Timur İnce
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

Malum mermer şirketi...ve

Timur İnce yazdı...

 

(Sesli Makale)

Sessiz sedasız, hiç çaktırmadan, tere yağından kıl çeker gibi Pütürge'nin Yandere (Haydaran) köyüne bir mermer şirketi geldi, yerleşti. Adı da: Balaban madencilik şirketiymiş.

Yüzlerce yıldır bölge insanının geçimini sağladığı, nefes aldığı, hayatlarını adadığı yaylalarına kara bir bulut gibi resmen çöktüler…

Belliki adamlar güçlü!
Belliki arkalarında hatrı sayılır siyasiler var!
Belliki adamların eli kolu uzun!
Belliki bölge insanını kaile almak gibi bir niyetleri görünmüyor. 
Belliki bağlantılarını tepeden yapmışlar. 
Belliki adamlar kafaya koymuş, ne pahasına olursa olsun o mermeri kaldıracaklar ordan.

Peki

Mermer madeni açılırsa ne olur sorusunu soralım önce?

Bu konu ile ilgili bir kaç tespitim var.

TESPİT 1: Mermer, metomorfizma olayı sonucunda kalker ve dolomitik kalkerlerin yeniden kristalleşmesiyle meydana gelmiş bileşim olduğu için maden ocağının aktif hale getirilmesi, mermer bloklarının birbirini tetikleyerek km'lerce çevrede ki yer altı su kaynaklarını etkileyebileceği biliniyor. Yandere denildiğinde “KARA SU” (ave-raş) pınarı akla gelir. Ki bölgemizin en kıymetli ve gür akan su kaynağıdır. Mermer çıkarımı demek “KARA SU” kaynağının yön değiştirmesi, hatta kaybolması, başka bir rota oluşturması yada suyunun zehirlenmesi demektir.

TESPİT 2: Endemik bitkiler arasında yer alan Ters Lale'nin (Kerbela çiçeği) Hakkari, Van, Adıyaman, Bitlis, Elazığ ve Batman'da yetişmesine rağmen en kaliteli ve uzun süre doğada yaşayan ırkı bu bölgede yetişmektedir. Gerger tarihi kalesi çevresinde, Bıllele köyü civarı ve bir de Yandere yaylasında yetişen endemik bitki Ters Lale Mermer ocağı sahasında kullanılacak patlayıcı dinamit ve kimyasal maddeler sonucu doğal familyasını kaybetmekle karşı karşıya kalabilir.

Ayrıca Hollandalı bir bilim adamı 1976'da Tepehan Yandere'ye gelerek bölge insanına Ters Lale soğanını toplattırmıştır. Hatırlayanlar olacaktır. Çuval çuval ters lale soğanının toplattırılması yıllar önce Ters Lale ırkının dışarı çıkarıldığını gösteriyor.

TESPİT 3: Mermer ocağı işletilmeye başladığında devasa araçların bölge üzerinde ciddi bir hava kirliliği oluşturacağını şöyle okumak gerekiyor. Binlerce yıldan beri devam eden homojen naturel özelliğini kaybedecek olan Yandere köyü ve çevresinde ne kadar meyve, sebze, tarım alanı, mera, çayır, su kaynağı varsa kirleneceği… 
***
Ve dünyada sadece bu bölgede (Kaplı dağı) 1500 ila 2000 m. rakımda yetişen “garız” denilen yabani yer kirazı meyvesinin aynı şekil endemik özeliğinin etkileneceği…
***
Doğanın en cazibeli canlıları olan dağ keçilerinin mistik hareket alanının kısıtlanacağını anlamak için ordinasor olmaya gerek yok. 
***
Ve 5 milyon yıldan beri genetik yapısı değişmeden günümüze ulaşan tek bitki Arı orkidesi çiçeğinin bir türü yine Nohutlu'nun Kaplı dağı ile Yandere arasında ki hakim topografyada yetiştiği biliniyor. 
***
Bununla birlikte Nemrut dağı turizm faaliyetlerini de etkileyeceği…
***
Tüm bu doğal lokasyon sürecine müdahale edilmesini sanırım kimse istemez.

TESPİT 4: Yaptığım bazı araştırmalar, direk kurduğum diyaloglar, bölge halkının inisiyatifli açıklamaları gösterdi ki kimse tehlikenin farkında değil. Malum şirket masum bir şekilde mermeri cımbızla çıkarıp götürecek gözüyle baktıkları için gerek meydana gelecek doğa tahribatı, yeryüzü şekillinde ki ani değişiklik, gerek ekolojik denge işleyişinin ters döngü yapacağından bihaberler.

Bu gün sana yarın bana, Pütürge hepimizin! Bölgemize hiç bir katkısı olmayacak bir şirketin ilçemiz sınırları içerisinde “maden çıkarıyorum” mantığıyla kendi trendini, hesap kitap, kârını aç gözlü bir şekilde düşünerek vereceği olan zarardan hepimiz sorumluyuz.

Sadece Yandere sakinleri değil hepimiz bu doğa cinayetinin birer faili olarak literatürlere geçeriz.

Geç olmadan mermer şirketinin faaliyetleri derhal durdurulmalı ve Yandere yaylası endemik özelikleriyle kaderine terk edilmelidir.

Hem toplumun tercihine, hayatına, yaşam alanlarına, yaşama biçimine, geçimini sağladıkları alanlara, geleneğine ve hayata bakışına karışmak o topluma yapılabilecek en büyük haksızlık değil mi? İnsanların rızası, tercihi, izin ve ruhsat haklarını sonuna kadar kullanmalarına saygı duyulmuyorsa seyretmek ne kadar makul olur sizce?

Kimse Ali Cengiz oyunlarıyla bölge insanının yaşam hakkını hesaba katmadan istediğim şekilde davranırım anlayışını dayatamaz.

Yani bölge insanlarının hayatlarına ilişkin normlar koymak şirketlerin görevi değildir. Böyle bir yetkileri yoktur, olamazda!

Çaresiz vatandaş” diye bir kavramı akıllarından dahi geçirmesin kimse. Pütürge'nin her insanı çok kıymetli olduğu gibi üstelik sahipsiz ve çaresiz değildir.

ÇED raporu dahi çıkmadan Yandere yaylalarını tapulu malı gibi istediği yerden istediği şekil dozer vurmak, saha açmak, insanların hayatını idame ettikleri alanları sınırlamak gibi bir tarif ve tanım düşünenler; bölge halkını kendi kafasında bir kalıp tayin ederek, onları bu kalıba yerleştirmek, özgürlük ve haklarını sınırlamak ve gaspetmek despotluk değildirde nedir yani?

TESPİT 5: Bilimum bir örgütlenme gerekiyor. STK'lar böyle bir gün için var ve harekete geçmelidirler. Yoksa mermer şirketi her gün tonla dinamit kullanarak bölge için hayatı yaşanmaz hale getirecektir. Benden söylemesi…

TİMUR İNCE



YORUMLAR

  1. Osman Baharçiçek

    07.03.2019 09:01:31

    Duyarlılığınızdan dolayı size çok teşekkür ediyorum. İstanbul da yaşayan bir Pütürgeli olarak burada faaliyet gösteren bütün köy derneklerini ortak bir tavır alarak bu duruma bir tepki göstermelerini bekliyorum. Birileri rant elde edecek diye sayın yazarımızın dile getirdiği güzelliklerin tahrip edilmesine göz yumamayız. Bu hususta bütün pütürgelileri duyarlı olmaya davet ediyorum. Selam ve dua ile....

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>