Ebuzer Aydın
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Yetim kalmasın 'Kurban!...'

Ebuzer Aydın yazdı...

 

(Sesli Makale)

Bir zamanlar nereye gittiğini bilmeden, bazen dünyalık menfaatler için, bazen Allah için neyin nereye gittiğini sormadan, neler yapıldığını bilmeden çeşitli yerlere yardımlarımızı, hayırlarımızı, sadakalarımızı ve kurbanlarımızı verirdik!.

 15 Temmuz Darbe girişiminden sonra felaket tellâlları o kadar çoğaldı ki, neredeyse her şeye şüphe ile bakacak duruma geldik. O kadar düzenli ve tertipli çalışan cemaat ve cemiyetler,  sanki bizden alıp hayırlarımızı çarçur ediyorlar havası estirildi. Evet, bunu dün olduğu gibi bugün de yapanlar var, yarın da yapacaklardır.

 Ama bunlar vardır diye biz bin bir cefa ve çile ile çalışan, ümmetin derdiyle dertlenen, Allah'ın yetimlerine bakanlara da mı ihanet veya şüphe gözüyle bakacağız!?. Onları bu yolda yalnız mı bırakacağız!?.

 Dün yine cemaatlerden ve cemiyetlerden uzak müslümanlar, kurbanlarını kendileri kesip dağıtıyorlardı. O gün haram kazananlar, yıllık kazandıkları milyonlardan, onlarca, bazen de yüzlerce kurban veriyorlardı nemalandıkları yerlere. Onlar da aslında adaletsizce kazananların kazançlarını, yani hayır ve hasenatlarını çarçur ediyorlardı. Haramdan gelen, elbette harama gidecekti, yerine ulaşmasını bekleyemezdik!...

 Hiç şüphesiz bunların içerisinde fakir fukara, garip gureba ve aldanan ile aldatılan dürüst insanlar da vardı. Ama dün beğenmediklerimiz o hataları yaptılar diye biz bugün hayırlarımızı bu işi doğru yapanlardan esirgeyecek  miyiz!?...

Yetimlere bakanlara şüphe gözüyle mi bakacağız!?. O kadar çaresiz, kimsesiz, dul ve yetimin kahrını çeken, onlar için el açıp dilenen, kapılarda boyun eğen insanları aynı kefeye mi koyacağız!?...

 Sistem, yani Kemalist din zaten bunu istiyor!. Dinin her şiarından şüphe duyulsun, İslamın sosyal denge politikası hayata hakim olmasın, insanların kalbine girmesin ki, herkes istediği gibi inansın ve herkese göre bir din olsun!. Bugün cemaatlerin çoğu da maalesef bu düşünceye hizmet etmektedir. Her cemaatin ayrı dini, ayrı kıyafeti, ayrı hocası, ayrı kitabı, ayrı ayrı virdleri ve zikirleri var. Acayip acayip hareket ve düşünceleri var. Hangisine mensup olsan diğeri yanlış diyorsun!. Yani sadece doğru olan benim cemaatimdir dediğinde, diğerlerinin hepsi yanlış oluyor. Her cemaate göre bu aynıdır. Dolayısıyla her cemaate göre doğru sadece kendisidir, diğerleri yanlıştır. Böylece aynı anda yüz cemaatin yüzü doğru ve aynı anda yüzü de yanlıştır. Bu sistemin, laik rejimin istediği din anlayışıdır. İslam dini bundan beridir.

 Bugün müslümanların hatalarına bakarak hayır hasenatımızı boykot edemeyiz. Yanlış yapanlar yemek yiyor, ama biz yemeği terletmiyoruz!. Aynı mahallede oturuyor ama biz o mahalleden göç etmiyoruz!. Aynı okulda öğretmen, çocuğumuzu oradan almıyoruz!. Aynı ticareti yapıyor, biz bırakmıyoruz!. Hatta yeri geliyor bütün dünyalık işleri birlikte ortak yapıyoruz, aklımıza yanlışlar gelmiyor!. Ama iş Kurbana, hayır işlerine gelince, algılara aldanıp, yok efendim kurban verilir mi bunlara!? Yardım yapılır mı bunlara!? Niye yardım edelim!?. Niye Kurbanımızı verelim!?. Diyoruz da diyoruz...

