Murat ÇETİN
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

ŞAİRİN ÇALINDIĞINI DA GÖRDÜK!..

Murat ÇETİN yazdı...

 

-SESLİ MAKALE-





-Lisanslı Depo ve TMO'nun kayısı alımı konusunda en fazla çabayı Bakanlığı döneminde kendisinin gösterdiği halde Milletvekili Bülent Tüfenkçi: “Öznur Hanımla birlikte yaptık…” diyerek, başarıyı partiye mal etmeye çalışırken Milletvekili Öznur Çalık'ın, Tüfenkçi'nin ismini anmaması partide kimi kesimler tarafından eleştirilere neden oldu.

-Bülent Tüfenkci: “Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli göreve geldiği günden beri Öznur Hanım'la birlikte TMO'nun kayısı alımına geçmesi konusunda, kendisini ikna etmeye çalıştık” derken,

-Öznur Çalık; “Tarım Bakanlığımızı ikna için epey zamandır uğraştığımız bir iş nihayet gerçekleşiyor. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ilk kez kayısı alımına başlıyor.” Diyerek süreçte emeği geçen Tüfenkçi'yi anmadı.

-Malatya'ya lisanslı depo yapılması konusunda 2011 yılından bu yana dönemin Kalkınma Bakanları Cevdet Yılmaz, Lütfü Elvan ve son olarak Sanayi ve Teknolojı Bakanı Mustafa Varank'la sürekli görüşme halinde olup projenin takibi konusunda ciddi çabaları bulunan eski Bakan Tüfenkçi'nin kayısı üreticisi için “milat” sayılan bu konuda isminin anılmaması kamuoyunda; ‘vefasızlık' olarak yorumlandı.

 TUHAF ŞEY!..

Afganistan'ın Belh şehrinde, meşhur şair Enveri'nin şiirlerini kendi şiirleri gibi okuyan ve üstelik Enveri olarak tanınan bir adamın yanına gerçek Enveri giderek sorar, “Enveri'yi tanır mısın?”. Adam da, “Enveri benim” diyerek cevap verir. Şairde karşılık hazırdır: “Tuhaf şey, şiirlerin çalındığını bilirdim ama şairlerin çalındığını ilk defa görüyorum.”


BUNLARIN DA YÜZÜ KIZARIR MI?

Utancından dolayı yüzü kızaran bir delikanlıyı gören Diyojen (Milattan önce yaşamış “Kinik” felsefesinin öncüsü ünlü filozof.), “Güzel ahlakınızın rengi, çehrenizde kendisini gösteriyor…” demiş. Bugünkü yazımıza yine bir hikâyeyle başlama gerekliliği hâsıl oldu. Çünkü kısa ve hissesi bol hikâyeler, meramımızı anlatmak konusunda bir hayli etkili oluyor. Şimdi yukarıdaki hikâyeyi ve Diyojen'in misalini neden verdiğimiz konusuna gelecek olursak; maalesef memlekette emek hırsızlığı bir hayli fazla… 

Mesela:

Malatya'ya yapılan yatırımların birçoğunun hazırlığında, altyapı çalışmalarında, icrasında ve finalinde bizzat bulunduğum halde, hiçbir dahli olmadan sahiplenenleri gördüm.

**

Keza verilen emeği çalarak üstüne oturanlara ve rantını yiyenlere şahit oldum.

**

Hakeza görsel, işitsel ve basılı medyada arz-ı endam edenleri veya sosyal medyada boy boy fotoğraflarını yayınlayanları gördüm.

**

Bu durumda “Hakk Teâla, bu insanlara izan, insaf ve vicdan versin!” demekten kendimi alamıyorum.

 ARAYAN, ARANANI UNUTTU!..

Usta gazeteci Vahap Munyar geçtiğimiz günlerde Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)'nin kayısı alımını ilk kez yapacak olmasını köşesine taşıdı. Yazısında Munyar, AK Parti MKYK üyesi ve Malatya milletvekili Öznur Çalık için “Beni aradı” derken; AK Parti MKYK üyesi ve Malatya milletvekili Bülent Tüfenkci için de “Tüfenkci ile konuştum” cümlesini kullandı.
 
Arayan ve aranandan kat-ı nazar, her iki vekilimizin konuşmalarındaki şu farklılık dikkatimden kaçmadı.

