Ebuzer Aydın
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Bitmeyen Gün!...

Ebuzer Aydın yazdı...

 

(Sesli Makale)

 

Bir sinema filmi çekin, adı “Bitmeyen Gün” olsun. 28 Şubat'ta vizyona girsin. Çekilen acıları çocuklarımıza izletin, ıstırabımız belgelensin. Dünya zulmü seyretsin ki, kimse seyirci kalmasın!. Hafızalara kazıyın acıları, kimse unutmasın!. Oscar alsın filmimiz!. Zulmün Oscar'ını getirin, hain darbecilerin müzesine koyun... Bir sergi açalım, zulmün mimarlarının kirli emelleriyle. Hatim değil, lanetler okutalım ziyaretçilere. Nöbet beklesin mağdurlar, yaşadıklarını anlatmak için. Canlı olsun şahitler, acıları unutmamak için…

 Dedim… Diyorum… Seneye bugün tekrar diyeceğim… Tâ ki birileri duyuncaya kadar!. Mağduriyetleri giderinceye kadar!. Devlet adına zulüm yapanların yanlarına kâr kalmayıncaya kadar!. Milletin devletine güveni yeniden inşa edilinceye kadar!. Mağdurlar haklarını ve iadei itibarlarını alıncaya kadar!...

 Yüreğimde yanan ateş sönmedi!. Ama gözlerimdeki umut tükenmedi hiç!. Ömür defterinin sayfalarını tek tek çevirirken, adili mutlak olan Allah'a doğru gidiyoruz çünkü. Haklarımızı orada alacağız. Haklılığımızı haykıracağız. Adalet tecelli edecektir. Hain olmadığımız, hırsız olmadığımız, suçlu olmadığımız açıklanacak!. Müslümandık sadece, Müslüman olarak yaşamak istiyorduk. Ülkemizi seviyor, uğruna şehit oluyorduk. Vatanla, bayrakla, milletle, devletle bir sorunumuz yoktu. Tam tersine onlarsız olamazdık!. Asi evlat değildik. Bize niye bunları reva gördüler bilmiyorduk!. Hangi senaryoları oynayacaklardı ki, bizleri böyle harcadılar farkında değildik!...

 Olanlar oldu tarih şahittir. Haklarım alındı, özgürlüğüm  1999 - 2005 arası kısıtlandı. Hayatımla tam altı yıl bedel ödedim. Benim gibileri yüzlerdi, binlerdi. Ödediğimiz bedeller, 2002 yılında bize siyasi iktidar olarak geri döndü. Ufukta beklenen lider, Recep Tayyip ERDOĞAN'DI artık!… Umutlar yeniden yeşermiş, güneş adeta yeniden doğmuştu üzerimize. Günler ayları, aylar yılları kovalarken bugün, o kara günün üzerinden tam 22 yıl geçti…

 Soğuğunu iliklerimize kadar hissettiğimiz Şubat zemherinin yıldönümü bugün…

Bugün güleyim mi!? Ağlayayım mı!?. Bitti diyeyim mi!?. Yoksa hâlâ devam mı ediyor!?...

Derken, “28 Şubat bin yıl sürecek” demeçleri kulaklarımda çınlar!. Tankların sokaklara çıkışı, üniversite kapılarında başları açılan kızlarımız, sakallı birini görünce cin çarpmışa dönmüş devlet memurları, sahnelerde alaşağı edilen başörtülü okul birincilerimiz, başörtülü fotoğraf ile okula kayıt yapamayan kızlarımız, komünizmin propagandasını yapıyormuş gibi takip edilen Cuma hutbelerimiz, okullarda namaz kılan öğrencilerin televizyonlardaki haberleri, irtica söylemleri,  iptal edilen üniversite mezunlarının denklikleri, mağdur edilen binlerce yurtdışı ve Ezher mezunları, uzun saçlı, otogarlarda kafa sallayan sözde zikir yapan elleri sopalı adamlar, Ali Kalkancılar, Müslüm Gündüzler, Fadime Şahinler, daha neler neler aklıma gelir!!!...

