Timur İnce
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Çekin şu ellerinizi kayısı üzerinden...

Timur İnce yazdı...

 

7000_6

 ( SESLİ MAKALE)

 

Önceki gün sosyal medyada küçük, önemsiz, Malatya doku ve termolojisi ile alakasız maksat “iş olsun torba dolsun” diye mesnet bir paylaşımla karşılaştım. “Malatya kayısı fuarı İstanbul'da yapıldı şeklinde “Güya Malatya'yı ödüllendiren” gibi servis edilmiş haberde gözden kaçan çok daha önemli bir tespit vardı. Geçmişin hasarları, güvensizlikler, gelecekle ilgili endişeler, siyasi manevralar uğruna her alanın kullanılması, şehrimizin felsefesini bilmeyenlerin başvurdukları yöntemlerin git gide Malatya'dan uzaklaşan bir sekülerizmle hareket edenlerin eline geçmesi…Ayrıca Malatya folklorik, mozaik, ekonomik, kozmopolitik yapısını ısrarla değiştirmek pahasına içinde bulundukları gafletin lüzumsuzluğuna başvuranlara (kısmen) değinmek istiyorum.

Özelikle bir şey ısrarla ıskalanmıştı.
Yarın Malatya'da yapılması gereken kayısı fuarı gibi şeyin İstanbul'a neden gittiği…

Diyeceksiniz ki İstanbul'da Bağcılarla sınırlı hemşerilerimiz kayısı ile buluştu. Hangi kayısıyla? Yada Kayısı fuarı adı altında siyasi propaganda yapılması mı? İstanbul'daki hemşerimizi siyasi partilere oy versin diye aklımızca onları gagaladık, bir kaç siyasinin gözüne girdik, bir daha ki sene seçim olmayacağı için fuar da olmayacak kısır düşüncesine bianeyn; İstanbul'da her yıl fuar yapılsa dahi Malatya'ya/Malatyamıza, gerek sosyal gerek ekonomik rakamlarda hiç bir katkısı sağlamayacağına göre İstanbul'da kayısı fuarı yapılmış bizi ilgilendirmez diyerek konuyu burdan itibaren farklı bir yere taşıyalım.

Farklı yere dediğim rakamlar… Rakamları bazen gündeme taşımak gerek.

Halbuki İstanbul'da yaşayan Malatyalı sayısı 408 bin kişi. Fuara katılım gösterenlerin sayısı 1000'mi, 1500, 3000, 5000 hadi pozitif düşünelim 10.000 kişi olsun. Malatya'da yaşayan ve geçimini 452 bin hektar kayısı meyvesi üzerinden sağlayan 122 bin ailenin, yaklaşık 750 bin nüfusa tekabül eden; 2019 yılı tahmini yaş kayısı üretim rekoltesi 391 bin 792 ton-kuru kayısı 76 bin 552 ton olarak açıklandığı halde İstanbul'da kaç kayısı ağacı ve üreticisi var sorusunu sorduktan sonra; dünya kuru kayısı ücretiminin % 67, Türkiye kuru kayısı üretiminin % 94'ü üreten bir kent, zarif insanları, entelektüel birikimi, kültürel vasıflarının bir çoğunu kayısının tarihçesine dayandıran Malatya'nın kayısı cazibe merkezi haline getirilmesi gerekirken, Malatya'yla alakası olmayan siyasiler yüzünden ters yüz edilerek ‘pas geçildiği' kritik bir zaman dilimi içerisinde böylesine savrulmayı sizce nereye koymalıyız?

Sorarım…

İstanbul'la yatıp İstanbul'la kalktığımız şu günlerde 31 Mart seçimlerini az farkla da olsa kazanmış bir belediye başkanının elinden mazbatasının YSK başkanının bile katılmadığı tutarsız, ikna edici olmayan gerekçelerle alınmış olması gerçeğini, CHP'nin kötü sicilini hatırlatarak değiştirmek isteyenlerin kayısı üreticisini yıllardır neler çektiğini hiç hesaba katmadan, sırf oy devşirmek mekanizması olarak kullanan üçüncü sınıf ve ikinci sınıf etiketi taşıyan siyaset meraklısı, bazı; hüviyetinde Malatya yazan fakat Malatya'yla alakası olmayan portatif isimlerin İstanbul'da değil, burada Malatya kayısısıyla ilgilenmeye davet etmenin zamanı. Malatya'yı temsil eden sivil toplum kuruluşları, özelikle MADEF, MASTÖB-MAKON sözüm size de! Halkın neler çektiğinden haberiniz var mı? Cesaretiniz varsa… Cesareti boşverin bilgi ve donanımınız var mı, bilgi donanım varsa gücünüz var mı? Varsa hodri meydan. Gelin Malatya/kayısı ve halkımızın sorunlarına hep beraber yerinde el atalım. Öncelikle Malatya'da kayısı fuarı neden iptal edildi ordan başlayalım. O vakit samimiyetinizden dolayı özür dileyeceğim. Ama nerde?!!!

