Sandık Var... Rekabet Yok
12 Temmuz 2026, Pazar 22:29
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın asıl problemi seçim değil.
Rakip.
Rakamlar ortada.
30 meslek grubunun 23’ü aynı listede.
81 meclis üyesinin 62’si aynı ekipten.
Buna başarı diyebilirsiniz.
Ama ben başka bir şey görüyorum.
Rekabet zayıflayınca, şehir de zayıflıyor.
Bugün Mahmut Boyraz’ın adı konuşuluyor.
Hayırlı olsun.
Ama soru aday olmak değil.
Kazanabilecek aday olabilmek.
Çünkü 12 bin 600 üyeli bir odada seçim, sadece afişle kazanılmaz.
Sadece dostlukla da.
Sadece iyi niyetle hiç olmaz.
Sanayiciyi ikna edeceksin.
Tüccarı ikna edeceksin.
30 ayrı meslek grubuna aynı cümleyi kurabileceksin.
Bir de karşında yıllardır teşkilatını kurmuş, meclis çoğunluğunu elinde tutan bir başkan varken…
İşte orada mesele başlıyor.
Mahmut Boyraz’ın ticaret hayatındaki tecrübesi elbette kıymetlidir.
Ancak bayilik yapmakla, 12 bin 600 üyelik bir yapıyı yönetmeye talip olmak aynı şey değildir.
Bu seçimde asıl ihtiyaç, sadece isim değil.
Temsil gücü.
Vizyon.
Ekip.
Şehri peşinden sürükleyecek ağırlık.
İnsan dönüp İstanbul’a bakıyor.
Türkiye ekonomisine yön veren kaç Malatyalı var.
Holding yöneten var.
İhracat yapan var.
Dünya markası çıkaran var.
Sonra Malatya’ya dönüyor.
Koskoca Ticaret ve Sanayi Odası seçiminde…
Şehri ayağa kaldıracak rekabeti bulamıyor.
İşte can acıtan yer tam burası.
Çünkü güçlü başkanın gerçek sınavı…
güçlü rakiptir.
Rakip büyümezse…
Başkan da büyümez.
Ve sonunda sandığı biri kazanır.
Kaybeden ise yine Malatya olur.
.jpeg)
HAZIM İLACI
Büyükler boşuna söylememiş:
“Açlıktan karnı ağrıyana hazım ilacı verilmez.”
Çünkü mesele ilaç değildir.
Teşhistir.
Çalışma Bakanı Malatya’ya geldi.
Ve ilk reçete…
kütüphane oldu.
İnsan şaşırıyor.
Şehrin midesi kazınıyor.
Esnaf siftah peşinde.
Sanayici sermaye peşinde.
Genç iş peşinde.
Ama biz…
hazım ilacı gösteriyoruz.
Kimse kütüphaneye itiraz etmiyor.
Ekmekten önce kitap diyene de rastlamadım.
Ama depremden çıkmış, don yemiş, göç vermiş bir şehrin derdiyle…
gösterilen vitrin aynı değil.
Çünkü doktorun mahareti ilacı yazmakta değil…
hastalığı doğru teşhis etmektedir.
Malatya’nın ateşi çıkmış.
Siz termometreyi cilalıyorsunuz.
Nabzı düşmüş.
Siz stetoskopu parlatıyorsunuz.
Hasta ayağa kalkamıyor.
Siz reçetenin yazı karakterini beğeniyorsunuz.
İşte itiraz tam da buna.
Çalışma Bakanı’na çalışma gösteremeyen bir şehir yönetimi…
başarı hikâyesi anlatamaz.
Çünkü işsizliğin olduğu yerde raf gösterilmez.
Üretimin konuşulması gereken yerde vitrin gezdirilmez.
Büyüklerin sözü yine doğru çıktı.
Açlıktan karnı ağrıyan şehre…
hazım ilacı yazılmaz.

DEKONTUN CESARETİ
Malatya’da yine mikrofonlar çalışıyor.
Açıklamalar peş peşe geliyor.