 Hatırlarım her şeyi ilk günki gibi!. İleri gitmek isterim omzuma bir el atılır, gidemezsin der gibi!. Yürümek isterim, ayağıma engel takılır gidemezsin der gibi!. Geriye döneyim bari, ışıklar sönmüş, karanlıktır her yer, dönemezsin der gibi!. Kandan gözyaşlarım içime akar, kızıldır rengi. Açarım ellerimi uzatırım semaya… Hani atlatmıştık derim, ne oluyor hâlâ der, Rabbime arzuhal ederim… Atlattık ve çok şey değişti diyorlar. Fakat ben hâlâ mağdurum, aynı yerdeyim, ileri gidemiyorum!.  Adli sicil kaydım var!. Değişen nedir öyleyse!?...

 O GÜN,

Beton bina yapımında yarışmıyorduk!

Mücahitlerimiz müteahhit değillerdi!

Kızlarımız pantolonla gezmiyordu!

Tesettür, saçı kapatmaktan ibaret değildi!

Kadınlar henüz erkekleşmemişti!

Kimse kocasını polise mahkemeye şikâyet etmiyordu!

Babalar, zulüm yasalarıyla, mahkeme kararlarıyla, evlerinden uzaklaştırılmıyorlardı!

Aile cinayetleri bu kadar işlenmiyordu!

Ailemi istemiyorum diyen yedi yaşındaki çocuk yuvaya verilmiyordu!

Anneler çocuğunu doğurup çöp bidonlarına atmıyordu!

Evlat babasını öldürmüyordu!

Kadın kocasını dövmüyordu!

18 yaşına kadar cinsel ilişki serbest, ama evlenmek yasak değildi!

18 yaş altı kadınla evli yüzlerce baba, tecavüz suçlusu olarak cezaevlerinde değildi!

Zina suç olmaktan çıkmamıştı!

Boşanan koca, süresiz nafaka ödemiyordu!

Aile kanunla korunmuyordu, pardon dağıtılmıyordu!

Aile Bakanı yoktu ve Gazi şehir Antep'te bu işin ilk mimarı, İsrail Bayrağını açmıyordu!

Ailede reis vardı, başıboşluk yoktu!

Kadının tek başına beyanı esas ve yeterli değildi!

Savunma hakkı kutsaldı!

KADEM, Kadın ve Demokrasi Derneği yoktu!

Ahlak, edep, haya ve insanlık vardı. Müslümanlar vardı. Kitabevlerimiz, sohbet gecelerimiz, piknik buluşmalarımız, derslerimiz, konferanslarımız, fakirliğimiz, samimiyetimiz, iyi Müslüman olma niyetimiz, iyilikte yarışmamız, iyiliği emretme, kötülükten menetme, yanlışa karşı çıkma, derdimizi anlatma, konuşma ve dile getirme özgürlüğümüz vardı!...

 Soğuk bir kış günüydü, önce sokakta sonra ortada kalmıştık. Soğuğunu doğmamış çocuklarımız bile hissetmiş, demir parmaklıklar arkasında da olsak, içimizde İslamın nurunu, imanın ışığını söndürmemiştik!. Dünya sevgisi bu kadar girmemişti kalplerimize!. Çok zengin değildik. Kapılarımızın önünde özel arabamız yoktu. At arabasıyla da yük taşısak mutluyduk!.

Cehenneme gitmek için bu kadar yarışmıyorduk!. Seçim meydanlarını cihat meydanı gibi görmüyorduk!. Radikallerimiz, henüz parti mücahidi değillerdi! Müteahhit de olmamışlardı!. Oy kullanmayı ret ediyorlardı ama, en azından kadınların eteğinin altına sığınıp siyaset yapmıyorlardı!... Parti liderlerinin sözleri Allah ve Resulünün önüne geçmiyordu!. Kazanımlarımız bizimdi. Ayrı ayrı cemaatler de olsak, hedefimiz aynıydı. Siyonizm'e karşı top yekündük. Tâ ki kapitalizmin kapısında köle oluncaya kadar!... Kapitalin kölesi olunca, o kapıya bekçiliğimiz de başladı. Bunun da bedelini ödemeye başladık. Hem de çok ağır ödüyoruz!. Yaşadığımız gibi inanmıyor, artık inandığımız gibi yaşıyoruz!...

