Selma Karakaş
@timemalatya

"Malatya Time siz değerli Malatyalı okurlara gerçek bir internet haber sitesi keyfi sunmak amacıyla yeni hali ile yayında"

SUSMA

Selma Karakaş Tutuş yazdı...

 

(Sesli Makale)

 

Sızı İnce Yara Derin!


Bazı olaylar vardır ki tartışmaya, yorum yapmaya açık değildir. Bunlardan en önemlisi de tecavüz ve tacizdir. Çocuk istismarının herhangi bir açıklaması, hafifletici bir sebebi olamaz, olmamalıdır. Küçücük yüreklere uzanan elleri kimse makul göremez, görmemelidir. Hiç kimse tecavüzün suç sayılmadığını söyleyemezken, peki bunca pedofili bunca tecavüzcü nasıl boy gezdirebiliyor sokaklarda?

Toplumsal yapıyı olumsuz etkileyen, bireye yönelik onarılması güç, çocuk istismarının gündemde geniş bir yelpazede ele alınması, insanların bu konuda bilinçlendirilmesi gerekiyor. Bir "oldu bittiye" getirilerek çocuk ekseninde bu kadar derin sorgulamalar içeren konuyu, bir kaç güne sığdırarak hayatımıza kaldığımız yerden devam edemeyiz.

Başımıza gelmeden, kimsenin acısını ne çektiğini bilmeden, duyduğumuz pedofili olaylarına saydırıyoruz bağıra çağıra. Oturduğun yerden avazın çıktığınca bağırmakla kimsenin yüreğine su serpilmiyor. Aksine; biz böyle yaptıkça utancından kimseye sesini duyuramıyor, ne acılar çektiğini anlatamıyor çocuklar. Onlar sessiz, biz sadece küfür dolu sözlerle yerimizde saya duralım.

Tecavüzün ve
tacizin aklı dengesi yerinde olmayan kişiler tarafından gerçekleştirildiği tezini öne sürüyoruz. "Bunu yapan insan değildir" sloganlarıyla orda burda söz yarışlarına giriyoruz. Ama'sı, fakat'ı olmayan bu davada kendimizi kandırarak, aklı başında bir kişinin bunu yapmayacağı kanısına varıyoruz. Halbuki bu iğrençliğe yeltenmiş kişiler, sizin veya bizim çevremizden. Biz bunu çevremdeki kişiler olamaz, korkusuyla bir bakıma kendimizi saklı kapıların ardına kilitliyoruz ve biz bunu yaparken, pedofili sapıkları bile bile, göre göre küçücük bir insanın hayatını mahvediyor.

Basın yayın organlarının haberlerinde görüyoruz; çocuk istismarı vakalarını. Tecavüz edilerek öldürülen Leylalar, Ayşeler, Fatmalar'ın ardı gelmezken; Psikoseksüel sapıkların, çocuğa dokunan elleriyle elini kolunu sallaya sallaya adli kontrol şartıyla tahliyesine karar veriliyor. Bu tahliye kararlarıysa yandaş avukat savunmalarıyla müvekkilinin tutuksuz yargılanması sağlanıyor. Mahkemeden serbest bırakılan pedofili kimlikli kişilerin sayısı giderek artıyor, mağdur durumdaki minik yürekler suçlu duruma düşüyor, piskolijisi bozuluyor, travmatik reaksiyonlar geçiriyor ne yazık ki kimse bunu görmüyor. Asıl suçlular; evinde rahat oturuyor, rahat uyuyor, iş hayatındaysa itibar görmeye devam ediyor.

Peki ya masum çocuklar?

Ölenler toprağa gömülüyor, sağ kalanlarada susun deniliyor, ayıptır, elalem ne der diye susmaya mahkum bırakılıyor birileri tarafından. Ya tacizci tehdidine maruz kalınıyor ya da ebeveynler tarafından suskunlaştırılmaya terk ediliyor.

Hani #cocuksusarsensusma hastgh ile binlerce yorum yapıldı, çocuk istismarını duyurmak için. Sahi nerde kaldı onca direniş? Bir anda soluklarınız kesildi de sular durulunca unutu mu verdiniz?

Hemipimizin parmağı var, istemerek de olsa habersizce bu önüne geçilemez çocuk istismari olaylarında.
Çocuğa istismar eden kişi bir yakınımız ise hemen onu aklamaya, haklı çıkarmaya girişiyoruz "aman canım yalan, o yapmamıştır" diyerek mağduru suçlu, suçluyu mağdur konumuna getiriyoruz. Böylece çocuk istismarını politik yakınlığımız olduğu için sumenalti etmeye calışarak suça ortak oluyoruz.

Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği'nin 2016 yılı raporuna göre “Dünyada son 4 yılda çocuklara yönelik taciz veya şiddet uygulamaları yüzde 90 arttı. Tecavüzcülerin tahminen % 5'i ortaya çıkarken % 95'i gizli kalıyor. Ensest ilişkilerin ise binde biri ortaya çıkıyor. Adliyelerdeki 4 tecavüz davasından biri çocuklarla ilgilidir. Adalet Bakanlığı'nın 2014 verilerine göre, her ay Adli Tıp Kurumuna 650 çocuk cinsel istismarı vakası gönderilmektedir.” Bu vakalara ne oluyor? Raporda bu da var.

“Adalet Bakanlığı'nın 2014 verilerine göre, her ay adli tıp kurumuna 650 çocuk cinsel istismarı vakası gönderiliyor.

Açılan toplam dava sayısı: 40.266

Karar çıkan dava sayısı: 24.825

Mahkumiyet Kararı: 13.968”

Yukarıdaki verilerden de anlaşıldığı gibi 40 bin davadan sadece 13 bin davanın mahkumiyet kararı var. Geriye kalan çocuk istismari için herhangi bir mahkumiyet kararı yok.

Çocuklara yönelik bu girişimlerin çocuğun tanıdığı kişilerce ve bildiği bir ortam da geçmesi, çocukta daha kötü izlenimler bırakıyor. Geçtiğimiz aylarda:
Çorum'un Dodurga ilçesi Tutuş Köyünde halasının eşi tarafından tecavüze uğradığı iddia edilen 14 yaşındaki lise öğrencisi hamile kaldı. 

Olay A.N.B.A isimli  kız öğrencinin karın ağrısı şikayeti ile aile hekimliğine gitmesiyle ortaya çıktı. Kız öğrencinin hamilelik durumunun ortaya çıkmasından sonra olayı gerçekleştirdiği iddia edilen  E.T isimli 40 yaşındaki enişte gözaltına alındı.

Cumhuriyet Savcılığının olaya el koyması sonrasında nöbetçi mahkeme tarafından sorgulanan E.T tutuklanarak Çorum L Tipi ceza evine konuldu. 36 haftalık hamile olduğu öğrenilen 14 yaşındaki  A.N.B.A isimli öğrencinin  hastaneye kaldırılarak tedavi ve koruma altına alındığı öğrenildi.

“Okul servisinde olmuştur”

Olayla ilgili olarak suçlanan 40 yaşındaki E.T isimli eniştenin suçlamaları kabul etmediği,  14 yaşındaki kız öğrencinin okul servisinde gidip gelirken tecavüze uğramış olacağını söylediği öğrenildi.

Öte yandan Osmancık Cumhuriyet Savcılığına gönderilen dosyanın hazırlandığı davanın geniş çaplı soruşturulduğu öğrenildi.

Kimsenin suçu kabahati kendinde bulmadığı şu evrende, suçlu "süsü"hep çocuklarımıza yükleniyor. Birileri kendini savunmak adına yaptığından utanç duymayıp masum kişilere iftira atarken, birilerinin de yaptığı istismar gündemde dahi yer almıyor.

Çocuklara; yapma, etme, olmaz, diyerek bir yerlere varamayız hep suçlu biz ve çocuklarımız olur. Ayrıca bir ömrü çevremizdeki insanlardan şüphe duyarak yaşar gideriz.

Radyo televizyon kuruluşlarının yayınlarında, sosyal platformlarda bu konuda geleceğin mimarları çocuklarımızı bilinçlendirici yayınlara yer vermeliyiz. Susmanın yerine kendini doğru ifade etmeyi öğretmeliyiz. Utanmakla, susmakla hep ezilen çocuklarımız olur.

Bunları kulak ardı edersek;

Ben bu yazıyı yazarken, siz bu satırları okurken belki de ülkemin herhangi bir yerinde çocuklar istismara maruz kalıyor ve kalacakta. Biz sessiz kaldıkça, duyarsuzlastıkça, empati kurmayı bırakdıkça taciz olaylarının önü böyle açılır böyle artar gider...

Ve sonra;
 
Anlatılan, dil dökülen, yazılan, çizilen onca şeye rağmen toplumsal hayatın dengesini bu kadar olumsuz etkilen çocuk istismarı, Acun Ilıcalı ile Şeyma Subaşı'nın gündemi kadar kamuoyunda yankılanmıyorsa yazıklar olsun bize!


Selma Karakaş Tutuş



YORUMLAR

YORUM YAZ

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>