Timur İnce
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

ABD’NİN SON YENİLGİSİ ‘İRAN’

-Sesli Makale-

 

ABD'nin daha dün dolar üzerinden Türkiye aleyhine başlatmış olduğu ekonomik operasyonu çabuk unutmuşa benziyoruz. “Dünü bilmeyen bu günü anlayamaz” sözünü atalarımız boşuna söylemiş olmasın. Bir millet elbet dününden ders çıkarmasını bilmelidir. Aynı prospektüsü bu kez İran için gündeme getiriyorsa ibret alınacak sonuçlar çıkarmalıyız kendimize. ABD; 2015'te varılan nükleer anlaşmayla kaldırdığı tüm yaptırımlara yeniden başlayacağını açıklaması daha şimdiden büyük yeni küresel bir reaksiyonun ilk stardını vermiş oldu.

AB, İngiltere, Almanya ve Fransa ortak bir açıklamayla kararı formaliteden de olsa kınamakla yetindiler.

Sorunumuz bu değil. Sorunumuz rahip Brunson'u casusluk yaptığı gerekçesiyle alıkoyduğumuz tarihlerde; Türkiye'yi ilk etki altına alma operasyonu sayılan doların 7 TL seviyelerine yükselmesi ile yediğimiz ekonomik vurguna rağmen, bu gün aynı oyuna maruz kalan komşumuz İran'a duyarsız kalmamız...

Washington'un bu eşkiyavari yöntemi ok'nu ısrarla İran'a çevirmesi, bizim ise tüm geçmişimizi hafızalarımızdan silip sadece ‘stratejik müttefik' rüyasına inanmamız kendimizi kandırmaktan başka bir şey değil. Yani ABD'nin fütursuz kabadayılığına pirim vermiş oluruz. Şimdilik tek direnen ülke Rusya. İran petrolünü satın alıp Hazar üzerinden tüm dünyaya ihraç edebilecek projesini hazırladığını dile getiren Rusya bu 'yeni mekanizma'yı hayata geçirilen yaptırımları tanımayacağı işaretini verdi.

Tamam da asıl bu küresel reaksiyonda Rusya'dan çok önemli olan bizim tavrımız. Türkiye'nin nasıl bir tepki göstereceği? Yoksa “bana dokunmayan bin yaşasın” teorisiyle mi bakacağız olaya bilemiyorum. Türkiye'nin bölgesel meseleler kapsamında ABD'nin İran'a yaptırım uygulama programına göstereceği karşıt refleksin oranı tüm dünya nezdinde büyük bir anlamı var. Ya bu haksız ambargonun yanında yer alacak ve ABD kirli politikalarının bir parçası olacağız yada Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore ve Mısır'ın bulunduğu ülkelerle birlikte obsesif konumunu koruyarak yeni bir çözüm yolu bulmanın önünü açmış olacağız.

Her iki yol uzun vadede Türkiye bölgesel politikalarını besleyecek ABD isteklerine muhalefet eden bir ülke olduğumuz taktirde kazanımlarımızı arttıracaktır.

Bu nedenle Türkiye'nin İran'a uygulanan ambargo programı karşısında ki duruşu İran geleceğini belirleyici olmasında kilit isim rolü üstelenecek. ABD'nin Rusya ve Türkiye üzerinde etkili olan ekonomik kuşatma silahları kısmen işe yaradı fakat sonuç elde etti diyemeyiz. Şimdi tüm var gücüyle İran'a saldıracağı, çünkü İran'dan net sonuç almanın peşinde. Gücünü böylece tüm dünya ülkelerime kabul ettirmiş olacak. Uzakdoğunun hızla gelişen konjüktörü, Çin ve Hindistan'nın güçlü yeni küresel sermayesi, K. Kore'nin silah teknolojisinde gösterdiği olağanüstü başarı ile Türkiye'nin bölgesel şifrelerini hesaba katarsak; İran, ABD'ye yem olacağa benzemiyor. Türkiye ve Rusya ile birlikte ABD ekonomik yaptırımlarına dünyadan gelen direniş seslerinin İran'la birlikte tekrar yükseleceğini görmekteyiz. Bu da yeni bir soğuk harbin başlangıç tarihi olacak ki ABD'nin çöküşünü tetikleyecek bir güç ortaya çıkarabilir.
*
Başkan Trump çok geniş kapsamlı ambargo ile İran'da rejim değişikliğini hedeflemektedir. Suudi'lerin bölgede ki para kaynaklarını seferber ederek ilk yıl tek hamlede İran'ın dört bacağını kıracağını düşünüyor. Özelikle Hürmüz boğazını Suudi'ler eliyle kontrol edip petrol sevkiyatını sıfır ölçüsüne indirgemeyi planlamakta fakat İran'nın Afganistan, Pakistan'dan Akdeniz, kuzey Afrika'ya uzanan Şii'teokratlığın en güçlü figürü olduğunu gözden kaçırıyor. Yani ABD ambargosu zaman içinde Şii'teokratlığın gelişip kökleşmesinden başka bir işe yaramayacağı...