 Bunun adı, 28 Şubat bitmiş oluyor!.

Başörtüsü sorunu kökten hallolmuştu!. Artık başı örtülü olarak istediğimizi yapma özgürlüğüne kavuşmuştuk!. Sokaklarda hopluyor zıplıyor, nargile salonlarında, kafelerde, sokak ortalarında öpüşüyorduk!. Sosyal medya hesaplarında istediğimizi paylaşıyorduk!. Konserlerde erkeklerin omzuna çıkıp, avazımızın çıktığı kadar bağırıyor ve eğleniyorduk!. Etek giymek mi dediniz!? Hangi çağda yaşıyoruz efendim!!!?... Artık başı örtülü, göbeği açık, eğildiklerinde sırtının ortasına kadar görünen, başörtüsü ile omuz arası açık, yırtmaçlı etek değil, yırtık pantolonlu kızlarımız vardı!. Ama olsun, başları örtülü ya!!!... Çünkü biz, başörtüsü sorununu halletmiştik!. Örtüye değil, başı örtülü olarak istediğimizi yapma özgürlüğünü getirmiştik!. Kimse bize bir şey diyemiyordu!. Ne babamız, ne annemiz, ne ağabeyimiz, ne de bir büyüğümüz bize bir şey diyemez artık!...

 O gün, 28 Şubatın mimarlarına denilseydi ki; Bize dokunmayın, yirmi yıl sonra size böyle bir nesil teslim edeceğiz ve bugünlerden bahsetseydik inanmazlardı!. Hadi be oradan! Şeytan bunu beceremez, siz nasıl becereceksiniz derlerdi!?. Ama hem becerdik hem de başarılı olduk!... Biliyorum, şeytan da bizden yaka silkeliyor!. Ben sizin gibi sapık değilim diyordur!. Bir kere Allah'a secde etmedim, lanetlendim. Deli miyim ki sizin bugün yaptıklarınızı yapayım diyordur!...

 Onun için bugün 28 Şubatı yapanlara kızmıyorum. Kızması gerekenler kızmadılarsa, onların yarım işlerinin tamamladılarsa kime kızayım!?. Efendim bu dediklerin hükümetin sorunu mu!?. Evet, bal gibi sorunu!. Hem de birinci derecede iktidarın sorunu ve sorumluluğu!. Bu ülkede yanlış bir şey olduğunda devlet müdahale eder, gerekli tedbirleri alır. Aile elden gidiyor, ar namus kalmadı, anne olacak kadın kalmadı, ortam fuhuş yapan örtülülerle doldu. Fuhuş reklamlarında başörtüsü kullanılıyor!. Kimsenin gözü görmüyor!. Trafiğe de karışmasınlar! Evimizin önüne de karışmasınlar! Bakkala çakala da karışmasınlar! Hırsız evime giriyor, ona da karışmasınlar! Bu ülkede olan her şey bizi ilgilendiriyor. Bizi ilgilendiren her şey devleti, dolayısıyla hükümeti ilgilendirir, sorumluları onlardır!. Kızının örtüsüne, yaşam biçimine karışan babaya devlet karışıyor mu!?. Evet… Eşinin özel hayatına karışan kocaya devlet karışıyor mu!?. Evet… Öğrencisinin terbiyesi için iki kelime eden öğretmene devlet karışıyor mu!?. Evet… Peki o zaman kanunlarla, yasalarla işlenen bu rezaletlere karşı kim sorumludur!?. Biz bu durumda sağlam kalabilir miyiz!?. Doğru bir şeyi ailemize yaptırabilir miyiz!?...

