Selma Karakaş
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Dikkat: Gaz Sıkışması Var!

Selma Karakaş Tutuş yazdı...

 

 

 

Bu haftaki yazıma nerden ve nasıl başlayacağım diye çok düşündüm. Üstelik neresinden tutarsam tutayım hiç bir kelime Türkiye'nin gelişimine engel olmaya çalışan şer odaklarını telaffuz etmeye yetmedi. Sonra Mevlana'nın şu sözü geldi aklıma: "Unutma, nankörler düne değil, güne bakarlar! Ve onlar her kim de menfaatleri varsa onun yüreğine doğru akarlar… " Evet evet, menfaatleri ölçeğinde vatan ve millet yararından bahseden bu kişilere nankör desek hiç de yanlış olmaz. Çünkü son zamanlarda Türkiye'nin ekonomi, teknoloji, sanayi, savunma, sağlık, ulaşım ve daha sayamadığım birçok alandaki başarısıyla Batı'ya gözdağı verdiği ortada. Daha düne kadar yerli ve milli üretimden yoksun olan bir Türkiye varken, şimdi ise üretkenliğiyle ihtiyacını karşılayan bir Türkiye var. Bunu bir bağımsızlık olarak nitelendirecek olursak Batı'nın bunu hazmedemeyişi gayet normal de şu karın ağrısı çeken bizim Türkler, neyin hazımsızlığını yaşıyor bilemedim. Herhalde dışa bağımlı olmak ve kendi yerli üretim tesisini kuramamak daha cezbedici geliyor olsa gerek ki her kafadan ayrı bir ses çıkıyor.  Ya da vatanın menfaatinden önce kendi menfaatlerini düşünen güruh, emperyalist güçlerin beslemesi olduğundan her başarıya Çin seddi örmeye çalışıyor.

 Bunları söylememin sebebi, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ülkemiz adına büyük bir başarıya imza attığı ve halka müjde olarak verdiği haber sonrası fitne fesatlıkla uğraşanların, halkı galeyana getirmek istemeleriydi. Bildiğiniz gibi müjdeli haber şöyleydi: Türkiye'nin Karadeniz'deki ilk milli derin deniz sondajını gerçekleştiren Fatih Sondaj Gemisi, Sakarya Gaz Sahası'nda 320 milyar metreküp doğal gaz rezervi keşfetti. Bu rakam, Türkiye'nin yıllık tutarı yaklaşık 12 milyar dolar seviyesine gerileyen doğalgaz ithalatını ciddi miktarda önleyebilecek seviyede bulunuyor. İşte toplumun sevincini kursağında bırakmak için Fatih Sondaj Gemisi ile başlatılan araştırmaların verdiği meyveyi bile çürütmeye çalışacak kadar ülkesine kin besleyen kişilerdir. Güya doğalgaz rezervi bulmak bile Türkiyenin dışa bağımlılığının bittiği anlamına gelmiyormuş. Bir de bu rezervi işletmek için bayağı uzun bir süre gerekiyormuş ve daha nice bahanelerle ülke karşıtı fetva verip, özellikle katıldıkları televizyon programları ve sosyal medya aracılığıyla propagandalarını sürdürmekten geri durmadılar. Bunları görünce dedim ki kendi kendime " Sanki Fatih Sondaj Gemisi, Karadeniz'de değil de bu kişilerin karnında gaz buldu da o kadar kıvranıp duruyorlar." Yoksa bizde biliyoruz, bulunan doğalgaz rezervinin hemen ertesi gün işlenip, Türkiyenin doğalgaz ihtiyacını karşılayamayacağını ama belir bir zaman sonra Türkiye kendi doğalgaz ihtiyacını karşıladığı gibi diğer ülkelere doğalgaz ihracatına başlayacağı günler de yakın. Asıl o gün geldiğinde başarıya köstek olan muhalif cephelerin, pimi çekilmiş bomba misali nereye saldıracaklarıni çok merak ediyorum. Herhalde o zaman da "Biz ithal edilen doğalgazı kullanacağız, yerli doğalgaz istemiyoruz!" veryansınlarıyla kin ve öfke volkanlarını söndürmeye çalışırlar.

 Aslında bütün bu karşıt görüşlerini de sağlam bir temele dayandırmak için partiler arası muhalefetten dem vurarak ülkeyi, iktidar ve muhalefet yanlısı iki kutba ayırdılar. Sonra hangi cepheden ülkenin gelişimi için bir fikir üretilse diğeri çomak sokmaktan geri kalmadığı gibi  toplum karşısında  ağzında boş laflar geveleyip, varlığını ve menfaatlerini muhafaza etti. Oysa  ülke yanmış, bitmiş, millet vatansız kalmış bu koltuk sevdalılarının umrunda değil, bilin istedim. Ancak ülkesini çıkarları uğruna satan bu kişiler, yaptıkları şaklabanlıkları örtbas etmek adına mensubu oldukları partilerin arkasına sığınıp, elde edilen kazanımları yalanlayan nutuklar atsınlar.

 Ayrıca belirtmek isterim ki ülkemiz  iktidar ve iktidar karşıtı  olarak ikiye  ayrıldığı halde her iki cephede de yanlışlar ve doğrular mevcut. Fakat ortada gözle görülür bir gerçek varken yani Türkiye, gelişimine her gün yenisini eklerken kalkıpta bunu manipüle etmek akıl kârı değil. Sen hem bu ülkenin toprakları üzerinde yaşayacaksın hem de ülkeyi batırmak için her çalışmaya,  her araştırmaya, her başarıya engel olacaksın. Gel de gülme şu duruma! Çünkü bu çalışma sistemiyle anca kendilerini avuturlar ve saflarını böylesine Batı'dan yana belli etmişken Türkiye'nin her gelişimi karşısında daha çok kudururlar. Malum, emir büyük yerden!