Vahap Munyar, Öznur Çalık ile yaptığı görüşmeyi şu cümlelerle aktarmış:

-“AK Parti MKYK Üyesi, Malatya Milletvekili, TBMM Nüfus ve Kalkınma Grubu Başkanı Öznur Çalık aradı”

 - “Tarım Bakanlığımızı ikna için epey zamandır uğraştığımız bir iş nihayet gerçekleşiyor. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ilk kez kayısı alımına başlıyor.”

 -“Kararı kısa süre önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığını anımsattı”

 - “Cumhurbaşkanımıza, Tarım Bakanımıza teşekkür ediyoruz. Kayısı bundan böyle gerçek değerini bulacak.”

 -“Ardından ekledi”

 -“Malatya için çabalarını yakından biliyorum. TMO'nun kayısı alımına başlamasıyla ilgili heyecanımı, sevincimi seninle paylaşmak istedim.”


Akabinde Bülent Tüfenkci ile görüştüğünü aktaran Munyar, şu cümleleri kullanmış:

-“Gümrük ve Ticaret eski Bakanı Bülent Tüfenkci ile konuştum.”

 -“Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli göreve geldiğinden beri Öznur Hanım'la birlikte TMO'nun kayısı alımına geçmesi konusunda kendisini ikna etmeye çalıştık. Bürokratlar çalıştı, Bakanımız kabul etti, Cumhurbaşkanımız da müjdeyi verdi.”

 -“Tüfenkci, TMO'nun kayısı alımına geçmesini şöyle niteledi.”

 - “Bu adım Malatya ve Türkiye için milat oldu.”

Şimdi dikkat çekmek istediğim detayı verip bitirmek istiyorum: Arayan Öznur Çalık, Bülent Tüfenkci'nin adını dahi anmamış. Aranan Bülent Tüfenkci ise “Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli göreve geldiği günden beri Öznur Hanım'la birlikte TMO'nun kayısı alımına geçmesi konusunda, kendisini ikna etmeye çalıştık.” sözleriyle olayı tek başına sahiplenmeme büyüklüğünü gösteriyor.  

İŞTE ADIM ADIM MİLATA GİDEN YOL!..

-Lisanslı depoculuk fikri ilk defa 2013 yılında Malatya'nın gündemine girdi. 

- Lisanslı depoların yasal düzenlemesi ve lisans verme yetkisi, Malatya milletvekili Bülent Tüfenkci'nin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı dönemine aittir. Bülent Tüfenkci, göreve geldiği zaman, kayısının lisanslı depolarda işlem yapılması noktasında bir düzenleme gündemdeydi. Ama ikinci bir düzenleme yoktu. Bülent Tüfenkci, ikinci düzenlemeleri, yani kayısının hangi standartta olursa oralarda muhafaza edilmesi gerektiğiyle ilgili talimatları verdi.

-İlgili müdürün ilk işi, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası'na gitmek oldu. Kayısı üretici ve tüccarlarıyla bir dizi toplantı düzenlendi. Bu toplantıların Malatya'da üç gün boyunca devam ettiği, yine medya organlarında görüldü.

-Malatya'daki çalışmaların akabinde merkezdeki çalışmalara geçildi. Tebliğleri yayınlandı.

-İlk etapta, depoların maliyetlerinin yüksekliği dikkat çekiyordu. Bunun içinde on tonluk olanlar beş tona düşürüldü. Şubelerde de iki tondan bir tona maliyet kapasiteleri düşürüldü.

-Zamanın Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz'la bir görüşme gerçekleştirdi. Cevdet Yılmaz'ın da konuya olumlu bakmasıyla yine zamanın bakanlarından Lütfi Elvan ile de görüşme yapıldı. Bu işlerin o zamanki maliyeti 18,5 milyon lira idi.

-Lütfi Elvan'ın bakanlığından çıkan 12 milyon lira valilik emrinde yaklaşık iki yıl boyunca bekledi. Çünkü bu işi yapmakla görevlendirilen Malatya Ticaret Borsası'nın başkanı, bazı sıkıntılar yaşamıştı. Yaklaşık 2 sene herhangi bir ilerleme sağlanamadı.

-Yeni yönetimin seçilmesiyle yeniden bir ivme yakalandı. Ancak maalesef bu sefer de süre azalmıştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'a bu işin tıkandığı bilgisinin Bülent Tüfenkci tarafından bildirilmesi üzerine, valilik emrindeki paranın Büyükşehir Belediyesi'ne aktarılması istendi.

-Bu arada Malatya Büyükşehir Belediyesi'nin de lisanslı deposunun projesi çıkmıştı. “Malatya iki depoyu kaldırmaz” denilerek konu askıya alındı. Bülent Tüfenkci, Öznur Çalık ve diğer siyasilerin genel müdürlük ve bakanlık nezdindeki baskılarıyla süre uzatıldı. Bu kez de Ticaret Borsası'nın parası yetmedi. 