 Nasıl ki toplumsal bazı şeylere yasaklar getiriyorsa devlet, dini, örfü, ahlaki yanlışlara da yasak getirecek ve müdahale edecektir. Diyanet İşleri Başkanlığının görevi sadece namaz kıldırıp cenaze kaldırmak değildir herhalde!. Cumhurbaşkanının işi bunları da görmektir. Ahiretimi ilgilendiren şeyleri görmeyecekler de neyi görecekler!?. Sadece ihalelere girenleri mi görecekler!?.Bu iktidar zenginlerin iktidarı mı!?. Kemalizm'e hamallık yapmak için mi iktidarı destekliyoruz!?. Eeee, sonunda da karşı çıktığınız Kemalistlerin, laiklerin, kapitalistlerin yapamadıklarını hem yasal, hem de fiili olarak yapacaksınız! Sonra da bir şey olduğu zaman, şu CHP var ya şu CHP zihniyeti diyeceksiniz!... CHP zihniyeti bugün yaşadıklarımızı yapmadı, yapamaz da. Bugün ailede, eğitimde, evimde, mahallemde, milli ve manevi değerlerimde yapılan yanlışlar CHP döneminde olsaydı yer yerinden oynardı!... İktidar bugün, yanlışlarını ve yapmadıklarını, CHP ile örtmeye çalışıyor!.

 Bugün, 28 Şubat mağdurlarına kral çıplaktır demek için yazıyorum. 17 yıldır iktidardayız, bir şey yapmadık. Gittikçe kötü olduk. Bugün seçim öncesinde yine naralar atarak, ülkenin beka sorunu var diyoruz. Varsa eğer sorumlusu sizlersiniz o zaman!. Başkası mı bu süreçte ülkeyi yönetti!?. Kimi suçlayacaksınız!?. Yoksa yine CHP mi diyeceksiniz!?. Bu gidişle milleti zorlaya zorlaya CHP'Lİ yapacaksınız, ona yanarım!...

 17 yıllık süre içerisinde iktidar beklentilerime cevap verememiştir. Daha binlerce Ezherli alimin, ilim talebesinin denklik sorununu halledemediler!. Mağduriyetlerini gideremediler!. Tazminat ödemeleri gereken yerde daha iadei itibar yapmadılar!. Başörtüsünü yasalaştırmadılar!. Bugün başka bir hükümet gelse, bir genelge yayımlasa başörtüsü aynı dakika yasaktır!. Diyanet İşleri Başkanlığına bir statü kazandırmadılar!. Avrupa Birliğinden Sorumlu Bakanlık kurdular ama, dinden veya Diyanetten sorumlu bir Bakanlık kurmadılar. Hükümet dini bir konuda Diyanetten görüş alamaz. Çünkü yasal zemini yoktur. Yahu iki tavuk için, üç koyun için tarım Bakanlığından görüş alıyorsunuz da, dünya ve ahiretimizi ilgilendiren konularda neden Diyanetten görüş alamıyorsunuz!?. Onlar sadece devlet memuru olmalı demi!?. Bugün bir müftü, sizin eseriniz olan mini etekli ve pantolonlu vaizelerinize, bayan hocalarınıza kıyafetleriyle ilgili tek kelime söyleyemiyor!. Birileri Saraya ulaşır, yarın soluğu bilmem nerede alırsın, otur oturduğun yerde diyorsa bu iş bitmiştir!...

 28 Şubat devam ediyor. Hem de tatlı tatlı, kazasız belasız, hoş bir şekilde, Müslümanların desteğiyle, Müslümanların iktidarıyla devam ediyor. Bu nedenledir ki iktidar güç kaybına uğruyor. Güçlenmek istedikçe halk destek verdi. Güçlendikçe de halkı ve taleplerini görmediler!. Bizim yaptıklarımız size yeter, siz talepte bulunamazsınız der gibiler!. Artık kim iktidar olursa olsun, bugünden geriye dönüş yoktur. Zaten ilerlemede kaydedemiyoruz. Hâlâ umudu olanlar varsa da, deyiniz ki bir başka bahara!...