19-20 Haziran 2019'da Bağcılar meydanında sembolik olarak “fuar” adı altında yapılan “Kayısı lehçeli” siyasi propaganda gösterdi ki, Malatya halkının meşruiyet hassasiyeti, toplumsal bütünlüğü, kronik bir politik bilinçten uzaklaşmış korkusu karşısında hükümsüz kaldığını gösterdi.

Aynı portatif Malatyalıların benzerleri üstelik üç-beş tarladan üretilen, kayısıyla alakasız, zerdalimsi, aroması dahi kayısıya benzemeyen İran -Nasiri- ırkı Iğdır kayısısını bizzat Malatya kayısısıyla yarıştırma gayretlerini anlamakta zorlanıyor insan. Hal böyleyken Iğdır kayısı fuar yapıyor bizimkiler sadece seyretmekle yetinmesi gibi.

Tüm bu gayri meşru-anti Malatya kayısısı propagandası yapılırken çıkan sesler, menfaat-rant gözetenler ve sağ duyulu olmayan itirazların çoğu da haksızlığa karşı değil, demokrat bir insiyatiften çıkıp gelen çıkar çatışmasının göz önüne serdiği bazı “dostlar pazarda görsün” mantıklı çıkışlardır.

43 yıldır Malatya'nın Pütürge ilçesi Bakımlı köyünde ailemin ve bölge insanlarının salt verimli topraklar üzerinde yaptığı birinci sınıf kaliteli kayısı üreticiliği sıfatıyla yazdıklarımın hikayesini İstanbul'daki Malatya siyasileri tarafından çepe çevre sarıldığı fakat Malatya'da duyarsız kalanların seçimi bile kaybetme endişesi, haksızlık yapma, hakka girme gibi endişeleri bastırabiliyor olmasını destekleyen siyasi oluşumlara tepkidir.

Yoksa, özelikle son 10 yılda kayısının başına getirilenler, kayısı odaklı yaşanan çarpıklıklar, yakın tarihimizdeki siyasilerimizin kayısı üreticilerine yaptıkları haksızlıklar ve hatalar zinciri görmezden gelenler, bu gün çıkmış şehrimizin gerçek hissiyatlarından kopmuş epey konsantre bir versiyonunun halkın alın teriyle dalga geçmesinden başka bir şey olmadığını anlatmak zamanı.

Özal'ın ölümünden sonra iktidarların sadece oy deposu olarak ilan ettikleri Malatya'da ters orantı olarak da bilakis şehrimize gösterilen hazımsızlık, ayırımcılık, sürekli kenarda tutulma refleksi ile hep aynı siyasi isimlere mahkum edilmesi; 1989 yerel seçimlerinde Özal'ın Malatya'da belediye başkanı ve adaylarını açıkça Malatya'ya ekstra hizmet getirmeleri yönünde tehdit etmesinden sonra, 1992'de Süleyman Demirel'in Turgut Özal Tıp Araştırma Hastanesi teçhizatını İstanbul ve Isparta'da ki hastanelere taşıması sürecine kadar giden; Malatya'da sürekli yargının kılıcının siyasetin üzerinde sallandırıldığı, üniversite rektörlerinin ayrı bir devlet olarak hareket etmeleri, ulusal medyanın açıkçası Malatya'ya hasmane tutumu, 2007 yıllından itibaren milletvekillerinin nedense Malatya sorunlarına uzak kalışı gibi başlı başına önemli emareler; milletvekili Öznur Çalık ve ekibinin Malatya'da kurduğu siyasi vesayetin bıraktığı kalıcı travma ve Ak parti il yönetiminin kameralar önünde halka küfretmesi, seçim süresince Malatya ve kayısı üreticilerine yağdırılan vaatlerin seçim tarihi 31 mart gününe kadar bağnaz bir tutum ile sınırlı kalması…

Her şey ne kadar tanıdık ve aynılarını dünün mağdurlarının bugünkü yeni hayat akışında buluşması kadar trajik…

Geçen yıl ve diğer (bir çok) yıllar kendi yarasını kendi diken… Danişmendlilerden, Anadolu Selçukluları, Battalgazi soyuna uzanan Malatya'nın asil halkına yaşattıklarınızı kimsenin fark etmediğini varsayan uyanık siyasi tayfa size diyorum: çekin şu pis ellerinizi alın terimizin üzerinden. RAHAT BIRAKIN KAYISIMIZI!! 
Çünkü, 1101 yıllından beri düşman ayağının değmediği şehrimizi şu an kirli emellerinize alet etmenize izin veremeyiz/vermiyoruz/vermiyorum.

Var mı diyeceğiniz?

En azından Özal'ın ruhuna bari saygı duyun biraz. Tek ve son yazdığı kitabı “Tarih ve Miras”ta anlattıklarını ahlaki sınırları olmayan iktidar tavsiyeleriyle “MALATYA” önemine değindiği “Malatyacılık?” kavramını literatüre sokmuş tarihin daima gururla atfedeceği bir liderin mezarında ters dönmesine sebep olmayın.

