Timur İnce
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Malatya ismi bir olaya karıştıysa o olay büyür!

 

Danişmentlilere başkentlik yapmış Malatya, yukarı Fırat bölgesinin verimli toprakları üzerinde kurulmuş şehir yapısı ile Seyit Battal Gazi destanıyla yine bir döneme damgasını vurmuş, Çanakkale ve Kurtuluş savaşlarında cephede üstün kahramanlık örnekleri gösteren Malatya gençlerinin anlı şanlı namıyla tarihi süreç içerisinde –yine– birçok ilginç olaylarla anılmıştır.

Zaman ve şartlara bağlı olarak gelişen olaylar silsilesi sosyolojik, ekonomik, kültürel, tarihsel ve siyasi yönden şehir denklemini etkilemiş olup; ülke gündeminde ve zihinlerde önemli bir yer kapladığı bilinmektedir.

Bu olaylardan bazılarını siz değerli okurlarım için araştırıp derledim.

1-Mehmet Emin Yalman suikastı:
22 Kasım 1952 günü Malatya sokaklarında 6/7 el silah sesi yankılandı. Lise son sınıfta bir genç olan Hüseyin Üzmez ile arkadaşı Musa Çağıl tarafından Vatan gazetesi sahibi ve başyazarı olan Ahmet Emin Yalman'a sabah saatlerinde Postane önünde suikast düzenlemiş, Mehmet Emin Yalman eline ve karnına isabet eden kurşunlarla ağır yaralanmıştı. O dönem Türkiye basınında önemli bir şahsiyet olan Yalman'a düzenlenmiş suikast uzun zaman konuşuldu. Ne tesadüf ki aynı süreçte Başbakan Adnan Menderes de Malatya'daydı. Menderes, 22 Kasım 1952'de bakanlar ve milletvekilleri ile Malatya'ya gitmişti. Bu şehre ilk kez gelen başbakan 23 Kasım sabahı saat 9.00'da İstanbul Sineması'nda başlayacak olan DP İl Kongresi'ne katılacaktı. Fakat suikast tüm planları bozdu. Yalman hastaneye kaldırılırken olay Menderes'e ve İçişleri Bakanı'na bildirildi. Hastanede Yalman'ı ziyaret eden Menderes'in isteği üzerine Adalet Bakanı Osman Şevki Çiçekdağ ve Emniyet Genel Müdürü Kemal Aygün ile iki doktor özel bir askeri uçakla Malatya'ya geldi. Konu uzun süre dönemin basınında yer aldı ve Hüseyin Üzmez ve Arkadaşı Musa Çağıl tutuklandılar. Daha sonra bu dava sonucunda Büyük Doğu hareketinde suikastın planlandığı, onun için Büyük Doğu Hareketi temsilcisi Necip Fazıl Kısakürek önceden de var olan cezalarından ayrı üç ay daha ceza alırken, Büyük Doğu Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Banatlı 4 ay 220 gün hapse ve 500 lira ağır para cezasına çarptırılmıştır. Üzmez daha sonra cezaevinde okul ortamını devam ettirip, avukat olmuş, Akit gazetesinde köşe yazarlığı yapmıştır. En son cinsel istismar olayı ile birlikte adı anılmış, Yargıtay 14. Ceza Dairesi, Üzmez'e, “cinsel istismar” ve “küçük yaştaki çocuğun ruh sağlığını bozma” suçlarından verilen 13 yıl 1 ay 15 günlük hapis cezasını onamıştır. 2014 yılında vefat etti.