LİSANSLI DEPO, 25 MİLYON LİRAYA MAL OLDU

-Konu siyasilerimiz tarafından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne götürüldü. Polatlı Ticaret Odası Başkanı'na ait bir firmayla ortak hareket edilmeye başlandı. O firma ise yaklaşık 12 milyon lira katkıda bulundu.

-Böylece bugün yaklaşık 25 milyona mal olan bir lisanslı depo faaliyete geçmiş oldu. Bekir Pakdemirli göreve gelince, Bülent Tüfenkci ile diğer milletvekilleri hep birlikte ve ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi. Sonuçta ise konu Cumhurbaşkanımıza arz edildi.

-Geçtiğimiz Ağustos ayında, Cumhurbaşkanımız incir ve fındıkta olduğu gibi kayısının da kararnamesini açıkladı. TMO da fiyat belirlemesini yaptı. İslimli kayısının fiyatı 21 TL olarak açıklandı. Gün kurusuna da 23 TL fiyat biçildi. Bu durum, Malatya çiftçisi tarafından memnuniyetle karşılandı. Malatya kayısısında bir devrim ve hayal gerçekleşmiş oldu. 

NE GİBİ KOLAYLIKLAR GETİRİYOR?

-Lisanslı depolar, sıradan bir depo değildir. İnsanlar oraya ürünlerini koyduklarında; her hangi bir ücret de ödemeyecekler. Depolama, kira maliyeti devlet tarafından karşılanacaktır.

-Bununla birlikte laboratuvarlarda tahlil yaptıklarında, bu işlemin ücreti de devlet tarafından karşılanacaktır. Depolardaki kayısılar teminat gösterilip kredi alındığında, yüzde 75'e kadar faizsiz kredi kullanma imkânı da olacak.

-Yine nakliye için devlet ton başına 25 lira veriyor.

-En önemlisi de çalınma, ekşime, kokma riski yok. Tamamını lisanslı depo alıyor. Kendisine bir senet veriyor. Fiziki olarak kayısıyı götürmüyorlar. Verilen sertifikayı götürmeleri yeterli oluyor. Böylelikle yeni yatırımcıların da önü açılmış oluyor.

-Ürün ihtisas borsasında da kayısıya işlem yapılacak. Böylece, fiyatların İzmir veya Amerika'da değil, Malatya'da belirlenmesinin önü açılacak. Bu durum esnafın da önemli ölçüde işine geliyor.

-Esnaf da depolama derdinden kurtuluyor. Ticaretini ise sertifika üzerinden devam ettiriyor. Alıp dükkanda ekşitme, tekrardan sağlıksız şartlarda muhafaza etme veya iki günde bir devir daim yapma gibi yüklerden kurtuluyor.

Z

KULİS

MKYK'DA TÜFENKCİ YOK MUYDU? 

Geçtiğimiz günlerde önemli bir ziyaret gerçekleştirdim. Ziyaret ettiğim kişiyle gerçekleştirdiğimiz hasbihalin ana konusu, Malatya'yla ilgili konulardı. Ak Parti'nin MKYK toplantısının akabindeki görüşmemizde, kendisi özellikle 6. Bölge Teşviklerinin uzatılması konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarını dile getirdi. Malatya ve Elazığ'daki deprem konutları için açıklanan fiyatları da makul bulduklarını söyleyen saygıdeğer büyüğüm, taksit imkânları ve ödeme kolaylıklarını da anlattı.

Kayısıya verilen destek ve TMO'nun alımlarının çok önemli olduğunu kendisi ifade etti.

Aldığım duyumlara göre MKYK toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür babında bir tepsi kayısı ikram edilmiş. Öznur Çalık eliyle yapılan ikramdan dolayı, Bülent Tüfenkci'nin yok sayılmak istendiği ise, aradaki diyalogdan ortaya çıkıyor.

Cumhurbaşkanı, “Bülent sen de gel” diyerek Bülent Tüfenkci'yi çağırıyor. Tüfenkci de, “Sayın Cumhurbaşkanım, o benim tepsi olmasın?” diye latife yapıyor. Erdoğan'ın cevabı ise bugünkü konularımızın ana fikrini ortaya çıkarıyor: “Bülent gördün mü? Senin tepsi de olabilir. Ama kadının fendi erkeği yendi

İşin garip tarafı ise, basına yansıyan haberlerde, bu olayda Bülent Tüfenkci, hiç yokmuş gibi bir hava estiriliyor.