Uzun diye bütün bu yazdıklarımı okumanıza gerek yok! Okusanız dahi kendinizce bir anlam giydirmeye çalışmanız Malatya'mızı koydukları şekil ve performansı şayet beğeniyor, taktir ediyorsanız sorun yok demektir, ben abartıyorum. Siyasilerin artık istismarına müdahale etmek, hatta önüne geçmek maksadıyla şehrimiz insanlarına tarafsızlık çağrısı olarak elimizde ki tüm manevi verileri kullanmaya kalkışan siyasilerin bu vahim sapmasına, kendi çıkarlarına göre geliştirdikleri yöntemlere itirazın, bazılarının verdiği rezil desteğine tepkinin ve bundan duyduğumuz rahatsızlığın eseri ve sonucudur. Malatya şehrinde kayısı üreticilerinin hiç bir bağı bulunmadığı İstanbul'da geçici kurulan kayısı acentesinden elde ettiğiniz siyasi kazanımlar sizin olsun. Bundan böyle halkımızın mağduriyetine rağmen marazi ve mahsurlu yaşantısında bir değişikliğe sebep olmadığınız gerçek yüzünüz ve iradenizi ve 44 tabelası üzerinden oynanan ahlaksız oyunu kalemimiz/söylemimizle her platformda gözler önüne sermiş olacağımızı kamuoyuna bildirmek göreviyle duyurulur…

TİMUR İNCE



YORUMLAR

  1. Ali

    25.06.2019 21:07:26

    CEN AĞAOĞLU TİMUR ÜSTADI KİMSEYLE KARIŞTIRMA SON DERECE DEVLETİNE TOPRAĞINA MEMLEKETİNE BAĞLI BİR İNSAN.KİMSEYLE KUYSLAMANA GEREK YOK.HERKESİN BİR YERİ VARDIR.O DİĞER YAZARI BİLMEM AMA EMİNİMKİ İYİ BİR İNSANDIR. ALLAHASMARLADIK

  2. CeM AĞAOĞLU

    24.06.2019 18:51:21

    Sayın yazar bu yazınızda kaleminiz bayağı keskinleşmiş tıpkı Akboğa misali...Sonunuz hayrolsun inşallah. Allah aşkına bırakın şu fuarı festivali; siyasi reklam ve rant kapısına dönüşüyor... Hiç mi hiç gereği de yok gerçek üretici için önemi de... Bu arada sahi noldu yazılarını merakla okuyup takip ettiğimiz yalın dilli keskin, kalemli sayın Necdet AKBOĞA’ya..(sayın editör beye). selametle

  3. isimmisim yok

    24.06.2019 14:50:25

    SIKMA CANINI SAYIN TİMUR İNCE HER FIRSATTA YAZILARINDA YER VERDİĞİN YAĞLAYIP BALLADIĞIN BELEDİYE BAŞKANI GÜRKAN BU SENE BAŞLAR FESTİVAL YAPMAYA ZATEN EN İYİ YAPTIĞI İŞLERDEN BİRİ FESTİVAL DÜZENLEMEK VE BU VESİLEYLE REKLAMINI YAPMAK. (YAPACAĞINI TAHMİN EDİYORUM ) SİZE DE İŞ ÇIKMIŞ OLUR DAHA İYİ YAĞLAYIP BALLARSINIZ ARTIK...

  4. Vildan

    24.06.2019 13:35:55

    Vooovvvvv.........Yazıya bak!!!!

  5. Yılmaz Akcan

    24.06.2019 12:24:24

    Fuar festivaller de amacını aştı. Kayısının adı İstanbul seçim döneminde kullanıldı o kadar. Yoksa kayısı önemli falan değil. Nasıl ki Malatya'dan göstermelik otobüs kaldırdılar. İstanbul'a destek için gittiler ama sadece gezdiler. Göstermelik hareketler yapıldı.Ancak kayısıya verilmeyen önem başlı başına bir konu. Düşünceleriniz umarız birilerine ışık tutar

  6. Vedat Bey

    24.06.2019 12:21:31

    Malatya kayısısı artık gözden düştü Malatyalı siyasilerin nazarında. Öyle ki sadece seçim dönemlerinde ağıza alınır oldu. Iğdır kayısısı Mersin Mut kayısısı dahi daha çok konuşulur oldu. Çünkü Neden? İnsanlar reklama önem veriyorlar. Reklam ile en kötü ürünlerini bile gözde yapmışlar. Iğdır girişinde kayısı heykeli var!! Siyasiler bunu hak etti

  7. Hasan

    24.06.2019 11:51:52

    Zamanında terör olaylarından dolayı birçok şehit verdik. Vermeye de devam ediyoruz. O dönem bir tarafta şehit cenazeleri var diğer taraftan biz çalıp oynamayalım düşüncesiyle festival vs iptal edildi. O dönemde haklı bir karardı. Fazla da abartmamak lazım bu konuyu.Festival çalıp oynamaktan ibaretti. OLmasa da olur

  8. Ali

    24.06.2019 11:43:07

    Amaç kayısı yemek değil, üreticiyi mi dövmek yoksa?

  9. Hasan

    24.06.2019 11:42:15

    Konu siyasi. Seçim çalışması da diyebiliriz. Yoksa bu ne perhiz bu ne lahana turşusu derler insana...

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>