2-Hamido olayları:
“Malatya Katliamı” veya “Malatya Olayları” olarak bilinen Türkiye'nin Malatya ilinde meydana gelen Alevi karşıtı şiddet olayları ve cinayetlerdir. Dönemin belediye başkanı Hamit Fendoğlu'nun 17 Nisan 1978'de evine gönderilen bombalı paketle öldürülmesi üzerine Sünni İslamcı grupların şehrin Alevi ve solcu bölgelerine girmeleri ve şiddet kullanmaları ile gelişmiş olaylarda 11 kişi öldürülmüş, 20'si ağır olmak üzere 100 kişi yaralanmış ve yaklaşık 1000 iş yeri tahrip edilmiştir. Devamında: Olaylar Hamido olarak da bilinen Hamit Fendoğlu'nun evine gönderilen paketteki bombanın patlaması ve kendisi, gelini ve 2 torunun bu patlamada ölmesi üzerine başlamıştır. Paketin 7 Nisan 1978'de Ankara'dan gönderildiği tespit edilmiştir. Aynı tarihte postaya verilmiş ve benzer yapıya sahip 3 tane daha bombalı paket, Fendoğlu'nun dışında Pazarcık, Kahramanmaraş CHP İlçe Başkanı Memiş Özdal'a, Adıyaman Emniyet Müdür Yardımcısı Abdülkadir Oltu'ya ve Adanalı iş insanı Ahmet Akalın'a gönderilmiştir. Bombanın kim veya hangi kuruluş tarafından gönderildiği hakkında görüş birliği olmamakla birlikte, ilerleyen günlerde gazetelerin yayınladığı haberlere göre araştırmacılar bombaların, ancak Ankara Nükleer Araştırma merkezinde üretilebileceğini açıklamış ve bu kurumda arama yapılmıştır. Tesiste çalışan Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Muharrem Şimşek ve birkaç kişi gözaltına alınmış, Nükleer Araştırma Merkezi de bir süre için kapatılmıştır. Şemsek ve diğer tutuklular daha sonra serbest bırakıldı. MHP'li yetkililer bombanın sağcı gruplar tarafından gönderildiği iddiasını yalanlamış ve bombanın komünist gruplar tarafından yollandığını iddia ettikleri kayıtlara geçmiştir. Daha sonra Ortadoğu gazetesi suikastın “solcuların ve onlarla işbirliği halindeki bölücülerin eseri olduğuna dair” bir bant ele geçirdiklerini iddia etmiştir fakat bu bant hiç bir zaman kamuoyu ile paylaşılmadı/yayınlanmadı. Ve hala olay şüpheli bir şekilde faili meçhuller listesinde yer almaktadır.

3-Papa suikastı:
13 Mayıs 1981 yılına geldiğimizde yine Malatya ismi tüm dünyanın gündemine oturdu. Çünkü İtalya Venedik'te Papa II. Leannes Paulus'a suikast düzenleyen Mehmet Ali Ağca isimli kişi Türk ve Malatya Hekimhan nüfusuna kayıtlı olması gözleri bir daha Malatya'ya çevirdi. Uzun yıllar boyunca özelikle Avrupa basını tetiği çeken Mehmet Ali Ağca'dan dolayı Malatya coğrafyasını yakın markajlarına alıp izlediler. Hatta rivayet olunurki CIA 1980'li yıllarda ABD New-York'ta bölgeyi ciddi şekilde ele geçiren, haraca bağlayan, polis ve askerle silahlı çatışmalara girdiği halde bir türlü yakalanamayan İtalya Sicilya asıllı ünlü bir mafya babasına karşı kullanmak üzere Malatya'dan adam götürdükleri bilinir. Ayrıca Mehmet Ali Ağca'nın Papa'ya suikastı düzenlediği ekibin birçoğu yine Malatya'nın farklı ilçelerinden isimlerden oluşmaktaydı.

4-Turgut Özal:
Türkiye'nin 8'ci Cumhurbaşkanı ve 1983-89 yılları arası başbakanı Turgut Özal Malatya ismini en uzun süre gündemde tutan devlet adamı-bürokrattır. Orgeneral Kenan Evren ve arkadaşları tarafından gerçekleştirilen 12 Eylül 1980 askeri darbenin faturası Türkiye'ye ağır oldu. 1983'de askeri cunta hükümeti yerine sivil irade devreye girmiş ve ülkeye sivil otoriteyi getirmek üzere yine başka bir Malatyalı başroldeydi. O Malatyalının adı Turgut Özal'dı. Askeri cuntadan devraldığı hükümeti bir an önce sivilleştirmek için ANAVATAN partisini kurmuş ve girdiği ilk seçimde halkın yetkisini alarak Türkiye siyasi hayatından 5 yıl 10 ay boyunca Başbakanlık ve en son Cumhurbaşkanlığı yapmıştır. Özal'ın Malatyalı olması bakımından yine şehir imajı ve Malatya'nın ismi Özal'la birlikte Türkiye gündeminde ön saflarda anılmasını sağladığı bir dönem yaşandı. Özallı günler kuşkusuz Malatya'nın altın çağını yaşadığı önemli bir zaman dilimidir. Ve Malatya Özal'la birlikte siyasi, bölgesel konjuktör, sosyoloji bakımından önem verilen bir kent olma sıfatına kavuştu.