 Bizler havamızı aldık. Dostlarımızı sattık. Davamızı unuttuk. Sözde dünyamızı iyi ettik. Kredili dairelerimiz, arabalarımız, fabrikalarımız, işyerlerimiz var!. Bankalara borçluyuz artık Allah'a değil!. Şair der ki:

“Yamadık dünyamızı, yırtarak dinimizden,

Din de gitti, dünya da gitti elimizden”

 Benden daha fazlasını bekleyenler varsa, niye duble yollardan, tünellerden, bilmem neyden bahsetmiyorsun diyorsanız, burası icraatın içinden programı değil. Derdimi anlatmaya çalıştım. Şubat ayıdır, hâlâ üşüyorum, 22 yıldır gören yok!. O dediklerinizi on yedi yıl anlattım ve yazdım. Bundan sonra gerek yok artık!. Onların yerine, zillet ittifakı diyoruz, Bay Kemal diyoruz, CHP diyoruz, diyoruz da diyoruz… Bize ne hacet efendim!?. Her şey güllük gülistanlık!. Artık vatan elden gidiyor, bu seçim en önemli seçim, dinimiz elden gidiyor diyenlerden de değiliz!...

Dedim ya, “Bitmeyen Gün”, akşam olmuyor bir türlü…

Bir gün akşam olur eve dönersem şayet, her şeyi anlatacağım…

 Sitemim var Ak iktidara,

Derdim ne makam, ne de para,

İnlerim ben, sağ yanım yara,

Şubat ayıdır, üşüyorum,

Yaram çok derin kimler sara!?...

 

Fi Emanillah…

 Ebuzer AYDIN

“Ey Kalemim! Bir Gün Doğru Bildiklerini Yazmazsan, Kolumla Beraber Kırar Atarım Seni”

 



YORUMLAR

  1. Ahmet DOĞAN

    20.03.2019 17:05:24

    Bitmeyen günmüş.sacmalığa bak başortulu nargile sigara iciyormus,orasini burasını açıyormus ak parti mi yapıyor.Bu nasil bir beyindir ki faturasını hukumete çikariyor.Bu sokağa salınanlardan hukumet mi sorumlu bu kizlarin anne babbasi yokmu.Kızının kafasini kapat g..aç ver eline telefonu yaninda sevgilisi sonra dert yan niye boyle oldu.Ak partinin işi milletin orasi burasini mi kontrol etmek,28 ŞUBAT devam etseydi REFERANSIM ALLAH deyip meydana çıktığın gün seni içere atar idamla yargılarlardı..Akıl buyük bir nimet kullanabilene.

  2. Hüseyin

    18.03.2019 15:41:59

    Boşuna koparma yaygaraDerdin ya mevki ya da paraSağ değil her yanın olmuş yaraSeçim öncesi üşütmüşsünYaranı anca chpliler sara....

  3. M.ALİ

    18.03.2019 11:10:12

    Burası icraatın içinde programı değılmiş.Doğru söylüyor burası Bay Ebuzerin palavralarının anlatildıği yer

  4. M.ALİ

    18.03.2019 11:01:22

    Bitmeseydi acaba sen böyle saçma bir yazı kaleme alabilir miydin..28 şubat döneminden daha kötüyüz diyen bir müslümana rastlamadım diyemezde zaten .A.kuytuk A.oktar tarzi maşa olarak kullanılanlar hariç

  5. 28 şubat mağdurları

    12.03.2019 09:04:54

    kardeşim bırakın bu edebiyeatı artık . 28 şubat mağduruyum diye herkes yolunu buldu bu dönemde. 28 şubat mağdurları diğer herkesin hakkını bir güzel yedi bu dönemde. lanet olsun 28 şubata ama 28 şubat mağduruyum diye herkes çıktı piyasaya ve götürdü malı. artık biri bana ben 28 şubat mağduruyum deyince korkar olduk. bırakın bu işleri.

