son bulmalıdır.
Malatya’nın süslü pozlara, sahte gülücüklere değil; o eski, samimi, halkın içinde ve halk için dertlenen gerçek Malatya beylerinin zarafetine, alçak gönüllülüğüne, şehir ve insan sevgisi ile birlik ve beraberliğe ihtiyacı var.
Vesselam.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.


Yorumlar
Ismail Lekesiz
26-08-2026 08:58Aynen 44 yalanda yok hilafda yok,kibirli insanların birbirlerine rant devşirmenin derdindiler,halkın derdi umurlarında değil,reis gecesini gündüzüne takmış hizmet derdinde bir kısım evanesi rant devşirme derdinde,bazen reise kızıyorum bu kibirli rantcıların hakkında niye gelmiyor diye lakin reis hangi birine yetişsin,reis yalnız kalmış yorgun, fetö mücadelesinde de yalnızdı ekonomik mücadeledede yalnız,takımı tam kadro çalışırsa biraz dinlenir ferahlar, çalışanları da var lakin azınlıkta,selam olsun can başla çalışan yetkililere