Doğal olarak Şii nüfuzu ABD yaptırımları sonucunda geniş ve yeni bir ütopik enerji elde edeceği için; zaten yaptırımları destekleyenlerin her zaman ki isimlerden oluşması İran'ın elini güçlendiriyor. En başta ABD başkanı Trump, Suudi kralı selman, İsrail başbakanı Netanyahu bir de dünyada ki haksızlıklara tepki göstermeyi bilmeyen duyarsız sessiz yığınlara karşı İran savunmada değil saldırı argümanlarını kullanacağı bir süreç karşımıza çıkacak.

İran, Avengalist-Siyonizm-Hayber yahudileri (kral Selman) ittifakının uygulayacağı ambargoya tarihte ilk kez ‘Müslüman-Şii' kimliğini kullanarak karşılık vermeyi planına dahil etti.

Özelikle Pakistan ve Afganistan el altından İran'ın yükünü hafifleteceği bilinmektedir. Ve diğer müslüman bir çok ülke daha...

Dünyayı yeniden dizayn etmek isteyen bu üçlü troya ağı dünyanın bir çok noktasını kan banyosu haline getirdiği biliniyor. Son olarak Suudi infaz timinin İstanbul'un göbeğinde bir gazeteciyi hunharca bir şekilde katletmesi örnek gösterebiliriz. Artık tüm dünya bu grubun İran'a yaptırım silahlarıyla saldıracağını içine sindiremeyecek ve cezasız kalmaması gerektiğini öngörüyor. İran halkının da bu saldırı moduna hazırlıklı olduğu, hazırlık yaptığı, şayet ambargo rüzgarını tersine çevirmek için ABD'nin bir felaketle karşılaşmasını sağlamak adına yek vücut olarak hareketle, adeta pusuya yatmış bekliyor.

İran devrim muhafızları komutanı General Kasım Süleyman'i sosyal medya hesabından Trump'un mesajına ilk karşılığı verdiği gibi...

ABD'nin yaptırımlarla öne süreceği taktiği önceden belli. Yaptırımlar sonucu hayat pahalılığını toplum içlerine pompalayarak iç isyan fitilini ateşlemektir. Biz de doları yükselterek hayat pahalılığını dayattığı gibi. ABD İran halkından beklediği bu talebi Tarihsel ve kültürsel tecrübesi bulunan İran halkı tarafından püskürtülerek, Amerika'nın felaket tarihi olarak okumak mümkün. Yani ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırım politikası ABD'den yana avantajlı görünse de her şey tersine dönmesi an meselesi. ABD büyük bir kumar oynuyor ve sonuçları ne olursa olsun katlanacak.
*
Çünkü karşısında ki güç İran. Hazar Denizi'yle Basra Körfezi arasındaki zengin petrol ve doğal gaz yatakları üstünde uzanan 3000 yıllık Pers kültürünün varisi devasa bir ülkeden bahsediyoruz. Kendi füzesini, atom-nükleer silahını, arabasını, üç ay'a kadar savaş uçağına (Kevser)kadar üreten yeni bir teknolojik kavram var karşımızda. Üstelik Çin, Rusya, Pakistan ve Hindistanla askeri alanda birlikte hareket ediyor. İran devleti ve halkı ABD tarafından neden bu ambargoya maruz kaldığının jeo-politik sebeplerini gayet iyi biliyor.

Küba, Vietnam, Afganistan, Irak, Suriye'de askeri maceraları hep yenilgiyle sonuçlanınca ekonomik savaş ve ambargolara ihtiyaç duyan saldırgan bir ülke haline geldi ABD. Tüm entegre projeleri çöktü. Atlantik sistemi gibi, Suudi'lere dayalı Basra körfezi prosesi, FETÖ gibi, trans Avrupa gibi, Suriye PYD koridoru, Rusya Kırım gibi...

Ve İran ABD'nin bu bariz açığını iyi yakaladı. Meydana gelecek kitlesel bir ayaklanmayı bastıracak dokuyu önceden oluşturdu. Görecekseniz ABD'nin terörize fikirlerle hegomanya kurma hayalleri fena çuvallayacak bu kez. Son kez yenilecek. Tüm küresel görüş açısı ayrıntıları bunu gösteriyor.

TİMUR İNCE
#ABD #İran #Türkiye



YORUMLAR

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>