  6. İsmet yavuz

    09.03.2019 19:17:18

    Bu arkadaşın belli ki hükümetle ilgili bir sorunu var.Tamamen insaf ve vicdandan uzak içinde biriktirdiği kini kusmaya çalışıyor.Ülkenin beka sorununu,Suriye,Irak,Ege ve Doğu Akdeniz’de olup bitenlerden de habersiz,28 şubatta yapılan zulümleri ve bu gün müslümanların kazanımlarını şımarık bazı kızların giyimleriyle kamufle etmeye çalışmak,Anne ve babaların çocuğu eline 2 yaşından itibaren cep telefonu tablet verdiğini bilmesine rağmen,Bunlardan Hükümet sorumlu diyecek kadar şirazeden çıkmış.Yoksa Devlet çocukları ailenin elinden mi alsın?Pantolon giyen kızları hapse mi atsın?İnsaf be kardeşim!

  7. Battalgazili

    09.03.2019 11:23:01

    Hani şair diyor ya:Eyyy sevgili! Sokak lambası gibi olma, kime yandığın belli olsun...Bu sözde yazarın da kime yandığı belli değil. Kime göz kırpıyor, kimi yumrukluyor, kimi seviyor hiiiç ama hiç belli değil.Yazar, gazeteci dediğin omurgalı olmalı. 28 şubat hala devam ediyor diyebilen yapılanları hazmedemiyor demektir.Allah ıslah etsin.

  8. Nazım

    05.03.2019 20:37:38

    Hala rte Akabe diyenlere şaşıyorum artık Akabe denen partiye oy yok siyonist uşakları

  9. İsmet Erbay

    05.03.2019 10:37:21

    Abuzer kardeş muhteşem bir yazı teşekkürler yanlız reise olan sevgimiz Alemi islamın umudu ve mazlumun sesi olduğu için ayrıca din düşmanları çatlasın diye sevmeye devam diyoruz Allah'ın dediği olur

  10. mehmet

    04.03.2019 17:18:39

    Hayret ve merak ediyorum Bu iktidar kötü ise bu c başkanı kötü ise onu niçinAmerika, israil ,avrupa ,ve bil umum kefere sabah akşam kötülüyor ve onun yardakçıları her zaman ona küfrediyor.Her ne kadar bil umum şer güçleri bu iktidarı düşürmek için gece gündüz çalışsalardabazı kıt akıllı larda onlara uyup yardakçılık yapsalardabütün mazlum müslümanların duası inşallah Cumhurbaşkanımıza yeter.Bu mesele parti meselesi değil memleket meselesidir bu memleket te sadece türkiye değil islam coğrafyasıdır.'Kafirler istemesede Allah nurunu tamamlayacaktır'

  11. Adnan Yavuz

    03.03.2019 21:23:36

    SelamlarBu yazının özünde malatya belediye başkanı sizin istediğiniz adayın ol mamasıyla alakası varmı yokmu ben onu merak ettim birazda sivas tutuklularına deyinseydin daha tunturaklı yazı olurdu sende beğenirdin Ayrıca malatyam44 katılıyorum yorumuz fazla uzatmıyorum

  12. Osman yılmaz

    03.03.2019 01:49:13

    Ebuzer bey Türkiyede ki en büyük terör din terörüdür.mesela Ezan-ı muhammedıyye merkezi sistem dınen caızmidir.??Türkıyede her hangi bir imamın cuma hutbesine kendı bilgisinden gelen matbu hutbeye bır kelıme ilave etme hürriyeti varmıdır?İsmet inönü ezanı turkceye cevıttırmıs camılere at baglatmıs Pekı akp merkezı sistem ile ezanı ortadan kaldırmadımı??daha somutunu söylıyeyım akp cuma günü okunan ıkıncı hutbeyı türkceye cevıttırmedımı??fark ne ki??Yarabbi anamın pantolonunu koru babamın sapkasını koru dıye devam eden Korkarım yarin bu camilere akp baglayacak at da bulamazOsman yılmaz wiyana

