Necdet Akboğa
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

DEVA GELDİ, SEFA GELDİ…

 

 


Geçtiğimiz hafta sonu Malatya çok hareketliydi. Sokaklar curcuna, caddeler panayır, meydanlar alaturka idi… Cumartesi günü çiçeği burnunda bir parti olan DEVA partisinin il kongresi, Pazar günü ise 19 yıllık, devlet imkanları elinde olan, belediyeler, kurumlar, paranın, gücün sahibi olan AKP'nin kongresi gerçekleşti. Gerek Malatya ölçeğinde gerekse Türkiye genelinde binlerce miting, kongre, festival, şenlik gibi organizasyonlarda bulunmuş, sahnelerinde yer almış birisi olarak DEVA Partisinin Cumartesi günü yapılan gövde gösterisinin izlenimlerini paylaşmak istiyorum.

Bir gün önce değerli dostlarım aradı, "Necdet Bey siz profesyonel insansınız, işinizi biliyoruz, bizim il kongremizde destek olur musunuz?" dediler. Ben de niye olmasın benim işim bu dedim ve sabah DEVA partisi il binasında buluştuk, Genel Başkan Ali Babacan ve ekibini Elemendik bölgesinde karşılamaya gittik.

ARAÇ SELİ
Ben yoldan giderken doğrusu çok da içinde bulunmadığım yeni bir partinin 50 – 100 araç ile mütevazı bir karşılama olacağını tahmin etmiştim. Elemendik'e ulaştığımda Ali Babacan ve ekibinin gelmesine yarım saat vardı. Aman Allah'ım binlerce araç… Kim getirdi, ne zaman geldi, kim organize etti şaşırdım. Disiplin mükemmel, insicam o biçim, kurallar tıkır tıkır, magandalık yok, rahatsız etmek yok, görevlileri sıkıntıya sokmak yok, herkes zannedersin ki bu yolda günlerdir prova yapmış. Doğrusu hayran kaldım. Büyük seçim otobüsüne bindik, ben anonsları yapacağım için Sayın Ali Babacan'a bir karış yakın mesafede, en ön koltukta oturdum ve her şeyi net gördüm…

EL DEĞİL YÜREK SELAMI…
Sayın genel başkan yol boyu herkese selam veriyor. Yüzü gülüyor. Saygı değer eşleri Zeynep Hanım pür dikkat Malatya caddelerini izliyor. Ben utanıyorum. Ne olursa olsun, iki önemli krizi ülkemize hissettirmemiş, bakanlık yapmış, adı asla sansasyona karışmamış bir partinin genel başkanının yüzlerce bilbord, raket, branda içinde bir tanesinde “Ali Babacan hoş geldiniz” deseydi ne kaybederdik? Duydum ki sözleşme yapılmasına rağmen, parası ödenmesine rağmen hiçbir yere DEVA adının asılmasına izin vermemişler. Misafiri en güzel şekilde ağırlamayı ibadet gören bir Malatya adına utandım… Evet, inandığı yolda derdine çare arayan insanlar Ali Babacan'a ellerini sallamadılar, yüreklerini salladılar.

ALİ AĞABEY KURTAR BİZİ…
Anons otobüsü Çöşnük kavşağında şehir merkezi ve öğretmenevinin karşısında bulunan il binasına kadar hareket ederken Ali Babacan hiç koltuğa oturmadı, sürekli selam verdi, teşekkür etti. İl binası önü kalabalık, açılış yapıldı. Sonra öğretmen evinden Yeni Cami meydanına kadar yüründü… Genel merkezden gelen eski bakanlar, milletvekilleri, parti kurmayları ve Malatya il teşkilatı ile birlikte cadde boyu herkesle fotoğraf çekinen, dokunma mesafesinde dolaşan, herkesi dinleyen, dertleri ile dertleşen, herkesle hemhal olan bir genel başkan manzarasına hasret kalmıştı insanlar. İtilmek yok, kakılmak yok, koruma duvarları yok, korku yok, endişe yok… Göz göze gelmek, dokunmak var, dert dinlemek, paylaşmak var. Kimsenin ağzı birilerinin eliyle kapatılmıyor. Allah'ına Kurban Başkan, borçtan bittik başkan, siftah yapamadık abi, senin zamanında milli gelir 13 bin dolardı, şimdi dibe vurduk genel başkan, kurtar bizi Ali ağabey diyenler, gözleri dolanlar, derdini anlatırken bile etrafına bakıp aman başıma bir iş gelir mi diye tereddüt eden Malatya atmosferi hem sevindirdi, hem de üzdü beni…