 Peki, kim sana kurbanını götür de, ortada yiyenlere sahtekârlara ver diye!?.

Kurbanını nereye vereceğini bilmeyecek kadar kıt akıl sahibiysen, zaten mükellef değilsin!. Sana ne kurban düşer ne de diğer ibadetler!. Ama algılara aldanıp kendilerini Allah yoluna adayanlara karşı tavır koyuyorsan, bil ki büyük bir vebaldesin!. Yardım etmediğin gibi, yapılacak yardımları da engelliyorsun!. Bu ise cahiliye döneminin, Ebu Cehillerin, Ebu Leheblerin mantığıdır…

 Hiç de verme kardeşim kurbanını!. Sanki bundan önce verdin de, bugün mü vermiyorsun!?. Senin gibileri ne önce, ne de bugün vermemiştir, veremez de!. Allah özel hayırları, özel bonusları, helal para kazananlara nasib eder. Hayırda yarışmak herkese nasib olmaz!. Hayır kervanında olanlarla olmak, herkese nasib olmaz!.

 Sokaklara çıktığımızda, toplumda konuştuğumuzda ne kadar kurban kesmeyecek varsa, hepsi aman ha kurban vermeyin kimseye diyor!. Bu bil algıdır, bunu bilerek yaptırıyorlar. Cahiller ve boş tenekelerde bu işin sermayeleridir...

 Herkes bilmeli ki, yapılan iyilikler Allah içindir. Dün bilmeden yanlış yerlere kurban vermiş olanların kurbanı ile, kendisi kesmiş olanların kurbanı aynıdır. Hiç bir kurban eti Allah'a ulaşmaz. Allah'a ulaşan bizim takvamızdır...

 Bugün bir çok yerde olduğu gibi Malatya'da da kendilerini fakir fukaraya, yetim ve öksüzlere adayanlar var. Gece gündüz onların dertleriyle yatıp kalkanlar var!. Bizler yılda bir defa onları hatırlamazken, her gün onlarla haşir neşir olanlar var!. Kış geldiğinde kömür dilenen, Ramazan geldiğinde gıda dilenen, kurban geldiğinde yılda bir defa yesinler diye et dilenenler var!. Bizler sanki onlardan habersiz, aynı şehirde yaşamıyormuşuz gibi görmemezlikten gelirken, kermesler düzenleyip başarılı yetim çocuklara 50 lira karne ödülü vermek için çabalayanlar var!. Bizler evlerimizde çocuklarımızla mutlu ve istediğimiz zaman piknik yaparken, yılda bir defa topluma karışsınlar diye bir gece de olsa toplu iftar açtırmak için 20 lira dilenenler var!...

 Kısacası var da var. Aslında olmayan biziz. Var olup görünmeyen, bir nevi yok olan biziz. Biz neredeyiz, kimin atına binmiş, kimin sözleriyle hareket ediyoruz!?.

Söylediklerimizi dinimiz mi bize emrediyor!?. Yoksa vicdanımız mı!?. Şüphesiz her ikisi de değildir. Bize bunları cüzdanımıza girmiş şeytanımız emrediyor!...

 Bu nedenle, ilan ederek sevabını kaybetmeyi göze aldığım kurbanımı, çalışmalarına şahit olduğum, her şeyin yerli yerine gittiğini gördüğüm, 400 küsur aileye, toplamda iki bin küsur yetim, dul ve kimsesize bakan, Malatya Yetimler Kervanı Derneğine bağışlıyorum. Neredeyse üç öğün et yiyoruz. Her vicdan sahibini, parası olup kurban kesmekle mükellef olan her müslümanı da kurbanını buraya bağışlamaya davet ediyorum...

 Bahanemiz olmasın!. İki tane kesin, yardım edin, bu kurbanı yetiştiremediniz kurbandan sonra gelin, burayı görün ve yardım edin. Yarın ilahi huzurda dünyalık mazeretlerimiz bizi kurtaramaz.