Selam ve dua ile
Fiemanillah



 



YORUMLAR

  1. MURAT ÇETİNE CEVAP

    30.09.2020 16:50:21

    MUHALEFET MİLLETVEKİLİ GİBİSİN. GİBİSİN AZ BİLE OLUR MUHAFELETTEN BİR ADIM DAHA ÖNDESİN. AYNI PARTİNİN EN ETKİLİ İKİ MİLLETVEKİLİ NİN ARASINDAKİ KAVGA VARMIŞ GİBİ BİR YAZI MUHALEFET BUNU BİLE GÖREMİYOR. BELKİDE SİZ YANILIYORSUNUZ. TATLI BİR REKABET OLABİLİR. YİNEDE KALEMİNİZE SAĞLIK..

  2. analiz...

    30.09.2020 16:43:29

    sayın murat çetin kitabın tam orta yerinden yazıyorsunuz. bu yazınız ile hareket edilse Bülent tüfenkçi ile öznur çalık arasında perde arkasında kavga var şeklinde de okuyabilirsiniz. o zaman ikinci bir soru neden malatya milletvekilleri arasında beraber hareket etme yerine hep çekişme görüntüsü var. Bunun partiye zararı var mı. var sa ne kadar. zaten biz malatya olarak sayın cumhurbaşkanımız recep tayyip Erdoğana oy veriyoruz. bundan sonrası için milletvekili seçimleri nasıl olmalı,,.bu çekişmenin malatya ya zararı nedir.bunları tartışmak daha önemli diye düşünüyorum.

  3. Yüksel

    30.09.2020 13:52:41

    Murat bey, kaçırdığınız bir nokta var. Aslında Bülent bakan Öznur hanım sayesinde siyaseti öğrendi. Çünkü Bülent bey iş görmeyen, zoraki iş yapan bir kişiliği var. Bakmayın son zamanlarda halefi Öznur Çalık gibi iş gördüğüne.

  4. Ahmet

    30.09.2020 00:08:52

    Murat Bey, dogru haber cabaniz sevindirici. Ancak ; Kuru Kayisi Lisansli Depo tebliğınin çikarılmasıni müteakip Kuru Kayisi Lisansli Depoculuk Proje cabasi siyasetçilerin ve Ticaret Borsasi nin girişimleri ile olmadı.İyi niyetli ancak doğru bilgiye ulaşmada bir eksiklik yaşadıginiz muhakkak. Tahminim her daniştiginiz yetkili kendine pay cikarma icin yaniltici bilgi vermiş. Oysa gercek başka.Siyasi kisilerden ayri olarak ve bir çok engele rağmen fedakarlık ornegi ile ete kemiğe bürunmuş bir projedir. Ama reklam yapmakta sınır tanimayanlar bu emeğin karsiligini anlayamazlar. Sadece kisisel egolarini tatmin ederler. Vicdan sahipleri biliyor gerceği.Vesselam

  5. saliha

    29.09.2020 14:51:39

    Murat bey ya Öznur Vekili çok seviyorsunuz ya da hiç sevmiyorsunuz. Tüm yazılarınızda ona dokundurmadan yapamıyorsunuz. Kadıncağız sizin yüzünüzden siyaseti bırakacak artık.

  6. ferhat

    29.09.2020 12:49:50

    Yazarlarınız gerçekten kaliteli. Başarılarınızın devamını dilerim.

  7. Mehmet Bay

    29.09.2020 12:29:17

    Sayın yazar, yazıda Ömer Faruk öz eksik. Çünkü bu işi başlatan öncü ruh Ömer Faruk Öz'dür. Bu konuyu da uygun bir zamanda gündeminize alırsanız; en azından hakkı haklıya teslim etmiş olursunuz. Sizi seviyoruz ve bu konunun da nazarı itibara alınmasına sizden bekliyoruz

  8. Mikail Pelit

    29.09.2020 12:23:16

    Murat sayın bakan yani Bülent Tüfekçi 'Kayisinin sahibi yok ' derken zaten meseleyi ortaya koydu bence. Öznur hanima gelince; Seversin sevmesini ayrı bir konu. Ama Malatya ya gelen her hizmetin altında imzası var,çabası var. Bu bir durum tesbiti. Hani bir söz varya; Yiğidi öldür hakkını yeme diye. Bence olaya birde bu tarafından bakmani öneririm. Bu arada Malatya ya gelen hizmetleri yeterli bulmadigimida ifade etmek isterim