İBRAHİM GEZER MEYVE TOPLUYOR
Altın Kayısı Otelinin en büyük salonunda ayakta yer yok. Disiplin mükemmel, boş adam yok, okumuş, mürekkep yalamış, fikir meclislerinde yoğrulmuş bir gençlik, birikimli, entelektüel, civan gibi gençleri görünce kendi kendime dedim ki “ İbrahim Hoca meyve topluyor” Yıllardır gençleri bilime, sanata fikir dünyasına kazandıran Prof Dr. İbrahim Gezer DEVA Partisinin Kurucular Kurulu üyesi. Daha önce muhteşem beşleri bir türlü aşamadığı için iki kez AKP' de aday olmasına rağmen görev verilmedi. Malatya' nın bir değerinden yoksun kaldık. BİLSAM ile mefkûreler ikliminde insana yatırım yapan hocanın talebeleri ilgimi çekti. İşine odaklı, saygılı, gözleri tepesinde olmayan, şöhret, şatafat bilmeyen, teknolojiyi yemiş yutmuş bu gençler biten umudumu yeşertti. "Geleceğin DEVA' sı bilim olacak, barış olacak, hayırlarda yarış olacak" dedim.
Genel merkez parti üst düzey, yönetici kadroları gençler ve tecrübeli başarılı insanlardan oluşuyor. Hepsi dünyaca ünlü üniversitelerinde master yapmış, işine odaklanmış insanlar. Çok kongreye gittim, binlerce insana hitap ettim, ama DEVA gönüllüsü ekibe âşık oldum. Eski adalet bakanı ağabey pozisyonunda. Sayın İdris Şahin seçim işleri başkanı olarak dağ gibi güçlü ve kararlı. Her şeyi anında fark edip, teşkilatı dinamik tutuyor. Genel Başkan bir saat konuştu, salon pür dikkat, bir kişi bile ayrılmadı. Zeytinyağı gibi akışkan, ipek gibi yumuşak, içeriği hançer gibi etkileyici bir üslup ile konuşan Sayın Ali Babacan, alıştığımız, bildiğimiz, ezberlediğimiz bir siyasetten çok farklı ve yeni bir marka değeri kazandırıyor siyasete.
“Korku duvarını yıkmaya geliyoruz” lafı, her şeyi özetledi.

DİP DALGA DEDİKLERİ BU MU?...
Evet, DEVA partisinin kongresini sunmaktan keyif aldım. Samimi ortamdan haz aldım. Hayatı özgürlük, adalet, liyakat, barış, kardeşlik üzerine mücadele ile geçmiş, ağır bedeller ödemiş birisi olarak bu dertlere DEVA bulunur elbet dedim. Tükenmiş umutlarım filizlendi. Kongreden çıkıp yürüyerek Malatya merkeze doğru yol aldım. Çok yoruldum, biraz kafam dağılsın dedim. Büyükşehir Belediyesi önüne geldiğimde, Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Selahattin Gürkan, AKP kongresinin yapılacağı alanı denetliyordu. Hal hatır sordu. DEVA partisinin kongresinin sunumundan geldiğimi söyledim. “ Necdet gerçekten bir dip dalga var diyorlar. Doğru mu, sen gördün?" Dedi. "Valla başkanım hem dip dalga da var, tsunami de" dedim. "Nasıldı katılım" dedi. "Konvoy muhteşemdi. Otelin büyük salonu ayakta bile yer yoktu" dedim. "İnsanlar neden şikâyetçi" dedi. "Valla başkanım hepinizden" dedim. "Allah her şeyin hayırlısını versin”. Dedi ve ayrıldım.
Günlerce ümmetin umudu geliyor diye bağıran onlarca araç, dağı taşı brandaya boğan resimler, devletin, belediyelerin, kurumların iliğine kadar seferber olmuş bir organizasyon, paranın mevzubahis olmadığı zenginlik, Binlerce devlet koruması, üzerimizden uçan helikopterler, süzülen tayyareler, koşan seyyareler, dile benden ne dilersen yeter ki gel diyen bir AKP kongresi de yapıldı.
Bir o tarafa baktım, bir bu tarafa baktım. Yola çıktıklarını unutup, yolda bulduklarıyla sağa sola çarparak gidenleri de bu iki gün içinde gördüm. Yollara döşenen dikenlere basarak yürüyenleri de gördüm. Birine dokundum, birisi çok havalardaydı yukarıdan bakıyordu el salladım…
Birine çok gürültü vardı sesimi duyuramadım, çok çaput asmışlardı göremedim, izbandut gibi korumaları geçmem mümkün olmadı. O kadar etrafta branda vardı ki, onları okumaktan dediklerini duymadım bile…

Ama diğeri gözümün içine bakıp dertleşti. Elimi tuttu. Halimi sordu…

Birisi geldi ve gitti… Birisi gönül aldı ve gitti… Ve kararım bitti…

Malatya'ya DEVA geldi, SEFA geldi….

Necdet Akboğa

[email protected] gmail.com

0542 262 25 52



YORUMLAR

  1. Turan

    28.10.2020 22:01:37

    Bu dönem bunları yazabilmek ve yayınlayabilmek cesaret işi. Teşekkürler Necdet Akboğa teşekkürler Malatya Time.

  2. mete

    28.10.2020 12:44:18

    bunların bize bi devası olmaz çünkü milli değiller üst aklın devası bizi bozar necdet bey england kokuları geliyor burnumuza ne yapalım ...

  3. Kenan kuşkaya

    27.10.2020 16:57:01

    Kitabın ortasında bir yazı. Mükemmel özellikle prof Dr İbrahim Gezer büyük bir kazanım. Yazarı tebrik ederim.

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>