 İşte hem Avrupa hem Batı hem de Ortadoğu ülkerinden bazıları kunduz misali nasıl saldıracaklarının planını yaparken Türkiye'nin bu sefer de Doğu Akdeniz'de sismik araştırmaya başlamasıyla afalladılar. Yani Türkiye, Kıbrıs'ın kıta sahanlığındaki ve Akdeniz'deki doğal kaynaklar konusunda sadece Rum kesiminin hak iddia edemeyeceğini belirterek bölgeye gönderdiği Oruç Reis Gemisi ile başlattığı sismik araştırma ve çalışmaları Yunanistan'ın tepkisine neden olmuş ve bu yüzden Türk-Yunan ilişkileri arasında gerilimler yaşandı. Her ne kadar Yunanistan, Türkiye'nin bölgede hak iddia etmesinden memnun olmasa da Türkiye, Kıbrıs'ın kuzeyinde son yıllarda yürüttüğü sismik araştırma çalışmalarını Libya ile de işbirliğine giderek Akdeniz'de arama yapma hakkına dönüştürdü ve Libya da Birleşmiş Milletler'in kabul ettiği hükümet arasında 27 Kasım 2019'da “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası” ve “Güvenlik ve Askeri İşbirliği Anlaşması” imzalamıştı. Aslında bunları yaparak ilerleyen yıllarda bölgede yapacağı araştırmalar için güvenli bir  zemin oluşturmuştu. Şimdiyse bölgede araştırma-çalışma başlatması en doğal hakkıyken Yunanistan'ın boşa debelenmesi neyin nesi oluyor? Üstelik Yunanistan, Rusya, Fransa derken bizim besle kargayı oysun gözünü tabiriyle özdeşleşmiş muhalifler de büyük özveriyle Türkiye'nin  Doğu Akdeniz' de hak talep etmesini doğru  bulmuyorlarmış. Hadi oradan bre cahiller,  size mi soracaktık Doğu Akdeniz mevzusunu? Siz ki hem bu ülke yaşayın hem de bu ülkenin herhangi bir partisinden milletvekili olup aldığınız uçuk rakamlı maaşla servetinize servet katın, sonra da elin gâvuruna methiyeler dizerken Türkiye' nin o bölgede bulunmasını yanlış bulun. Asıl yanlış olan, Türkiye' e karşı cephe alan ülkelerin etekleri altında kendinize yer edinmek için vatandan bihaber olmanızdır. Sözde halkın temsilcisi olup da halk ile bir bağı olmayan, kendini halktan üstün görerek vatanına böylesine kin besleyenlere sizin orada ne derler bilmem ama bizim buralarda kalleş derler, nankör derler, derler de derler işte...

 Bu kişiliksizler kim diye sorarsanız, cevabını fazla uzaklarda aramaya gerek yok.  Bilakis CHP, HDP, İYİ parti gibi iktidar karşıtı partilerden tutunda yeni kurulan DEVA ve Gelecek Parti'sinin mensuplarından bazıları Türkiye'nin başarıları karşısında Batı'nın piyonları olduklarını her halükarda belli ettiriyorlar. Öncelikle Türkiye'nin Karadeniz'deki arama çalışmalarının olumlu sonuç vermesinden rahatsız olup gaz sıkışması yaşayanlar, Doğu Akdeniz'de de aynı başarıyı yakalayabileceğini tahmin ettikleri için ödleri kopuyor. Olur da Oruç Reis Gemisinin araştırma çalışmalarıyla burada da bir gaz rezervi falan bulursak Yunanistan'dan öte ülkemizde ikametgâh eden, sözde Türk kimliği taşıyan fakat Türklük ‘ten bihaber olan hainlerin gaz sıkışmasından volkanik bir patlama yaşaması an meselesi.

 Bir de ülkemizdeki bu despot grupların tutumları hiçbir zaman vatan ve millet öncelikli olmamıştır.  Sadece kendi paçalarını kurtarmak ve kamuoyunda yer almak adına toplumu kendi oyunlarına alet ederler.  Foyaları ortaya çıkınca da yurtdışına kaçmayı mesken bilirler. İşin garip tarafıysa Türkiye'nin Doğu Akdeniz konusundaki kararlılığını bazı kesimlerin desteklememelerine karşılık bu bölgedeki Kıbrıs Türkleri, her daim Türkiye'nin yanında olduklarını belirten mesajlar yayınlayalı günler oldu.  En önemlisi de geçtiğimiz günlerde Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerçeği aratmayan tatbikatını bizim gören körler görmezden gelirken Kıbrıs halkı, Türk askerine selam vererek desteklediler. Yani içimizdeki hainler ne kadar ürese de yeryüzünün herhangi bir yerinde Türkiye'ye ahde vefa gösterenler de var.

 Velhasıl kelam Batı'nın geleceğe başarıyla ilerleyen bir Türkiye profilinden rahatsız olması normal çünkü düne kadar dışa bağımlı olan Türkiye, şimdi bu ülkelere meydan okuyarak gelişiyor ve bu da onların sömürü planlarını yerle bir ediyor. Bizim malum cephelerin de bunlarla işbirliği yaptığı ortadayken, horoz  misali çöplüklerinde istedikleri kadar ötseler de Türklerin gücüne engel olamayacaklar!..

  Selma Karakaş Tutuş



YORUMLAR

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>