  13. Osman yılmaz

    02.03.2019 11:41:30

    Ebuzer aydın malatyalıMalatyalıları sundan dolayı severım aykırı insanları coktur özal gibi hamido gıbı ahmet kaya gıbıDeccaliyet zihnine haykiran birinin malatyadan olusu beni inanmaya bu yüzden sevkeyledi.en azından inanmak istiyorumSayımıza bır adet daha ekleniyor.ama sunuda söyliyeyim bu dünyada gecde olsa anladık vs diyen yalakalardan ireniyorum.kardesim ya müslüman kal yada gavurlugunda dur sakın ücüncü yolu secme akp li olma .yalaka korkak güclüden yana durma

  14. Malatyam44

    01.03.2019 16:10:25

    Referansım Allah diyeli 4 yıl oldu.Aylardan Şubattı.Şubat 2015.O zaman üşümüyordun gayet şıktın.Yeni Türkiye hedef 2023 diyordun.hatta milletin aklı ile dalga geçer gibi benim dediğimi insanlar 3 yıl sonra anlayabiliyor dedin.Şimdi 17 yıllık bir felaket tablusu çizip algı operasyonu yapıyorsun.Demekki doğru bildiklerini söylememişsin.Akıl küpü ebuzer sözünde dur kolunu kes.kaleme karışma yazıktır.

  15. Mustafa

    01.03.2019 11:39:26

    Kedi ulaşamadiği cigere mirdar dermiş.Menfaat insanı ne hale getiriyor. Sahi sen ne istedin de sana vermediler?Allah'ı bile kendine referans yaptın (haşa) yine de istediğine ulaşamadın. Sen hiç aynaya bakıyor musun?Bugüne kadar menfaat için kimleri göklere çıkartıp bir şey elde edemeyince yerin dibine sokmadın ki!Üç günlük dünya için fırıldak olmanın bir manası yok.Erdoğan ve onun icraatları olmasaydı kim bilir hangi dehlizde yaşıyordun..Yiğidi öldür ama hakkını yeme.Menfaatleriniz için de bozguncu olmayın.

  16. M kaynar

    01.03.2019 07:34:32

    Bunun üzerine ne yorumu harfinden noktasına kadar katılıyorum

  17. RECEP TAYYİP

    28.02.2019 21:38:29

    Hakikaten bu yazdıklarına inandın mı? Ya da bizim inanacağımiza inandın mi? Bir kere çizgin belli değil.Bukalemun gibi her renge bürünüyorsun. Erdoğan'ın gerçekleştirdiği bütün icraatları eleştirip sonunda yaşasın Recep Tayyip Erdoğan diyorsun. Dönme dolaplar bile senin kadar dönmüyor.Kızların kadınların orası burası görünüyor demişsin. Erdoğan mı gelip kapatsın?Sen tam bir çelişkisin.Enaniyet, kibir hat safhada.Üşüyorum demişsin.Üşütmüşsün Ebuzer efendi üşütmüşsün. Dikkat et kafayı üşütmeyesin.Yazdıklarına dönüp bir baksan değil kolunu kafanı gövdenle beraber kopartsan yine de azdır.

  18. Ahmet Sağlamtürk

    28.02.2019 15:07:24

    Ebuzer bey, hakikaten güzel bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık. 28 Şubat üzerinden güzel mesajlar vermişsiniz. Üzülerek söylüyorum ki; hala başladığımız noktadayız. Güya 28 şubat mazide kaldı, lakin salabet-i diniyemiz mahvoldu.Kendi haremimize ve evlatlarımıza sözümüz geçmiyor. 28 Şubat süreci öncesinde bizlere anormal gelen yaşam tarzı(!) maalesef tarzımız(!) oldu. Allah bizi affetsin....

  19. Halim

    28.02.2019 13:44:29

    Kurtuluş siyasetle mi olacaktır? Gerçek hayatınızda nasıl yaşıyorsunuz? Hak yiyor musunuz mesela? Herkese eşit davranıyor musunuz? Size yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkasına yapıyor musunuz? 28 Şubat şimdiki hayatınıza nasıl etki etti? O günden bu güne ne değişti? Neler oldu? Bunların da düşünülmesi ve geniş bir yelpazede değerlendirilmesi gerekli...