Cümle çok.
Belge az.
Veli Ağbaba diyor ki:
“Bunlar deprem yardımıydı.”
Olabilir.
Zaten mesele iddia değil.
İspat.
Çünkü deprem, bu milletin en hassas yarası.
O yaranın üzerine düşen her kuruş…
milletin emanetidir.
Emanetin dili nutuk değildir.
Dekonttur.
Böyle zamanlarda en uzun basın toplantısını yapan değil…
en kısa banka dökümünü gösteren kazanır.
Çünkü siyaset beyanla yürür.
Hukuk belgeyle yürür.
Gerisi gürültüdür.
Gerisi uğultudur.
Gerisi mikrofona söylenmiş cümlelerdir.
Madem her şey deprem yardımıydı…
O zaman bırakalım konuşmayı.
Hesap hareketleri konuşsun.
.jpeg)
TABELASI BÜYÜK, DERDİ KÜÇÜK
Dernek kurmak kolay.
Vakfın adını büyütmek daha kolay.
Asıl zor olan…
Son yıllarda öyle tabelalar türedi ki…
İçeri giriyorsun, vizyon yok.
Projeye bakıyorsun, iz yok.
Eseri arıyorsun, ses yok.
Ama kartvizit maşallah.
Mühür hazır.
Protokol tamam.
Fotoğraf eksiksiz.
Bir de isim dinî olunca…
Kapılar daha çabuk açılıyor.
Bağış daha kolay toplanıyor.
Nüfuz daha rahat kuruluyor.
İtibar emekle değil…
Unvanla devşirilmeye çalışılıyor.
İşte tehlike burada başlıyor.
Çünkü dernek tabela değildir.
Vakıf vitrin değildir.
İkisi de milletin emanetidir.
Emanet hafifleyince…
Güven ağır yara alır.
Dernekler Müdürlüğü de…
Vakıflar Bölge Müdürlüğü de…
Sadece evrak saymamalı.
İz sürmeli.
Çünkü gerçek hizmet kendini anlatmaz.
Sahte itibar ise en çok kendini anlatır.
Ve bir şehirde tabelalar büyüyüp eserler küçülmeye başladıysa…
orada sorun binada değil, zihniyettedir.
MALATYA’NIN KAPISINI AMERİKA ÇALDI
Malatya yıllardır kapı çalıyor.
Ankara’nın kapısını.
Bakanlığın kapısını.
Teşviklerin kapısını.
Bu defa…
Kapıyı Amerika çaldı.
Üstelik Malatya’nın en stratejik adresinde…
Ticaret ve Sanayi Odası’nda.
Tam 340 milyonluk bir pazarın temsilcileriyle aynı masaya oturuldu.
Dünyanın her yıl 3,4 trilyon doların üzerinde mal ithal eden dev ekonomisi konuşuldu.
Kayısı konuşuldu.
Tekstil konuşuldu.
Makine konuşuldu.
İhracat konuşuldu.
Ama asıl konuşulan…
Malatya’nın dünyaya nasıl açılacağıydı.
Bu masanın mimarı ise TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı oldu.
Çünkü bazı insanlar toplantı düzenler.
Bazıları protokol ağırlar.
Bazıları ise şehirlerin kaderine yeni bir kapı aralar.
Vahap Munyar’ın moderatörlüğünde kurulan o masa…
Sıradan bir panel değildi.
Malatya’nın Amerika ile aynı cümlede buluştuğu ender fotoğraflardan biriydi.
Şimdi geriye tek soru kalıyor.
Malatya…
340 milyon müşterinin bulunduğu o kapıdan içeri girecek mi…
Yoksa yine kapının önünde konuşmaya devam mı edecek?

FIKRA GİBİ MEMLEKET:
Bir deli eline fırçayı almış.
Bomboş bir tuvale bakıyormuş.
Yanına biri gelmiş:
“Ne çizdin?”
“Çimen yiyen inek.”
“Çimen nerede?”
“İnek yedi.”
“İnek nerede?”