4-28 Şubat darbesi:
Özal sonrası kuşkusuz Malatya'nın isminin geçtiği diğer en önemli olay 28 Şubat post-modern darbesi olarak sıralamayı takip edebiliriz. Darbenin alt yapısını hazırlamak olarak nitelendirilen Fadime Şahin ile Aczimendi şeyhi Müslüm Gündüz'ün aynı mekanda uygunsuz şekilde görüntülenmesi üzerine böylece 28 Şubat'a giden süreç için düğmeye basılmış oldu. Fadime şahin ile Müslüm gündüz medya tarafından o kadar çok gündeme getirildi ki doğal olarak tüm genel bilgileri basın tarafından didiklendi. Fadime Şahin'in Malatyalı olması hasebiyle Malatya ismi 28 Şubata giden klik süreçte yine başroldeydi ve ne yazık Malatya ismi Fadime Şahin üzerinden olumsuz ciddi bir tiraj boyutundan gündeme gelmesi süreciyle karşılaştı. Ayrıca Müslüm Gündüz'ünde Elazığlı olmasından kaynaklı, özelikle futbol karşılaşmalarında yeni bir Malatya-Elazığ karşıtlığı ortaya çıkmış; o gün bugündür Elazığ-Malatya arasında tatlı bir atışma sürekli olarak var olmuştur.

5-Ömer Lütfü Topal:
Tansu Çiller dönemiyle birlikte gelişen en önemli olaylardan biri de derin yapılanmaların yeniden dizayn edilmesi sürecidir. Kürt mafyası nerdeyse tamamen tasfiye edilmiş, yerine Karadeniz mafyası yerleştirilmiştir. Onun için Doğu kökenli önemli mafya babalarına suikastlar ve infazlar gerçekleştirildi. Bunlardan biri de kumarhaneciler kralı olarak bilinen Ömer Lütfü Topal'dı. Aslen Malatya-Doğanşehir nüfusuna kayıtlı Ömer Lütfü topal 28 Temmuz 1996'da 54 yaşında iken öldürülmesi Malatya'dan çıkan bir gencin kısa sürede nasıl Türkiye'de kumarhaneler kralı olduğunu uzun süre tartışmaya açtı.

6-Zirve yayınları olayı:
Malatya'da 18 Nisan 2007'de gerçekleşen misyoner oldukları gerekçesiyle, Hristiyan içerikli kitap dağıtımı yapan Zirve Yayınevi'nde çalışan Alman uyruklu Tilmann Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel boğazları kesilerek öldürüldü. Zanlılardan Salih Gürler, Cuma Özdemir, Hamit Çeker ve Abuzer Yıldırım olay yerinde yakalandı. Üçüncü katın penceresinden kaçmak isterken düşerek yaralanan Emre Günaydın, tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Zirve yayınları katliamı olarak bilinen bu olay sonucunda Malatya ismi negatif bir imajla dünya gündemini uzun süre meşgul etmiştir.

7-Yeşilyurt Belediyesi
Son olarak Malatya ismi yine gündeme geldi. Bu kez bir Yeşilyurt belediyesinin faydalı bir proje için yurt dışına gönderdiği 45 kişiden 2'si hariç hiç birinin geri dönmediği konusuyla adını duyurmasıydı. CHP ve bazı marjinal çevreler Yeşilyurt Belediyesinin alenen insan kaçakçılığı yaptığını iddia etmiş, çok geçmeden Türkiye geneli 6 belediyenin daha aynı şekilde yurt dışına insan gönderdiği ortaya çıkmıştır. Soruşturma devam ediyor. İçişler Bakanlığı tarafından 6 ilçede incelemeler başlatıldı. Türkiye'de belediyeler eliyle yurtdışına insan götüren 6 belediye var olduğu halde sadece Malatya'nın Yeşilyurt belediyesi adının sürekli ön olana çıkması; ilk olarak konunun bu belediyemizde patlak vermesiyle alakalı olsa da, aslında şöyle bir veri ortaya çıkıyor. Malatya isminin bulaştığı bir olay var ise o olay çok büyür. Yine o olaylardan biri ile karşı karşıyayız. Bakalım toplumsal derinliği ne kadar ilerler. Kısa sürede yine tüm ülkenin konuşmaya başladığı bir şekil aldı. Malatya bu kez böyle bir tabela ile gündeme geldi ne yazık. Sevinelim mi üzülelim mi bilemedim.

TİMUR İNCE

 



YORUMLAR

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>