dore okulları
Malatya
20 Mayıs, 2024, Pazartesi
  • DOLAR
    32.20
  • EURO
    35.03
  • ALTIN
    2503.6
  • BIST
    10747.48
  • BTC
    66824.62$

Dünyayı güzelleştirmek ahiretin sorumluluğunu taşımaktır

23 Mart 2023, Perşembe 13:36
Dünyayı güzelleştirmek ahiretin sorumluluğunu taşımaktır

Ramazan ayı tüm coşkusuyla sarıp sarmaladı bizi. Bu coşkuyu ve sevinci ayan beyan ifade eden en önemli göstergeler sanırım hem evlerimizde hem de okul gibi bazı kurumlarda yaptığımız çeşitli süslemeler. Ramazan ayını karşılamak hiç bu kadar coşkulu olmamıştı. Her sene olduğu gibi bu sene de Kudüs’te Ramazanın tüm coşkusu sokaklara taşarak yaşanmaya erkenden başladı. Geçenlerde izlediğim bir haberde Mescidi Aksa’nın avlusunu yıkayan kadınların mutlu halleri ekranlara yansıyordu. Kudüs’ün sokaklarını Ramazan ayında aydınlatan ışıkları ise meşhurdur.

Baharı Ramazanla karşılamak ve içimizdeki coşkuyu, umudu bahar gibi her dem taze tutmak biraz da bu tarz ritüelleri yerine getirmekle oluyor sanırım. Bir zamanlar araştırmacılar İslam Medeniyetinin büyük parçalarından biri olan Endülüs medeniyetini tasvir ederken “ışık ve su medeniyeti” demişler. Müntesibi olduğumuz büyük İslam medeniyetinin aslında her zaman aydınlık ve ümitvar bir anlayışa sahip olduğunu ve daima çağının ilerisinde bir anlayış ortaya koyduğunu ifade eden veriler bunlar.
Estetik, zarafet ve nezaket. Bir şeyleri  güzelleştirmek ve iyileştirmek hayatımızdan ne zaman çıktı? TRT Arşiv’in eski kayıtlarını her izlediğimde bu kadar güzel Türkçe konuşan ve nezaket sahibi insanlar nereye gitti? diyerek hayıflanırım doğrusu. Biz toplum olarak estetik anlayış noktasında  daha da iyiye gidecekken neden bu kadar geride kaldık diye düşünürüm çoğu zaman. Ne zaman üslubumuz, hal ve hareketlerimiz bu kadar kaba oldu. Turgut Cansever’in ifadesiyle “dünyayı güzelleştirmek bir ahiret sorumluluğu değil miydi?”

Baharın gelişi ile Ramazan ayı birleşince her ikisinin de ruhunda var olan “diriliş” muştusu Müslümanların en güzel hasleti olan “ümitvar” olmayı bir kez daha hatırlattı bana. Bahar mevsimler içinde dirilişi simgeleyen mevsimdir. Ölü toprak canlanır. Çiçekler açar. İnsan ruhu tazelenir baharda. Arapçada “Ramazan” kelimesi “r-m-d” fiilinden türeyip yanmak, kavrulmak anlamlarına gelir. Yine “yaz sonu ve güz mevsiminin başında yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur” şeklinde de bir anlamı olduğu aktarılmıştır. Ramazan insan ruhunun tüm kötülük ve günahlardan kavrulmasına yağan yağmurdur bu anlamıyla da yeniden dirilişi simgeler.

Yaşadığımız deprem felaketinin yaralarını sarmaya devam ediyoruz. Ancak gerçek anlamda yaşayanlar kadar derinden hissedip anlayabileceğimiz türden acılar değildi yaşananlar. Bizler içimizin en derinlerinde bu acılara ortak olsakta acıyı bizzat tecrübe eden insanların duygularını tam anlamıyla anlayabilmemiz mümkün değil. Ancak yaraları sarmaya bir yaraya merhem olup şifa olmaya gücümüz ne ölçüde yetiyorsa yapmaya çalışıyoruz. Yaralar nasıl sarılır? Sırtını zamana yaslamış bin tane cevabı vardır bu sorunun. Tek bir fotoğraf karesi bunu öyle güzel özetliyor ki anlatamam. İlk gördüğümde ne kadar çok etkilenmiştim. Çadır kentlerden birinde çekilmiş bu fotoğraf karesinde çadırın önünde duran masada saksıda bir çiçek. Bu fotoğraf umudun fotoğrafıydı. Hayatın devam ettiğinin ve yaraların sarılmaya çalışıldığının kanıtı.

Çiçek..Bahar…Umut ve Diriliş. Bu kare aslında ilk cümlelerimdeki serzenişlerimi de ortadan kaldıran bir kareydi. Çünkü hala dünyayı güzelleştirme çabasında olan insanlar var. Çiçeklerin dilini bilen ve hayata oradan tutunmaya çalışan insanlar.Bu sebeple “ümitvar” olmak gerekiyordu. Geçen sene Beşir Ayvazoğlunun “Güller Kitabı” nı okumuştum. Türk Çiçek kültürü üzerine harikulade bir deneme. Çiçeklerin dili ve toplum hayatımızdaki yerini anlatan doyumsuz bir kitaptı. İnsana çiçeklerle birlikte evini, bahçesini seven ve bu kültürü bir şekilde bizlere aktaran atalarımızın ne kadar ince bir ruha ve anlayışa sahip olduğunu hatırlatan eşsiz bir eser. Çiçek karşısında alınan tavır fertlerin olduğu kadar toplumların da davranışlarını şekillendirirmiş. Çiçeklerin, kokuların diliyle konuşurmuş atalarımız. En önemlisi de kelimeleri gereksiz yere ziyan etmeden hal dili ile hislerini öyle güzel aktarırlarmış ki tarifi yok.

Peki o günlerden bugünlere ne değişti?

İslam estetiğinin varlığı çekildi hayatlarımızdan. Estetik kaygısı olmadan atılıyor her adım. Çiçeklerden, bahardan bahsetmenin anlamsız olduğu bir dünyada çocuklar da rahat nefes alamayacak. Peki çocukların ve çiçeklerin kaale alınmadığı bir dünya nasıl tasavvur edilebilir ki?

Ramazan kavrulmuş ruhlarımıza yağmur olsun. Tüm İslam âlemine hayır getirsin. Toprağımızı yeşertsin. Müslümanlara “dünyayı güzelleştiren, ahiretin sorumluluğunu alan” kulluk bilinci versin. Amin..

Hayırlı Ramazanlar.
 

Yorumlar

  • yorum avatar
    Nuran
    06-04-2023 07:35

    Brava cok guzel ozetlediniz

  • yorum avatar
    Hüccetullah Gamlı
    24-03-2023 01:06

    Tebrik ederim. Çok müstefid oldum. Kaleminize, kelamınıza ve elinize sağlık…

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.