  9. Tamer

    29.09.2020 11:59:42

    Malatya'ya yeni bir hizmet kazandırılmış ve bunun sonucunda kar edecek olan yine Malatya'lılar. Kayısı, Malatya ekonomisini en etkileyen kalemdir. Sadece üreticiyi etkilemez, kayısının iyi para ettiği senelerde; Malatya ekonomisinin bütün alanlarında hareketlilik başlar. Çünkü toplumun alım gücü önemli ölçüde yükselir. Bu sebeple bu hizmette kimin payı varsa Allah razı olsun.Ama ne yazık ki siyaset nankör birşey; Bülent Tüfenkçi'nin bu hizmetin gelmesinde temel rol oynadığını bilmemize rağmen; çoğu yerde isminin dahi geçmemesi üzücü birşey...

  10. Mustafa

    29.09.2020 11:40:57

    Dürüstlük pahalı bir mülktür,ucuz insanlarda bulunmaz..liyakatsız toplum kaybeder..Malatya siyasetçileri son zamanlarda 20 yildir yapmadiklari hizmetleri ivedilikle yapma peșindeler..15 yildir kuzey cevreyolu konusuluyor,bu konuda malatya ya haksizlik yapildi..kronik problemler hala bekliyor,inșallah dediklerini yaparlar..

  11. MEHMET ÜNAL

    29.09.2020 11:35:47

    Malatya daha bunu becerememiş siyasetçi döküntüleri ile dolu

  12. Zafer

    29.09.2020 00:30:58

    Kaleminize sağlık. TMO'nun kayısı alımı başta üreticiler olmak üzere bütün Malatyalıları sevindirdi. Kayısının değer kazanması ile Malatya değer kazanacak. Malatya değer kazanınca da Türkiye kazanacak. TMO'nun belirlediği fiyatlardan da herkes memnun. Bundan sonra çiftçilerin üreticilerin bu yöntemi ve lisanslı depoculuğun önemini kavramaları gerekiyor. Nasıl bir yol izleyeceklerini kazanımlarını öğrendikçe de bu depodan faydalanma imkanı bulacaklar. Bu anlamda bilgilendirici bir yazı yazdığınızı gördüm. Bu sayede Lisanslı depo nedir neler kazandırır öğrenmiş olduk. Bütün detaylar yazılmış. Bu anlamda çok faydalı bir hizmet yaptığınızı düşünüyorum. Bu yazıdan bütün üreticilerimizin istifade etmesini dilerim.

  13. Vahap

    29.09.2020 00:13:55

    Ofisin kayısı alması akpnin 20 yılda malatyaya yaptığı en büyük hatta tek büyük yatırım. Teşekkür edeceğimiz ömer faruk öz'ü yazmamışsınız. Bu işi yapanlardan biri öznur çalıksa diğer kişide ömer faruk özdür.

  14. İrem Ercan

    29.09.2020 00:10:11

    Murat hocam öncelikle kaleminize sağlık. Kayısının pazarlanması ve işlenmesi hususunda maalesef pek yol kat edemiyoruz. Memlekette yeni bir şey üreteyim derdinde pek kimse yok. Herkes kayısıyı toplayıp satma derdinde. Son yıllarda ortaya çıkan birkaç cesur girişimci beni sevindiriyor olsa da bu memleket için asla yeterli değil. Kaldı ki bu kadar muazzam bir meyve her açıdan çok iyi değerlendirilebilir. TMO'nun bu girişimi çok değerli ve ümit verici. Belki devletin verdiği değerle sevinen çiftçimiz biraz kendine gelip daha güzel işler yapmak için güç bulur.

  15. Adem

    28.09.2020 23:30:52

    Lisanslı Depoculuk fikrini ilk ortaya atan Ömer Faruk Öz. Bu konuda çok çabaladı lakin siyasi ömrü yeterli gelmedi. Buradan hakkını teslim edelim Sayın Çetin.

  16. Serkan

    28.09.2020 23:26:35

    Bu konu eminim birçok kişi tarafından dikkatlerden kaçmıştı. Asıl iş yapan ve iş yapıyor gibi göstermenin arasındaki fark ortaya çıkmış oldu

  17. Hasan

    28.09.2020 23:25:52

    Çalık yapılan işin pazarlamasını iyi yapıyor. Hacı Uğur Polat da zamanında bir caddeye asfalt dökünce davul zurna çaldırıyordu. Yapılan iş çok rutin ama kendini ön plana atıyordu. Pazarlama konusunda bir adım öndeler

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>