dore okulları
Malatya
23 Temmuz, 2024, Salı
  • DOLAR
    32.88
  • EURO
    35.72
  • ALTIN
    2540.9
  • BIST
    11102.16
  • BTC
    66360.170$

Diyorum ki...

03 Kasım 2021, Çarşamba 21:54
Diyorum ki...




Sevgili Belediye Başkanım; yani Selahattin Gürkan!

İnsan bazen büyük makamlarda etrafındaki büyüklükten başka bir şey görmez ve her şeyin muhteşem ve büyük olduğunu zanneder!

Buna güç ve koltuk zehirlenmesi de diyebiliriz! Nasıl ki haktan geldik, hakka gideceksek; halkın içinden gelip halk gibi yaşamakta büyük bir erdemdir ve benim sizin şahsınızdan buna şüphem yoktur.

Hani diyorum ki size emanet ettiğimiz bu şehrin sokaklarına insen ve tebdil-i kıyafet şehir içi taşımacılık yapan minibüslere binsen olmaz mı?

Kim bilir belki de yıllardır unuttuğun o güzel Malatya ağzı ile söylenen küfürleri direksiyondaki şöförlerden duyar, nostaljik bir haz yaşarsın! Hatta direksiyonda bir yerlerle telefonla nasıl mesajlaşılır, onun inceliklerini de öğrenirsin!

Kim bilir doz kaçınca şöförü uyarmak gibi bir zorunluluğun olur ve sana dönüp; “ istemiyorsan in kardeşim” de diyecektir!

Vallahi ben böylesi durumda bir iki kez indim!

Doğrusu yürümek, bu minibüslere binmekten kat kat iyi, ama neylersin bazen yol uzun!

Tabi burada işini dürüstçe ve saygı çerçevesinde yapanları ayırıyorum! Bu bir genelleme değil ama sayıları da az değil!

Hani diyorum ki bunları insan ilişkileri ve hizmet alış verişinde nasıl davranacakları konusunda eğitime alsak!

Daha önce manav tezgahlarında paramızla almak istediğimiz ürünü seçtirmeyen esnaftan yediğimiz azarı yazmıştım!

Ne oluyoruz sayın Başkan?

Malatya böyle bir kültüre sahip değildi ve eskiden beyefendilerin kenti olarak bilinirdi!
Kim, kimler bozdu bu şehrin ahlaki değerlerini?

Her taraf mafya ağzı kokuyor ve herkes korkularına mafya örtüsü çekmiş!

Her köşeye tezgâh kurma iznini kim veriyor?

Şehrin kültürel dokusu ve görüntüsü bu kadar mı ucuz?

Bakın şehrin göbeğinde bir et, balık kasaplar çarşısı var; siz hiç yazın oraya uğradınız mı?

Zaten uğramadıysanız oradaki burun direği kıran kokudan haberiniz olmaz!

Orayı şehrin göbeğinden uygun yere taşımayı hiç düşündünüz mü?

Sayın Başkanım, yirmi birinci yüz yılda  bu görüntüler, bu kokular ve kaddim bir şehrin  
duruşu örtüşmüyor!

Üç beş oy uğruna bu kenti çirkinliğe teslim etmeye hiç birimizin hakkı yok ve size emanet ettiğimiz bu şehirde en büyük görevde size düşüyor!

Saygıyla...