  20. Davut

    28.02.2019 13:36:21

    Davanız kutlu bir dava.Bedel ödemişsiniz Allah ecrini versin. Yalnız gelinen noktada ne yapmaya çalışmışsınız. Düşünceleriniz oldukça tutarsız. Aradan 22 yıl geçti de son birkaç yılda mı Ak parti değişti? Daha birkaç sene önce Ya Allah deyip aday adayı olan siz değil miydiniz? Seçilmiş olsaydınız bugün 28 Şubata farklı bir anlam mı yükleyecektiniz? Pastadan payını alanlar mutlu alamayanlar mutsuz mu? Bu tutarsızlık kafamı karıştırdı. Eûzü billahi mine'ş-şeytani ve's-siyaset...

  21. M kaynar

    28.02.2019 13:22:22

    Bunun üzerine ne yorumu harfinden noktasına kadar katılıyorum

  22. Emin Varan

    28.02.2019 12:24:37

    Abdullah (soyadı yazili olmayan vatandas )bu yazının tümünden aldigin kazanım nefret ve kinini kusmakmi ?!? Yazıklar olsun !!!

  23. Tahsin

    28.02.2019 12:01:23

    Abdullah ferah Allah Sana lanet etsin daha fazlasini söylerim Ama Ahlak izin vermez

  24. Murat Akboğa

    28.02.2019 11:10:39

    Bunun üstüne ne yazılırki ne denirki kelime kelime hece hece satır satır anlatmışsın evet üşüyoruz MUHSİN BAŞKANIN dediği gibi üşüyoruz örtümüz bizi sarmıyor üşüyoruz akpınarda cezmi kartayda ne ićin mücadele verdik jop yedik ne için aydınlık günler içinmi AK günler içinmi yoksa şubatı ısıtmak içinmi hayır şubat asla ısınmayacak ve biz hep üşüyeceğiz

  25. abdullah

    28.02.2019 10:44:41

    Yayınlamazsınız yorumu, yayınlamayın da. Sadece yazara bir sorum var. Allah'ı referans göstererek aday olduğu iktidardan şikayet ediyor ya; seçilmiş olsaydı da şikayetçi olacak mıydı acaba?

  26. Tolga Şahin

    28.02.2019 10:21:32

    Geçenlerde videolarla trt de Reklamlarla doğum günü kutladık.Suriye'de esadın yanında olan kan emen Putin doğum günümü kutladı. Seda Sayan,Emel orhan Muazzez onlarcası mum üfledi.taraftarlar kendini parçaladı hediyeler kırıla gitti is adamları mutahitler iyiki doğdun dedi. Sen sus Ebuzer hoca kutlamada sen yoktun konuşma hakkın yok mumu üflemeye gelmedin elin gavurları iyiki doğdun dedi sen yoktun sus hoca sus dostları bulduk sen sus

  27. Abdullah Ferah

    28.02.2019 10:11:36

    Yerinde eleştiriler de var ama abartılı dramatize edilmiş.Nasılsak öyle yönetiliriz yok öyle yağma herşeyi iktidarın üstüne atmaca.Bir de yazar Saadet Partili ise -hani şu HDP ile işbirliği yapan- alıp bu yazıyı yüzüne çarpasım gelir.Şu realiteyi de gözden kaçırmamak lazım;ateş çemberinin içindeyiz çünkü boyun büküp Türkiye'nin iplerini eskisi gibi teslim etmeyen cesur bir Reis var başta. Mevcut ödlekler ve kaypaklar içinde hangisi dik durabilirdi?

  28. Çetin

    28.02.2019 10:03:07

    Abuzer bey çok güzel ifade etmişsiniz. Susmak kabullenmek değil Anlayana cvb diyorum.

  29. Rahmi

    28.02.2019 01:57:22

    Beraber üşüyoruz... Yorum yazmaya hacet az kaldı. O da bana kaldı. İçimde kaldı.

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>