Deli gülmüş:
“Çimleri yiyen inek durur mu hiç?”
…
Malatya’da da bazen vatandaş soruyor:
“Anlatılan projeler nerede?”
Cevaplar geliyor.
Sunumlar geliyor.
Açıklamalar geliyor.
Vatandaş ise hâlâ aynı soruyu soruyor:
“Tuvali gördük…
Resim nerede?”
KALEM HAKKI: ÖNÜNDE KİM VAR?
Bir dost dedi ki:
“Vali Seddar Yavuz, siyasetin önüne geçmemeli.”
Ben de dedim ki:
Önüne geçeceği bir siyaset mi var?
Ortada ağırlığını hissettiren bir siyaset olmayınca, boşluğu bürokrasi dolduruyor.
Sorun valinin öne çıkması değil… Siyasetin ortada görünmemesi.
LAF EBESİ: “MERDİVEN”
Genel Sekreter Yardımcılığı…
Yetmedi.
Milletvekilliği…
Yetmedi.
Şimdi sıra Büyükşehir’de.
Bu merdivenin sonu nereye çıkar bilinmez…
Ama basamaklar büyürken,
gölge de büyüyor.
Demedi deme İnanç…
FİSKOS MASASI:
Malatya’da bu hafta kulislerin dili yine uzun…
Bakan ziyaretleri, hastane koridorları, su faturaları ve yeni konutlar aynı masada konuşuluyor. Resmî açıklamalar başka, sokaktaki fısıltılar başka…
Bakan Geldi, Rakamlar Geldi… Peki Gerçekler?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın ziyaretinde Vali Seddar Yavuz ve Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er tam kadro karşılamadaydı. Ancak kulislerde farklı bir cümle dolaşıyor: “Bakan rakamları anlattı gitti, sahadaki tablo ise hâlâ değişmedi.” Esnaf ve iş dünyası, açıklamalarla yaşadıkları arasında mesafe olduğunu konuşuyor.
Kayısı Övgüsü Tamam da, Pazar Nerede?
Bakan’ın “Malatya kayısısı dünya markasıdır” sözleri şehirde farklı yorumlandı. Üreticinin ve esnafın dilindeki ortak serzeniş şu olmuş: “Kayısının dünya markası olduğunu zaten biliyoruz; bize yeni pazar, yeni alıcı ve güçlü destek lazım.” Kulislerde, “Her gelen kayısıyı övüyor ama üreticinin derdini çözen olmuyor” sözleri dolaşıyor.
Hastane Koridorlarında Sabır Tükeniyor!
Özellikle Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi hakkında son günlerde çok sayıda şikâyet konuşuluyor. Acil servislerde yaşandığı öne sürülen yoğunluk ve muayene süreçleri hasta yakınlarının tepkisini çekmiş durumda. Vatandaş şimdi aynı soruyu soruyor: “Şifa bulmaya mı geldik, sıra beklemeye mi?”
Yeni Evler, Eski Sorunlar mı?
Bazı yeni konut projeleriyle ilgili şikâyetler kulaktan kulağa yayılıyor. Henüz taşınılmadan çatı akıntıları, rutubet ve sıhhi tesisatla ilgili eksiklikler yaşandığı iddia ediliyor. Fısıltı şu: “Anahtarı verdiler ama güveni teslim edemediler.”
Su Faturaları Mahallenin Yeni Gündemi!
Yaz geldi, kombiler kapandı, doğalgaz faturaları düştü… Ama bu kez su faturaları konuşulmaya başlandı. Mahalle aralarında faturalar karşılaştırılıyor, sosyal medyada rakamlar paylaşılıyor. Vatandaşın ironisi ise hazır: “Elektriği geçtik, su artık doğalgazla yarışıyor.”
Fiskos Masası kulak kabartmaya devam ediyor…
Çünkü Malatya’da bazen en yüksek ses,
resmî kürsülerden değil, mahalle aralarından yükseliyor.
(1)(1).jpg)
Selam ve dua ile
Fiemanillah


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.