Aslında az iken vermek, yoklukta paylaşmak gerekir. Maaşı üç bin Lira olan ve başka geliri olmayan biri, bir kurban verdiğinde malının üçte birini infak etmiş olur. Ama milyonları olan birinin verdiği kurban öyle değildir!. Az olup verenin ecri daha çoktur.

 Korkmayın! O malları bize veren Allah'tır. Onu paylaşın diyen Allah'tır. Verdiğinizin yüzlerce katını vereceğim diyen yine Allah'tır. Ama bizi fakirlikle korkutan şeytandır.

Gelin bu bayram ve bundan sonra her bayram, biz şeytanı kızdıralım, onu biz korkutalım, var mısınız!?...

 Kurbanımız, sahibi Allah olan yetimlere gitsin.

YETİM KALMASIN "KURBAN" etini yesin…

 Fi Emanillah…

Ebuzer AYDIN

“Ey Kalemim! Bir Gün Doğru Bildiklerini Yazmazsan, Kolumla Beraber Kırar Atarım Seni”



YORUMLAR

  1. 44 MEHMET GUL

    14.08.2019 23:42:42

    Hatta hızını alamiyor kurbanım yansa bile oraya bagışlayacağım diyor

  2. 44 MEHMET GÜL

    14.08.2019 23:37:15

    Devlet yetime de dula da sahip çıkıyor.Her dula maaş bağlamış her turlü yardım ve olanağı sunuyor kadın sığınma evleri mevcut kimsessiz yurt bünyesinde yetime kucağını açmış daha neler neler...bir yazı yazıp şov yapanlar tüm bunlardan bihaber.algı sözcüğünü diline dolayıp devlete algı yaftasını vururken kendisi süper bir algı oluşturduğunu anlamak zor değil.bütün cemaatlere derneklere aklınca laf sokuyor yapilacak bagışlara açık adres olarak bir derneği gosteriyor sebebi ise dernegin çalışmalarına bizzat şahit olmasinı gösreriyor

  3. Halil ibrahim Yıldız

    08.08.2019 15:19:13

    Bu kalemin yazdıklarına bakıp da aldanma ey müslüman.O kadar yazmış ama bu dine en büyük zararı veren FETO'ya tek kelime etmemiş. Edemez de.Çünkü onlara gebe.Bu millete bu dine sahip çıkanları iftiralarıyla, yalanlarıyla, insanların aklını çelmeye kalkan bu tip insanlar adeta bukalemun gibi renkten renge girerler. Simdi düşünüyorum acaba kimin gözüne girmek için bu ismini vermiş olduğu derneği övüyor!!!(Derneği tanımıyorum.İhlaslı samimi olabilir) Aĺlah bizleri çok bildiğini zanneden, sabah başka akşam başka,müslümanların kuyusunu kazan hoca kılıklı tiplerden muhafaza eylesin. Aminn

  4. Hikmet

    08.08.2019 10:35:14

    O çocukların gözünde beliren bir sevinç gülümsemesi bile dünyalara değer. Herkesi aynı kefeye koymak insanların düşünmediğine işaret eder. Düşünür muhasebe yaparsak her kurum aynı değildir. Bunlar arasında bahsettiğiniz dernek çalışmaları ile göz dolduruyor zaten...

  5. Gülperi

    08.08.2019 10:33:30

    Sayın yazar kaleminizi özlettiniz. Yazılarınıza bu kadar ara vermeyin . Değindiğiniz konu hakkında Malatyalı olup da aksini düşünen olmaz diye düşünüyorum. Malatya'da yaşayan herkes Yetimler Kervanı tarafından yapılan hizmetlerin mutlaka birine rastlamıştır. Görmezden gelmek ise nankörlüktür. Sayın İhsan Çolak beyefendi bu anlamda çok titiz çalışan nadir insanlardan biridir. Kendisinin yolu açık olsun. Size de duyarlılığınız için teşekkür ederim.

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>